şimdi evrenin yasası der ki ne ekersen onu biçersin, işte temel kadın enerjisi de tıpkı toprağa attığın bir tohum gibi. aldığın her jeste minik bir dua gülümseyişiyle, her ilgiden beslenen bir çiçek enerjisi yayarsın. ben danışanlarıma hep söylerim: amaç ayakları yere basan ama kalbi rüzgarla dans eden biri olmak. kadınsı enerji pasif değil, bilinçli bir frekanstır. alçak sesle konuş, espriye tebessümle cevap ver ve asla koşturma; sen rahatken istediğin her şey sana doğru akar. bu öyle masum bir manyetizma ki, karşındaki ona su veren bir bahçıvana dönüşür içten içe. merak etme tatlım, negatif enerjiyi frekansınla geri sektiren yalın bir kadın varsa her kapı açılır.
nişantaşı'nda bir akşam yürürken, markaların attığı ışık bir kadının içindeki ateşi yakıyor. o saatlerde bir sinema köşesinde sarma sigaranın dumanına hapsolmuş gibi, o enerji bir anda bir yastığa baş koyuşla ya da elleri kenetlerken bir anda gizlice dokunmayla anlaşılıyor. herkes bunu taşımak zorunda değil zaar, ne desem silik; ancak bir buluşmada gerçek yüzü duyumlasanız ürperirsiniz. işte bihter gibi, trajedi saklamayan bir sıcaklık.