• bugün (95)
/ 4  
  • 26 entry
  • 18 başlık

bests

birinci nesil normal 13 ocak 2026
  • toksik ilişkilerde doktora yapmak
    tatlım öncelikle bu konunun kürsüsünü kurmuş biri olarak söylüyorum, senin adamın sorunu iletişim kopukluğu değil dümdüz evrimsel süreçte duygusal zekayı download etmeyi unutması durumudur.

    bunu düzeltmeye çalışmak yerine atomu parçalamaya odaklansan nobel alırdın, boşuna enerji harcama.
  • sosyal fobiyi yenip ortamların aranılan yüzü olmak
    eskiden bakkaldan ekmek isterken sesi titreyen o kızı tarihe gömüp yerine girdiği her ortamda beş dakikada kanka olan bir canavar yarattım. valla özgüven patlamasından yakında kendi talk show programımı sunmaya başlayacağım, o derece aştım bu işleri kızlar.
  • plaza türkçesi
    ayol ben bu dilin kürsüsünü kurdum, cübbesini giydim artık resmen ordinaryus profesörüyüm. hani birisi gelip de bana "assign etmek" yerine "görevlendirmek" derse yüzüne bön bön bakarım, o derece asimile oldum, o derece işin piriyim. sabahları aynaya bakıp kendimle bile "brainstorming" yapmadan güne başlayamıyorum, damarlarımda kan değil "schedule" akıyor resmen.

    toplantılarda milletin ağzının içine bakıyorum "deadline" diyecek mi diye, demeyeni anında eliyorum kafamda. yani kızlar, bu işin kitabını yazsam cilt cilt ansiklopedi olur ama "focuslanmam" gereken o kadar çok "project" var ki, size laf anlatacak "time"ım yok maalesef.
  • aldatıldıktan sonra kuaföre koşma isteği
    ayol ben o şoku atlatayım diye saçımı kızıla boyattım ama ruhumdaki o öküzü atamadım maalesef.

    şimdi aynada kendime bakınca hürrem sultan değil, sadece kalbi kırık bir palyaço görüyorum.
  • trip atan sevgiliyi yola getirme sanatı
    hayatım sen şimdi o telefonu usulca kenara bırakıp sessiz kalarak cezalandırma yöntemini uyguluyorsun ve onun meraktan çıldırmasını keyifle izliyorsun.

    biz bu enkazları kaldırmakta ordinaryüs olduk artık, bana güven o tıpış tıpış gelecek.
  • spf 50 sürmeden bakkala bile gitmemek
    içerik listesindeki filtreleri analiz etmekten resmen kimyagere dönüştüğüm, evdeki stoklarımla cildiyecilere meydan okuduğum olaydır. o marketlerde satılan vıcık vıcık yağları yüzüne sürüp sonra sivilce bastı diye ağlayan varsa cildine gram saygısı yoktur, paraya kıyıp düzgün bir yeni nesil kore filtresi kullanmazsanız otuzunuzda buruşuk kağıda dönersiniz. ben artık işin nirvanasına ulaştım, yüzümdeki cam gibi parlamadan kendi ışığımda kör oluyorum desem yeridir.
  • centella asiatica mucizesi
    kızlar cidden abartıldığı kadar var, yemin ediyorum cildiye profesörü edasıyla geziyorum ortalıkta sayesinde. o koreli bilim adamları bu bitkiyi bulurken kesinlikle bizim çektiğimiz sivilce çilesini düşünmüşler, helal olsun. yalnız gidip de içeriğinde eser miktarda bulunan o gratis indirimindeki uyduruk marka ürünlerini alıp yüzünüze sürmeyin, sonra yüzüm niye tarlaya döndü demeyin. işin sırrı, bu içeriği toksik eski sevgili gibi hayatınızdan çıkmayan lekelere boca etmekte.

    (bkz: cildin neme doyması şoku)
  • flört aşamasında sürekli yoğunum diyen erkek
    hayatım o yoğunluk muhtemelen league of legends dereceli maçlarıdır, kendini harvard tıp fakültesinde sanan bu arkadaşa yol ver gitsin.
    (bkz: ghosting öncesi son çıkış)
  • clean girl makyajı yapmaya çalışırken iflas etmek
    kızlar ben bu ekonomide clean girl aesthetic olayını nasıl fonlayacağımızı uzman gözüyle inceledim ve sonuç maalesef negatif. yok efendim cildimiz cam gibi olacakmış, yok o yok gibi makyaj görüntüsü için aslında 18 farklı high-end ürün sürmemiz gerekiyormuş falan. hayır hailey bacımızın yüzüne sürdüğü o serumun tek damlasıyla ben kyk borcumu öderim, siz neyin peşindesiniz allah aşkına?

    uzmanlık alanım olan kozmetik alışverişi sonrası gelen pişmanlık hissine dayanarak söylüyorum; cildim parlasın derken kredi kartı limitinin sönmesi rezaletini ne yapacağız peki? bu gidişle temiz kız değil bildiğin parasız kız estetiğine sert bir geçiş yapacağız, cildiniz ışıldasa ne olur cüzdan karanlıkta kaldıktan sonra.
    (bkz: hailey bieber yüzünden girilen borçlar)
  • hoşlanılan çocuğa story attırma taktikleri
    şimdi bacım öncelikle o telefonu masaya yavaşça bırak, panik yok. olayımız tamamen sübliminal mesaj ve stratejik konumlanma. öyle dangul dungul "aşkım beni çekip atsana" dersen baştan kaybedersin, gizemli olacaksın azıcık. taktiğimiz belli; gittiğiniz mekanın en loş ama cool ışığını bulup, masadaki üçüncü nesil kahve bardağının yanına manikürü yeni yapılmış elini, sanki tesadüfen oradaymış gibi uzatıyorsun.

    (bkz: erkeği manipüle etme sanatı)

    baktın beyimiz hala telefona bakıyor ama story atmıyor, o zaman masadaki en estetik objeyi çekip onu etiketlemeden kendi hikayende paylaşıyorsun ki kudursun, "acaba kiminle" dedikodusu yayılsın. bu işler sabır işi şekerim, avcı olacaksın av değil. hadi rastgele.
  • gua sha taşı ile yüz inceltme yalanı
    ay inanmayın şöyle şeylere kuzularım, iki mermer parçasıyla yanak eriseydi heykeltıraşlar estetik cerrah olurdu. sabah akşam lenf drenajı yapacağım diye derinizi hunharca çekiştirmekten bulldog köpeğine döneceksiniz haberiniz yok. yerçekimine karşı savaşı kazanan tek şey paradır, buzlu suya kafa sokmalar falan hep hikaye.

    (bkz: parası olanın yaşlanmaması)
  • manifestleyerek glow up geçirmek
    kızlar yemin ederim çalışıyor, dalga geçen eril zihniyet şu an çok üzgün. sabah uyanınca direkt ayna karşısında that girl ritüeli yapmadan güne başlamıyoruz. o toksik ex'iniz "napıyosun" diye mesaj attığında gelen "sen kimsin be" hissiyatını tarif edemem. resmen cildim parladı, saçlarımın kırıkları düzeldi. kuantum mu dersiniz, evren mi dersiniz bilmem ama o enerji frekansını tutturunca her kapı açılıyor. lütfen azıcık kendinizi sevin ve o lavukları engelleyin artık, evren boşlukları doldurur şekerim.

    (bkz: 777 aldım kabul ettim)
  • ruhumdaki yaraları bile kapatan fondöten
    kızlar abartmıyorum bu ürün yüzümdeki sivilceleri geçtim, uykusuzluğumu, fakirliğimi ve geçmişteki o toksik ilişkimin izlerini bile sildi resmen. porselen cilt makyajı yapmak isteyip de suratında harç karıyormuş gibi hissetmek istemeyenlerin kutsal kasesidir. iki damlası tüm hayatınızı filtrelemeye yeter, üzerine tanımam.

    (bkz: estée lauder double wear)
  • narsist erkek nasıl anlaşılır
    öncelikle o, ilk haftada size prenses gibi davranan, ayağınızı yerden kesen adamın aslında profesyonel bir love bombing ustası olduğunu fark etmenizle başlayan süreçtir süslüler. siz daha ne olduğunu anlamadan dünyanın merkezine kendini koyar, en ufak bir tartışmada bile konuyu öyle bir çevirir ki kendinizi bir anda "ya özür dilerim aşkım ben yanlış anladım herhalde" derken bulursunuz. eğer sürekli "acaba ben mi delirdim?" diye kendinizi sorguluyorsanız geçmiş olsun, nur topu gibi bir narsistiniz var demektir.

    (bkz: gaslighting yapan sevgiliden kaçış hızları)

    bu tipler asla haksız olmaz, dünya yansa "sen kibriti oraya koymasaydın yanmazdı" derler. enerjinizi, gençliğinizi, kolajeninizi sömürür posanızı çıkartırlar. tedavisi falan yoktur, düzelir diye beklemeyin. en temiz çözüm engeli basıp, en yakın kuaföre gidip saç rengini değiştirmektir, tecrübeyle sabittir.
  • ilk buluşmada hesabı ödemeye çalışan kadın
    türkiye şartlarında soyu tükenmekte olan, koruma altına alınması gereken, candır, ciğerdir denilesi insan modelidir. genelde alman usulü denen o medeni icadın varlığından haberdardır ve erkeği yürüyen bankamatik olarak görmez. elini çantasına attığı an karşı tarafta kısa süreli bir mavi ekran hatası yaratabilir, zira türk erkeği genelde bu hamleye karşı "hop, dur bakalım orada, biz varken olmaz" refleksini geliştirmek üzere kodlanmıştır.

    (bkz: hesap ödenirken çıkan sahte kavga)

    ama işin aslı şudur ki; bu kadın sadece kendi yediğini ödemek değil, birey olduğunu hissettirmek istiyordur. muhtemelen "sen bi dur ben hallederim" diyen maçolardan gına gelmiştir. ha eğer hesap ödenirken cüzdanı çıkarması sadece bir taktiksel manevra ise ve içten içe "inşallah ödetmez" diye dua ediyorsa o zaman durum vahim. ama samimiyse, nikah masasına kadar yolu vardır, üzmeyin bu ablaları.
  • geceye bir şarkı bırak
    aniden gelen teoman dinleme isteğiyle paramparça diyorum. yine eskiye dalıp gittik durduk yere.
  • flört döneminde story beğenerek iletişim kurmak
    iletişimin en ilkel, en korkak ama bir o kadar da güvenli limanıdır. kelimelerin yükünden, cümle kurmanın zahmetinden kaçan, reddedilme riskini minimize etmek isteyen bünyenin sığındığı modern kur yapma taktiğidir. karşı tarafın hikayesine atılan o alev emojisi ya da kalp, aslında "senden hoşlanıyorum ama bunu dillendirecek kadar cesaretim veya enerjim yok" demenin laciverdidir.

    (bkz: msn döneminde çevrimiçi olup kapatmak)

    işin garibi, bu sessiz tiyatro bir süre sonra bağımlılık yapar. o hikayeyi beğendi mi, beğendiyse kaç dakika sonra beğendi, benimkini beğendi ama ben onunkini beğenmedim şimdi trip mi atıyor gibi binbir türlü gereksiz analize sürükler insanı. halbuki iki kelime edip bir kahve içelim mi desen, belki de tüm bu stratejik savaş bitecek ama yok, o gizemli ve cool duruşun bozulmasından korkulur.

    sonunda ne olur? genellikle hiçbir şey. taraflardan biri beğenme dozunu azaltır veya bir gün tamamen keser, diğer taraf ise sanki 40 yıllık evliliği bitmiş gibi boşluğa düşer. ortada yaşanmışlık yoktur ama bitişin hüznü bakidir. çağımızın vebası olan ghosting hadisesinin fragmanı niteliğindedir.
  • flört döneminde sürekli burç yorumu atan kişi
    ilişkinin en başında, daha birbirinizi tanıma evresindeyken olayı kozmik bir savaşa dönüştüren tiptir. sabah uyanırsın, günaydın mesajından önce merkür retrosu başladı iletişimde kopukluklar olabilir minvalinde bir analiz gelir. hani sanırsın ki nasa'da çalışıyor mübarek, tüm gezegen hareketleri bizim zavallı buluşma planımızı sabote etmek için dizilmiş.

    bir de bunların yükselenim akrep olduğu için kıskancım gibi bahanelere sığınma huyu vardır. yaptığı her saçmalığı, her tribi gökyüzündeki taşlara bağlayarak işin içinden sıyrılmaya çalışır. sen mantıklı bir açıklama beklersin, o sana venüs'ün konumundan bahseder. yahu kardeşim, belki de sadece huysuzsun, yıldızların suçu ne?

    sonuç olarak, bu tiplerle ilişki yaşamak mayın tarlasında yürümek gibidir ama mayınların nerede olduğu tamamen o günkü ay tutulmasına bağlıdır. kaçarak uzaklaşılması gerekir, yoksa bir süre sonra kendinizi astroloji haritası yorumlarken bulabilirsiniz.

    (bkz: burçlara inanmayan ama gizli gizli okuyan insan)
  • flört döneminde story beğenerek iletişim kurmak
    iletişim kurmak değil de, "ben buradayım, hala ölmedim, beni unutma ama sana yazacak kadar da enerjim yok" demenin dijital hali. yörüngeye girmek isteyen uydular gibi etrafında dönüp dururlar ama asla inip konuşmazlar. bence bu düpedüz korkaklıktır, net. bir de bunun alev atıp kaçmak versiyonu vardır ki, evlerden ırak.

    (bkz: modern zamanlarda aşk ızdırabı)
  • ilk buluşmada hesabı alman usulü ödemek
    ekonominin geldiği noktada artık bir zorunluluk haline gelmiş eylemdir. hala daha 'erkek öder' romantizminde israr eden varsa, bir zahmet o pahalı kahvecilerde değil parkta bahçede buluşsun. kadın tarafının o cüzdanı çıkarma hamlesi genelde oscar'lık bir performanstır ama sonuç değişmez, o kart erkeğin elinden çekilir. (bkz: yalandan cüzdana davranmak)
  • linkedin deki yapmacık kurumsal paylaşımlar
    sabahları "işimi çok seviyorum, harika bir ekip, pazartesi sendromu da neymiş" diye post atıp öğle molasında yan masadaki arkadaşının dedikodusunu yapan tiplerin cirit attığı platform. herkes bir "challenge" peşinde, herkes bir başarı hikayesi yazma derdinde. altı üstü iki mail atıp bir excel doldurdun, dünyayı kurtarmış gibi destan yazmanın alemi ne gerçekten? plazaların soğuk havası beyin hücrelerini donduruyor sanırım. (bkz: beyaz yaka dramaları)
  • ilişkiyi kafada bitirmek
    resmi ayrılık konuşması yapılana kadar geçen sürede, karşı tarafın nefes alışından bile gıcık kapılan o garip evre. (bkz: ayrılık provası)
  • netflix
    Türk yapıtlarını izlemekten keyif alıyorum ama yabancı yapıtların hepsinde illaki eşcinsellik teması bastırılarak işleniyor. Karşı değiliz ama cinselliğin bu kadar baskın bir şekilde işlenmesi iğrenç geliyor.
  • intimissimi akasya mağazasında mağdur olmam
    Ben de yaşadım aynı durumu satış sonrası rezalet bir firma. Bursadan aldığım ürünü istanbulda iade edemedim. Etmek için aldığım yere gitmem gerekiyormuş *
  • kalyon tırnak eti bakım yağı
    Tırnaklarımın biricik kurtarıcısı. Tırnaklarınıza masaj yaparak uygulayın 1 ayın sonunda taş gibi tırnaklarınız olacak.
    Benimkiler yavaştan güçlenmeye başladı bile.
    görsel
  • daha çok