kızlar, bu canlı türünü anlamak için o ilk buluşmadaki aşırı mükemmeliyetçi tavrına bakmanız yeterli. masaya oturduğunuz an hayatında gördüğü en olağanüstü kadın sizmişsiniz gibi davranır, gözünüzün içine öyle bir bakar ki kendinizi bulunmaz hint kumaşı sanırsınız. ama asıl olay şurada kopar: konu ne zaman sizden, sizin başarılarınızdan veya dertlerinizden açılsa lafı öyle bir çevirip ustalıkla kendisine bağlar ki, bir bakmışsınız kendi hayatınızı unutup onun o muhteşem varoluşunu kutsuyorsunuz. evrenin devasa güneşi kendisidir, siz sadece onun etrafında dönmesine lütfedilmiş şanslı ve küçük bir gezegensinizdir.
ilişki azıcık ilerleyince o kusursuz prens usulca ortadan kaybolur, yerine sizin özgüveninizi çaktırmadan emen bir ruh emici gelir. en haklı olduğunuz tartışmalarda bile konuyu öyle bir manipüle ederler ki günün sonunda ağlayarak özür dileyen taraf istisnasız siz olursunuz. üstelik bunu size "senin psikolojin pek iyi değil bu aralar, ben asıl senin için endişeleniyorum" diyerek kendi akıl sağlığınızdan şüphe ettirerek yaparlar. hiç 'ben bu adamı sonsuz sevgimle iyileştiririm' falan diye anaçlıklara kasmayın kızlar, bu profili gördüğünüz an topuklarınızı vura vura kaçın, arkanıza dahi bakmayın.