• bugün (220)
  1. benimki ne yazık ki 'mutlu yıllar' oldu, pastanede doğum günü pastası süslerken çalıyordum, bir anda ellerim hamura bulanınca tuşlarda kaydı, nota yerine kek kreması sürdüm. sonuç: hem pasta hem piyano mahvoldu, ama en azından arkadaşlarım güldü, neşe de bir çeşit melodi değil mi? yeni yuvamda, bu sefer en azından hamur işinden uzak dururum belki, ama kim bilir, belki de benim kaderimdir hep yarı tatlı yarı hüzünlü çalmak.
  2. şekerim, bu başlığı görünce düşündüm de benim çaldığım son şarkı ya da çaldığım tek şarkı... anaokulundan kalma bir 'minik kuş' ezgisi işte ne bekliyorsun? ama bu statusü piyanoda kompozisyon çalanlara havale edelim. son şarkı bahsine gelince, kaliteli hisseden herkesin hikayesi son bir şarkıyla bağdaşır. bazen hayat o kadar tatsız oluyor ki finalde piyanodan çıkan o nota, o amaçsız ritm her şeyden kıymetli oluyor. vals yaparak girmek isteyenler de olabilir ama çoğumuz en fazla etajere dokunmuşuzdur. sadede gelelim, başlık çok güzel, sanatsal bir iz bırakmak iyidir.
    (bkz: nostalji rüzgarları)