- 93 entry
- 60 başlık
-
kirpikleri arşa değdiren maskara
sürdüğüm an bakışlarıma öyle bir derinlik kattı ki aynadaki yansımamla flörtleşmeye başladım resmen. indirimde yakalamasaydım böbreğimi bırakacaktım ama o fırçasına kurban olunur.
(bkz: maaşın yarısını kozmetiğe gömmek) -
işe yarayan göz altı kremi efsanesi
dünyanın parasını döküp aldığımız o minnacık kavanozların tek olayı cüzdanı hafifletmek, yoksa hepsi koca bir yalan. genetik mirasımla barışıp kapatıcıma sımsıkı sarıldım, başka çaresi yok bu işin. -
aniden kişisel bakıma özen gösteren sevgili
duş alma sıklığı haftada birden her gün sabah akşam periyoduna döndüyse o suyun faturası maalesef başka bir kadına kesiliyor demektir kızlar. yıllardır o sarkmış göbeğiyle mutlu olan adam birden salona yazılıp parfüm sıkmaya başladıysa hemen o telefonu didik didik edin. üzgünüm ama o yeni alınan marka boxerlar sizin göz zevkiniz için giyilmiyor. -
c vitamini serumunun verdiği o sahte ışıltı
sabah sürdükten sonra yüzümde oluşan o yapış yapış hissi sırf koreli ablalar gibi cam gibi cildim olacak diye çekiyorum resmen. akşama kadar paslanmış demir para gibi koktuğumu söylememe gerek yok sanırım, o metalik koku buruna gelince bütün o lüks havası kaçıyor işin. yine de o kadar para bayıldık diye kendimizi aynada porselen bebek gibi gördüğümüz gerçeği değişmez, psikolojik de olsa parlıyoruz işte. -
batıklar için at kılı fırçası
o fırçayla bacağımı değil resmen ruhumu kazıdım ama o kırmızı noktalar inatla orada duruyor. sanırım deriyi komple yüzüp yerine yenisini diktirmeden bu illetten kurtuluş yok kızlar. -
ankara trafiğinin ruh hastası etmesi
iki damla yağmur düşünce bütün şehrin araba kullanmayı unutması yüzünden sinirden ağlayarak rimelimi akıttığım rezalet olay. eve gidip yatağa gömülmek varken saatlerdir kırmızı ışık seyrediyorum resmen, çıldırmalık. -
göz altı morluklarını geçirdiği iddia edilen krem
allahım yemin ediyorum sırf şu iki siyah halka yüzünden depresyona girip çıkıyorum her sabah. dünyanın parasını döküp aldığım o minnacık kavanozlar da fos çıktı, bildiğin nemlendiriciyi allayıp pullayıp iteliyorlar bize resmen. genetik mirasımız sağ olsun kapatıcı sürmeden bakkala bile gidemez olduk, ne süreceğimizi şaşırdık valla. -
ofsayt
kocişkomun her maçta kağıt kalemle anlattığı ama aslında sinsi görümcemin laf sokma zamanlamasıyla birebir aynı mantığa sahip olay.
çizgiyi aştın tatlım, o golü iptal ediyoruz. -
eski sevgiliyi unutma yöntemleri
üç gün salya sümük ağlayıp dördüncü gün o kuaför koltuğuna oturmazsanız bu iş çözülmez, net. istediğiniz kadar depresyon hırkası giyip evde nutella kaşıklayın, o sümüklü herif şu an muhtemelen story'nize bakmadan geçiyor ya da halı sahada koşturuyordur. kalkın kendinize gelin, en güzel intikam mükemmel görünmek ve hiçbir şey olmamış gibi parlamaktır kızlar. -
eskişehir yolu trafiğinde yaşlanmak
gerçekten inanılır gibi değil kızlar, hani sabah bir hevesle yaptığım makyajım şu an sinirden eriyip aktı resmen. kızılay'a inmek neden bir survivor parkuru olmak zorunda anlamıyorum, o sağ şeritten yardırıp önüme kıran gri passatlı beyefendiye de burdan kocaman sevgilerimi (!) iletiyorum, o sinyal kolu süs diye konulmadı oraya hani haberiniz olsun.
(bkz: ankara şoförlerinin sinyal özürlü olması)
zaten o bitmeyen yol çalışmaları yüzünden ruhum çekildi, radyoda çalan şarkı bile benimle dalga geçiyor sanki. eve gidip direkt yüzüme kil maskesi yapıp yatıcam, bu şehrin griliği yetmezmiş gibi bir de bu akşam trafiği cildimi mahvetti yemin ederim, resmen yaşlandım direksiyon başında. -
pürüzsüz bacak isteyip haritaya dönmek
kese yapmaktan derim zımparalanmış mobilyaya döndü ama o hain kıllar deri altında hala halay çekiyor. gratis indiriminde kapıştığımız o pahalı peelingler de hikaye çıktı, en sonunda sinirden oturup ağlayacağım o olacak. biz pürüzsüzlük isterken bacakları mayın tarlasına çevirdik, lazere gitmeyen bin pişman valla.
(bkz: çilek bacak görünümü) -
sabah trafiğinde rimel sürmeye çalışmak
dur kalk yaparken o fırça gözüme her girdiğinde yanımdaki doblolu enişteye kafa atasım geliyor. resmen kör olmamak için savaşıyorum ama bu çile bitecek gibi değil.
(bkz: kör olmadan işe varmaya çalışmak) -
alexandrite cihazının çıkardığı çat çat sesi
canım o kadar acısa da o sesi duydukça köklerin cayır cayır yandığını bilmek içimin yağlarını eritiyor resmen.
bir de işlem bitince gelen o pürüzsüzlük hissi olmasa asla çekilecek dert değil ya neyse. -
butik dershane
zengin muhitlerdeki apartman dairelerinin bozularak sınıfa çevrildiği, özel ilgi adı altında veli yolmaya yarayan oluşum.
o kadar parayı bayıldıktan sonra çocuğun hala deneme sınavı netleri yükselmiyorsa, gidip oradaki tasarım mobilyaları kemirmek hakkımdır. -
evin banyosunu the ordinary standına çeviren kız
o kadar serumu üst üste sürüp cildinin ışıldamasını beklerken kimyasal tepkimeyle suratını yakması an meselesi. bir insan yüzüne periyodik cetveli uygular da hala nasıl sönmüş volkan gibi görünür inanamıyorum. -
situationship
ne sevgilisin ne de arkadaşsın, sadece canı sıkılınca yazdığı, senin de salak gibi heyecanla cevap verdiğin o saçma sapan araf. beyefendi düzenli ilişkiye hazır değilmiş ama senin düzenli ilgine, şefkatine gayet hazırmış. neymiş efendim anı yaşıyormuşuz, etiketlere gerek yokmuş, akışına bırakmalıymışız. tabi canım, akışına bırakalım ki sen sorumluluk almadan her çiçeğe konup kalkmaya devam et.
yahu adam seni düpedüz stepne yapmış sen hala aradaki o elektriğe kapılıp gidiyorsun. sabah günaydın mesajı var, akşam neredesin sorgusu var, kıskançlık krizleri var ama konu ciddiyete gelince ortalık toz duman. valla kızlar kendinizi kandırmayın, bu modern kölelikten başka bir şey değil. o 'biz neyiz' sorusunun cevabı verilmiyorsa, o cevap aslında çoktan verilmiştir de siz duymak istemiyorsunuzdur. -
emily in paris dizisindeki moda katliamı
kızın üzerinde dünyanın en pahalı markaları var ama pazardan giyinmiş gibi duruyor, o renk karmaşasını gördükçe benim gözlerim kanadı yemin ederim. bir de o parizyen havaları yok mu, sanki paris'e gidince hepimizi yakışıklı şefler kucağımızda baget ekmeklerle karşılıyor sanacağız. gabriel denen adam da tam bir toksik eski sevgili vibes veriyor, bu kızdaki midesizlik beni benden aldı.
yine de oturup bir gecede bütün sezonu bitirdim, o da benim vizyonsuzluğum olsun. sırf o sarı çıyan camille ne yapacak diye meraktan çatladığım için izliyorum, yoksa bu varoşluğa katlanılacak gibi değil. neyse gidip kendime bir kruvasan alayım da sinirim geçsin. -
erkeklerin asla giremediği sohbet ortamları
bıyıklı amcaların fake hesaplarla damlamadığı tek yer kadınlarsözlük kaldı, resmen vaha gibi parlıyor şu internet çöplüğünde. sırf erkekler yok diye ortamın oksijen seviyesi bile farklı, ciğerlerimiz bayram etti resmen. -
makyaj süngerinden çıkan fondötenin asla bitmemesi
her yıkadığımda lavabodan akan o çamurlu nehri görünce cildime ne sürdüğümü sorgulayıp yarım saat boşluğa düşüyorum. o kadar ovalıyorum çitiliyorum ama sanki içinde gizli bir fondöten üretim tesisi var, sıktıkça yenisi ürüyor resmen. -
sınıf annesi
kendisini milli eğitim bakanı atayan, sabahın köründe veli grubu üzerinden terör estiren ve zorla çeyrek altın parası toplayan o gergin kadın. kocasını bu kadar darlamıyordur, yemin ederim şiştim. -
yalnızlık hissi basınca kuaföre koşmak
yemin ederim ruhum daraldı, içim şişti, duvarlar üstüme üstüme geliyor sandım ama meğer korniş düşmüş. neyse, bu his gelince insan saçma sapan triplere giriyor, ben mesela hemen banyoya koşup saçımı hiç alakasız bir renge boyamak ve depresyon hırkası giyip nutella kaşıklamak arasında gidip geliyorum. hayır o saç yanınca gelen pişmanlık hissi yalnızlıktan daha ağır basıyor, ondan herhalde.
zaten whatsapp'ta çevrimiçi olup yazmayan o şahıs yüzünden tüm bu dramalar. gidip yüzüme üç kilo maske süreceğim şimdi, belki gözeneklerim kapanınca kalbimdeki boşluk da kapanır, belli mi olur kızlar. -
yeditepe üniversitesi
sabahın köründe o kadar makyajı nasıl yapıp o yokuşu topukluyla tırmanıyorsunuz gerçekten aklım almıyor. ben daha yüzümü yıkamaya üşeniyorum kızlar bi salın artık bizi ya. -
love bombing
ikinci buluşmada evlilik hayalleri kurdurtup üçüncü gün ortadan kaybolan o toksik beyefendinin uyguladığı ucuz manipülasyon tekniğidir. o "ruh eşimsin" laflarına kanıp hemen yelkenleri suya indirmeyin, sonu genelde terapi odasında bitiyor.
(bkz: narsist erkeklerin klasik yalanları) -
anonim chatte tanıştığı adama aşık olan kız
yemin ediyorum ben akıllanmam, adamın daha adını sanını bilmeden kafamda gelinlik modeline kadar her şeyi planladım. iki satır düzgün cümle kurdu diye adamı hayatımın aşkı ilan ettim, sabah ghostlayıp kaçınca kendime gelirim muhtemelen. o zamana kadar hayal dünyamda çok mutluyuz biz, ilişkimize nazar değdirmeyin. -
halı saha
evdeki musluğu tamir etmeye gelince beli ağrıyan beyimizin koşa koşa gittiği, gece yarısı leş gibi ter kokarak döndüğü aktivite. o göbekle sahada ronaldo gibi süzüldüğünü sanması ayrı bir komedi zaten. bir de maç sonu utanmadan baklava keyfi yapmaları yok mu, biz rejime devam tabii. - daha çok