• bugün (42)
/ 2  
  1. kızlar yemin ediyorum şu süngeri temizlemek kadar mental çöküntü yaratan başka bir aktivite yok hayatta. üstüne litrelerce bebek şampuanı, tonlarca çift aşamalı temizleme yağı, o da yetmedi bildiğin bulaşık deterjanı döküyorum ama yok. sıktıkça içinden o kahverengi iğrenç fondöten suyu fışkırmaya devam ediyor. sanki sünger değil de içine dipsiz bir bataklık gizlemişler de ben orayı kurutmaya çalışıyormuşum gibi bir hissiyat.

    en son cinnet geçirip kaynar sulara basıyorum, sabunlara bulayıp mikrodalgada fırınlıyorum falan bu sefer de gencecik süngerin şekli şemali kayıyor, pörsüyor zavallım. içindeki yeni nesil mikrobiyolojik yaşam formlarıyla artık kira sözleşmesi yapıp ev arkadaşı olma noktasına geldim çünkü saatlerce çitilesem de o ilk günkü pürüzsüz pembe haline asla geri dönmüyor. kusursuz ten makyajı yapmanın asıl bedeli, bu çilekeş süngerle lavabo başında verdiğimiz o çaresiz yaşam mücadelesidir net.