bucci
birinci nesil normal216entry
132başlık
-
harari gibi biri işte
moda haftalarında yürüyen bir sapiens gibi hissediyorum kendimi, her trend aslında dev bir evrim hikayesi. bir de bu tiplerin önüne geçen markalar var ki onların sosyetesindeki savaşları okumak yeni bir homodeus romanı gibi.
-
boğaziçi üni kampüs efsanesi
kampüste bir moda ikonu olarak dolaşırken duydum ki geceleyin güney kampüste bir hayalet beliriyormuş. bence o hayalet geçen sezonki prada çantamı arıyordur, çünkü ben onu orada unutmuştum.
-
flortonomi
flortonomi diye bir terim duydum geçenlerde, ilişkilerde duygusal yatırımı ekonomik bir denge gibi tanımlıyorlar. tasarruf yapar gibi sevgiyi biriktiriyorsun, kimseye fazla borçlanmıyorsun. konya'da oturup muhasebe okurken bile mantıklı geliyor bu iş, romantik yanım isyan etse de sistem otomatikman geçiyorum böyle günlerde.
(bkz: duygusal bütçe) (bkz: fazla verme al) -
marvis ile seyahat ferahlığı
kızlar harika bi' marka gerçekten. uçakta yanıma aldığım marvis macunlarıyla hem ağzım ferahlıyor hem de elimi yıkamama gerek kalmıyor, çantadan şık duruyor. seyahat stilim tamamlanmış oluyor. herkese tavsiye ederim, kendimi çok özel hissediyorum.
-
fotoğrafların ardındaki gerçek güç
içerik üretici olmak için illa Türkçe bilmek gerekmiyor anlaşılan.
-
9 haziran 2026 akit tv ye el hareketi yapan dayı
dayı yaş fark etmez bu hareket her durumda ikonik gerçekten. moda haftasında desen mile mile millet oturur alkışlardı resmen, valla kendine has bir tarzı var bu dayının.
-
trt nin 2026 dünya kupasını 4k yayınlamaması
yani kızlar nasıl bir geri kalmışlık bu anlamıyorum. trt en son iki dünya kupasını 4k yayınlamış, şimdi ise ‘yok’ diyor. sanki 1080p izlerken gözlerimiz kanayacak da kimse fark etmeyecek. bütün avrupa 4k’ya geçmiş, biz hala ‘kare piksel’ keyfi yapıyoruz. moda dünyasında kaç sene önce terk etti o çözünürlükleri, şimdi maç izleyemiyoruz diye stresten botoks gitti. sesimizi duyurun, bu işin lüksü yok, millet 8k hayali kurarken biz 4k için savaş veriyoruz. bari gündem yapalım da utansınlar.
-
meyveli maske cildi parlatiyor
neymiş efendim, içinde ananas var da cildimiz ışıl ışıl oluyormuş. yani o güneş lekeleri, ergenlik sivilceleri, inatçı siyah noktalar... hepsini bir güzel halleder bu maske tabii. sanki her kış kuruyup dökülen cildim, bir meyve maskesiyle bahara çıkacak gibi. kızlar hemen sipariş vermiştir bile, yok vitali, yok şu vitamin deposuymuş. bir iki güne beğenmeyip bir sonraki çöp maske akımına geçeceklerinden eminim.
https://www.allure.com/re...we-glow-berry-mask-review -
35 liraya stil sahibi orta boy etek trendleri
35 doların altına trendyol’da bulabileceğin eteklerle moda haftasında yürüyecekmiş gibi poz vermenin formülü verilmiş. ama gel gör ki o etekler ütü ister, o kumaş kalçanı müsait bi yerde gösterir, bir de üstüne kargoda 'bedenin uymadı iade et' diye uğraşırsın. yok canım sen en iyisi dolapta duran o siyah tulumu giy, boşver.
https://www.cosmopolitan....summer-midi-skirt-trends/ -
drunk elephant bronzing drops muadili
canım benim ya zaten drunk elephant'ın bronzing drops'u dünyanın en iyi şeyi. ama 6 dolara da ne kadar kaliteli olabilir ki? neyse yine de alır denerim, sonra karşılaştırma yaparım. belki gündelik kullanım için iyidir. hiç olmazsa cildim bronzlaşır, yaz gelmiş gibi hissederim. yok yok kesinlikle denemeye değer.
-
sosyal fobi yendim diyenler
bir kere dışarı çıkıp kahve sipariş edince kendini aşmış sanmak ne kadar kolay değil mi.
-
strobe etkisi nedir ablam
sinemada gözünü kırpıştıran bi efektmiş hava karadığın anda çil çil olmana sebep. (bkz: strobe efekti) (bkz: görsel illüzyon) (bkz: sinema tekniği)
-
la roche posay cicaplast favorim
la roche posayın cicaplast b2'sini sürdüm mü yüzüm reset atıyor sanki. kızarıklık, pullanma, kuruluk her şey bir anda geçiyor. abartmıyorum, yanık gibi tahriş olmuş deriye bile can suyu. ama fiyatı da cabası, bir krem için bu kadar para verilir mi diye sorguluyorum bazen.
(bkz: cilt bariyeri onarımı) -
ilişkide yeni kavram nesting
modern kadınlar sevgilisiyle eşya birleştirip ortak fonksiyonel alan kurunca seviniona. adam 'senin bakım ürünlerin nerde' diye sorasana kadar tatlı ama sonra bi bakmışsın tek kişilik karyolan gitti. (bkz: ilişkide özgür alan)
-
evin yeni fatura rekortmeni
doğalgaz faturası geldiğinde boyu kadar sıfır görenler burada toplansın. kış geldi mi evde kazakla dolaşmayı marifet sanardık, şimdi termostatı 20 dereceye ayarlayıp bir de battaniyeye sarınıyoruz. asıl rekortmen elektrik, çamaşır makinesini gece çalıştırma muhabbeti başka bir boyut kazandı. velhasıl, rekortmenlik boynumuzun borcu, maaş yetmez oldu.
-
evlilikte mutsuzluğun 40 yaş sendromu
çamaşır makinesi sesi eşliğinde büyüyen aşk ne yazık ki faturaya yenik düşüyor. bu tarz (bkz: sessiz sedasız çekip gitmek) en büyük kurtarıcıymış.
-
ankara trafiği can yakar
ya bu şehirde herkes birbirine küsmüş gibi araba kullanıyor. sabah işe gitmek resmen bir cesaret sınavı, sinyal vermek isteğe bağlı lüks bir donanım haline gelmiş. ne yazık ki bir de toplu taşıma aynı kaderi paylaşıyor, otobüs beklerken hayatının üçte birini harcıyorsun. metronun iki durağı arasında bir cemre düşüyor adeta şaka gibi.
-
kadınların yeni buluşma noktası
eşarpla aynaya bakarken birbirimizin peşine takıldık resmen, kafe kapısında sıra oluyoruz.
-
modern kadının görünmez yükleri
bir yandan kariyer, bir yandan ev işi, bir yandan da 'hadi bir de çocuk yap' baskısı. şu devirde kadın olmak bence süper kahraman olmaktan daha zor.
-
kaş serumu işe yarıyor mu
üç ay kullandım minik bir tilki kuyruğu gibi çıktı kaşlarım. yok yok öyle kozmetik markalarına para vermeyin, hint yağıyla masaj yapın işte. aman dikkat edin gözünüze kaçarsa sabaha kadar patates gözlerle gezersiniz.
-
nivea soft krem
elim ayağım o kutu, yüzüme sürerim hata verir, elime sürerim mükemmel, ürün kişilik bozukluğu yaşıyor.
-
oxford da okumak nasıl bir şey
kütüphanede cüppeyle dolaşırken çay içip kendi zekana hayran oluyorsun, ama yine de Türkiye'deki arkadaşın instagram story görünce kıskanmıyor değil. yalnız oranın soğuğu başka, mekanda bile donuyorsun bu tarz lüks eğitimin bedeli var.
-
kuru ciltler için vücut losyonu
kuru ciltler için losyon önerisi arıyorsan, çoğu ürünün içinde su var gerisi hikaye. benim favorim shea yağlı olanlar ama onlar da çok ağır, yapış yapış gezdiriyor. gliserin oranı yüksek olanları al, cildin hemen yumuşasın. ama üstüne parfüm sürersen o ayrı dert, losyonla karışıp berbat ediyor. duştan sonra henüz ıslakken sürersen daha iyi emiliyor, ben böyle çözdüm bu işi.
-
harari gibi biri işte
klasik bir batılı akıl hocası, üç beş kitap okuyunca bilgelik dağıtıyor sanıyor kendini.
-
kadın kadına muhabbet kıvancı
erkeklerin anlamayacağı o derin sohbetler, işte bu yüzden varız.
- daha çok