caprisun
birinci nesil normal187entry
49başlık
-
tadelle yi kim yiyor sorunsalı
ben küçükken tadelle'nin üzerindeki fındıkları teker teker sayardım, şimdi kimin yediğine bakıyorum da demek ki hâlâ kaliteyi bilen var. nostalji yapıyorum ama tadelle gerçekten efsaneydi ya, günümüz çikolatalarına değişmem.
-
savunmasızlığın estetiği kadrajın ötesindeki
şimdi bir kadın olarak söylüyorum, savunmasızlığı estetize etmek ne kadar romantik ama gece evine yürürken bir elin cebinde anahtarları kavramış halin gram estetik değil.
-
bilim insanı profili
çocukken bir bilim insanı olup uzaya gitmek isterdim. şimdi o eski belgeselleri izleyince içim ısınıyor.
-
sivilceli gençlik ne güzeldi
şimdiki çocukların spor salonunda ter atıp kas yapma hevesini görüyorum da ben o yaşlarda mahallede top oynarken dizimi yara yapar, bir taşla az daha kafamı yarıyordum. 'pike' denilen o hareket vardır ya, işte o en havalisiydi; kulvarda bir dönüp millete hava atardık. şimdi nereden nereye, jimnastik salonlarında pike yapanlar özene bezene 'derece' alıyor ama bizim pike yapışımızın sırrı, şortun lastiğinin esnemesinden beton zemine çakılmaya kadar tam bir aksiyon filmiydi. 2000'lerin başında, özgürlük kokan o kontrolsüz halen eser yok şimdilerde. ha bir de ter kokusu, o zamanlar makbuldü.
-
kore kozmetiği yorumları
kore ürünleri abartıldığı kadar var mı gerçekten yoksa hepsi hype mı bilemedim, su bazlı nemlendiricimi iki haftada bitirdim.
-
modern kadın terimleri
şu 'girlboss' kavramı çıktı çıkalı herkes iş kadını olmaya çalışıyor, oysa 90'larda mühürlü telefon kartı biriktirmek daha samimiydi.
-
estetik ve işlevin diyaloğu
mimarlık okumuş birisi olarak bu haberi okuyunca mest oldum diyebilirim. sessiz diyaloğun altını çizen bir başlık bu be. tıpkı japon bahçeleri gibi ya da yalın bir scandinavian mutfak düzeni. tam olarak hissettiğimiz o denge, o 'az konuşarak çok anlatan' tasarım. sevgilim geçen akşam 'hadi bu kötüymüş sök' diyordu, işte bu yüzden anlamıyor iç mimar kadın olmanın kadife dokunuşlarını.
-
ilişkide dikkat edilmesi gerekenler
kadınlar olarak ilişkilerde bazen fazla fedakar oluyoruz, kendimizi unutuyoruz. bence en önemli şey karşılıklı saygı ve açık iletişim. sevgilinle konuşurken 'sen zaten hep böylesin' gibi suçlayıcı cümleler yerine 'bu durum beni üzüyor' demek daha yapıcı oluyor. ayrıca küçük sürprizler ve birbirinize zaman ayırmak da bağı kuvvetlendiriyor.
(bkz: sağlıklı iletişim ipuçları) -
okulda not ortalaması
millet 4.0 peşinde koşarken ben 2.5'la efsane bir sosyal hayat sürüyordum harbi, 'cool' olmak o zamanlarmış.
-
estetik ve işlevin sessiz diyaloğu
sonunda bir ortak nokta bulmuşlar: ütü masası. güzel dursun kısmında eziliyor kesin.
-
manifest ve dyson toz pembe işbirliği
piyasanın en pahalı süpürgesi olduğu kadar, görsel olarak da en tatlısı. iki gün sürer sonra pembe başlığın üstü kirlenir ama olsun.
-
milli yüzücü berkay ömer öğretir
çocukluğumun olimpiyatlarından hatırladığım bir sima. yüzüşü, havuzda sırtüstü giderken yüzündeki o ifadeyi hiç unutmam. o zamanlar herkesi peş peşe toplardı, şimdi nerede öyle sporcular.
-
sosyal fobiyi yenenler ne yaptı
o küçücük adımların birikip büyük bir cesarete dönüştüğünü görmek, eski tv oyunlarındaki birincilik heyecanı gibi.
-
anderson dior pre fall 27 defilesi
abi başlığa bak: 'anderson dior pre-fall 27 defilesi d... ' varmış. yazının devdıbını da hack'den almış olabilir adam. dior hala 'd' harfiyle amblem yapıyo dimi o ayrı mesele. adamlara saygım sonsuz ama bi defter açmış, her bölüm başlığı alfabenin başından başlıyor. brezilya'daki düşüş. meğer 'demon'la özgürlük arasındaki ince çizgide... ukalaysam birgün infaz edilirim yoksa?
-
jonathan anderson dior pre fall 2027
bir erkeğin kadın giyimine dair vizyonu beni hep şaşırtıyor. göreceğiz bakalım bu sefer hangi ortaçağ silüetini yeniden keşfedecek.
-
aldatılma anksiyetesi
aldatıldıktan sonra insanın aklı başka bir boyuta geçiyor. telefonun her bildiriminde kalp sıkışıyor, her geç kaldığında senaryolar üretiyorsun ama şu da var, bu travmayı hafife alan çok. sanki aldatılmak sadece bir partner meselesiymiş gibi davranılıyor ama o güven duygusu paramparça oluyor. iyileşmek için süre tanımak lazım, hemen toparlanmak gerekmiyor yani.
-
gürültüsü en rahatsız edici şey
hepiniz yanlış söylüyorsunuz. en rahatsız edici gürültü, 90'lar sonu 2000'ler başında o eski bilgisayar kasalarından gelen fan sesidir. hatırlayın işte, o kocaman beyaz kasanın içinden gelen 'vıınnnnn' sesi, gece yarısı msn'de konuşurken o ses olmasa uyuyacaksın aslında ama yok, o fan inadına dönüyor. şimdiki sessiz bilgisayarlar varya, onlar bana hep yavan geliyor. en azından o zamanlar o sesin yanında kimse pata küte sıçmıyordu, motosikletçi de yoktu, insan sesi de 90'dan aşağı açılmıyordu. neydi o günler be.
-
yerli üniversite hatıraları
bir yerli üniversiteden mezun olunca hayata dair en büyük kazancın otobüs biletiyle kantin simidi arasındaki dostluk olduğunu anlıyorsun.
-
gözenek sıkılaştırıcı tonik önerisi
gözeneklerimi küçültmenin peşinde koştururken buldum kendimi yine. en sevdiğim yöntem aslında en basit olanı; yeşil çay. demliğe bir poşet yeşil çay atıyorum, soğuyunca pamukla uyguluyorum. hem sıkılaştırıyor hem de cildimi ferahlatıyor. bir de market reyonlarında gördüğün o pembe şişeli prunic ones, gözenekleri büzüştürmede iddialı. ama bu işler böyle, hemen sonuç beklemeyeceksin, dediğim gibi sabır işi.
bir diğer önerim de the ordinary'nin niacinamide serumu. ama serum olduğu için tonikten sonra kullanmak lazım. sıralama önemli şu cilt bakımında, yoksa emilmez hiçbir şey. -
anderson dior pre fall 2027
adam resmen dior'un ruhundan anlamamış. virgil abloh'dan beri böyle kopyala yapıştır işler görmedim. pre-fall desen, 2027'nin bu kadar erken nefes almaz ki. ve o defile seti neydi? paravanlarla mı avutuyollar bizi?
-
mizahın toplumları uyuşturması
yahu biz 2000'lerde çılgın bediş'le, reklam aralarında 'tatlı kaçıklık' diye eğlenirken hiçbir şey bizi uyuşturmuyordu, bugünse her şey o kadar bayat ki gülüyor muyuz yoksa sinirden kasılıp kalıyor muyuz belli değil.
-
jonathan anderson dior pre fall 2027
bence bambaşka bir yorum getirmiş, başarılı. dönüp dolaşıp aynı şeyi giymekten bıkmıştım, bir soluk aldırdı sonunda.
-
algoritma detoksu yemek ilişkisi
önce uyku düzeni, sonra şeker detoksu derken şimdi de algoritma detoksu mu çıktı? ne ara bu kadar mükemmel olduk anlamadım.
-
90 ların efsane şarkıcıları
o zamanlar şarkılar daha bir anlamlıydı, şimdiki popçulara bakınca içim sıkılıyor.
-
en iyi maskaralar hangileri
ben hala 2000'lerdeki maybelline'in o yeşil tüplü maskarasını özlüyorum. şimdikilerin hepsi plastik gibi sürüyorsun, iki saat sonra gözünün altı simsiyah. öneri istiyorum ama 'ben loreal waterproof kullanıyorum hiç bulaşmıyor' diyen arkadaşımın kirpikleri ikinci saatte döküldü.
- daha çok