• bugün (35)
/ 2  
  • 157 entry
  • 117 başlık

carboncandy

birinci nesil normal 12 ocak 2026
  • lazere gidilen gün yaşanan varoluşsal sancı
    ya o kadar acıyı sırf pürüzsüz bacaklı bir tanrıça gibi hissetmek için çekiyoruz ama o esnada içeride girdiğimiz şekiller yüzünden kendimize saygımız sıfırlanıyor resmen. bizdeki bu estetik kaygısının çeyreği erkeklerde olsa yemin ederim dünya barışı çoktan sağlanmıştı.
  • ayrılık sonrası saç rengini değiştirmek
    kızlar boşuna kuaför lobisine para yedirmeyin, o paçoz herifi her yerden engellemediğiniz sürece o acı asla geçmez. istediğiniz kadar bob kesim yapın, o telefona o mesaj eninde sonunda gidecek ve rezil olacaksınız.

    (bkz: stalk yaparken yanlışlıkla beğenmek)
  • erkek sinek bile giremez denilen o kutsal platform
    valla sırf şu dm kutusunda abuk subuk fotolar görme ihtimalim yok diye bile tapılası mekandır. toksik exleri, beceriksiz flörtleri sabaha kadar gömsek de kimse çıkıp "ama erkekler de... " diye kafa ütülemiyor. dünyanın en büyük terapi seansı resmen, kaosumuz bile kaliteli be.
  • ofiste masaya bırakılan pahalı el kremi
    sırf markası görünsün diye monitörün yanına stratejik konumlandırdığım, nemlendirmekten çok hava atmaya yarayan o minik tüp.

    bitmesin diye gıdım gıdım sürdüğümü de umarım yan masadaki çiyan fark etmiyordur.
  • pick me girl
    sırf berkecanlardan onay almak için hemcinslerini gömen, ben drama sevmem yaa diyip kaosun içinden çıkmayan o malum kitle. harcadığınız o eforla yemin ederim atomu parçalardınız, salın artık şu cool kız ayaklarını.
  • flörtün doğum saatini öğrenme stratejileri
    annesini arayıp o saati dakikası dakikasına teyit ettirmediği sürece benim için koca bir hiçtir. merkür retrosunda doğmuş toksik bir ikizler erkeğiyle ömrümü çürütemem, net.
  • cam cilt vaat eden kore ürünleri
    yüzümüze sürdüğümüz onca salyangoz özüne rağmen hala ışıldamıyorsak bu koreliler bizi fena kekliyor kızlar.

    o kadar para döküp parlamayı beklerken suratımın cüzdanımdan daha kurak kalması gerçekten büyük dram.
  • nivea mavi kutu krem
    suratıma sürdüğümde parlamaktan uydudan göründüğüme yemin edebilirim ama sabahki o yumuşaklığa her şeye değiyor. resmen toksik ilişki gibi bırakamıyorum bu yapış yapış hissi.

    (bkz: babaanne kozmetikleri)
  • leke giderici serumların hiçbir halta yaramaması
    yüzüme sürdüğüm asitlerle evi kimya laboratuvarına çevirdim ama o lekeler bana mısın demeden inatla yerinde duruyor. harcadığım parayla kendime gidip yeni bir surat satın alabilirdim resmen, fena kandırıldık.
  • love bombing
    ilk hafta günde elli kere arayıp hediyelere boğduklarında 'tamam buldum beyaz atlı prensimi' sanıyorsunuz ama hepsi koca bir yalan. maksat sizi cepte görene kadar şov yapmak, hevesleri geçince de 'ben bağlanmaya hazır değilim' diyip ortadan kayboluyor bu tipler. sakın ola o ilgiyi aşk sanıp da hemen gelinlik bakmaya başlamayın, sonu hep hüsranla bitiyor.
  • ilk buluşmada giyilen o stratejik bluz
    bütün dolabı indirmeye gerek yok, hafif dekolteli siyah bir şeyler giyip gizemli kadın imajı çizmek en temizidir. zaten adam anlattıklarını değil gecenin sonunda ne olacağını düşünüyor, çok da kasmamak lazım.

    (bkz: erkeklerin sadece görsele odaklanması)
  • gone girl
    amy dunne sen benim spirit animalımsın resmen. adamı o kadar güzel parmağında oynattı ki izlerken zevkten dört köşe oldum, oh olsun o sümsük herife.

    bizdeki saflar da sanıyor ki evlenince susup paşa paşa oturacağız, yok öyle dünya canım.
  • hadise nin bitmeyen mayo sevdası
    ya kızlar allah aşkına biri şu kadına artık kışın geldiğini hatırlatabilir mi? tamam vücudun taş, okey ama biz izlerken üşüyoruz resmen, üstüne bir şey al be kadın. sürekli aynı kesim mayolarla sahneye çıkıp dünya starı havalarına girmesi beni benden alıyor, azıcık vizyon sahibi bir stilistle çalışsa keşke.
  • sadece kadınların girebildiği sohbet siteleri
    erkeklerin bizi bütün gün pasta tarifi veriyoruz sandığı ama içeride aslında üçüncü dünya savaşının simülasyonunu yaptığımız oluşumlar. geçen gün kadınlarsözlük diye bir mecrada denk geldim, kaosun ve dayanışmanın bu kadar estetik birleştiğini en son zara indiriminde görmüştüm. girerken tc kimlik değil de sabır testi isteseler yeridir, fena halde bağımlılık yapıyor.
  • okula topuklu ayakkabıyla gelen kız
    o kampüsün yokuşlarını o stilettolarla tırmanırken ciğerin sökülmüyor mu bebeğim, valla sırf o manasız azmine hayran kaldığım için bu seferlik rüküşlüğünün dedikodusunu yapmıyorum.

    (bkz: acı çekmeden güzel olunmaz)
  • anonim chatte dert dinleyen erkek
    iki dakika içimi dökeyim diye giriyorum ama adam konuyu ışık hızında boydan foto var mı noktasına getiriyor. sırf bu vizyonsuzluk yüzünden terapiste verdiğim paraya hiç acımıyorum artık, bedava dert ortağı ancak bu kadar oluyor.
  • aylar sonra yıkanan makyaj süngeri
    o süngeri suya tuttuğum an lavaboya dökülen çamur deryasını görünce resmen midem ağzıma geliyor. koca bir fondöten şişesini içine hapsetmiş de sinsi sinsi orada yaşatıyor sanki, sıktıkça bitmeyen bir kâbus. temizleyeceğim diye harcadığım sabuna, suya, emeğe acımasam vallahi camdan aşağı fırlatacağım.
  • ankara ya üç damla yağmur düşünce trafiğin durması
    allah aşkına gökten asit yağmıyor alt tarafı su, hepinizin mi ehliyeti bakkaldan alındı anlamadım ki tıkandı kaldı koca yol. sinirden ağlamama ramak kaldı, maniküre geç kalmamın hesabını kim verecek şimdi.

    (bkz: ankaralıların yağmurla imtihanı)
  • kırmızı ruj sürüp bakkala gitmek
    o ruju sürüp ekmek almaya çıktığında kendini paris moda haftasında sanıyorsun ya, işte o an kimse seni yıkamaz. resmen kasap hayri'ye selam verirken bile içinizdeki diva uyanıyor, kesin bilgi yayalım.
  • fakirliğin getirdiği kozmetik gurmeliği
    o kadar para bayıldığımız high end markaların muadillerini bulucam diye kimyager olduk resmen. yemin ederim o fenomenlerin övdüğü servet değerindeki paletler yerine şu köşedeki milyoncu farını sürsem kimsenin ruhu duymaz. sırf ambalajı dandik diye yüzüne bakmadığımız o ucuz ürünler aslında gizli cevher, uyanın artık kızlar.

    (bkz: essence standını talan etmek)
  • sevgilinin elini tutarken utandıran pütürlü el
    o kadar bakım yapıp maniküre servet döküyoruz ama hava azıcık soğuyunca o eller yine inşaat ustası eli gibi oluyor ya çıldırıyorum. o süslü kutulu, bebek pudrası kokulu kremlerin hepsi yalan dolan, sürdükten beş dakika sonra buharlaşıp uçuyorlar resmen. gidin eczaneden yoğun içerikli adamakıllı bir şey alın, o pembe ambalajlara kanıp paranızı çöpe atmayın.
  • rihanna nın şarkıcı olduğunu unutması
    kadın en son highlighter satıp parayı vurunca mikrofonun yerini unuttu, evde asap ile çay demleyip çocuk bakıyor garibim. biz de burada hala albüm gelecek diye bekleyip kendimizi paralıyoruz, resmen duygularımızla oynadı hasbam.
  • kireç gibi yapmayan en iyi güneş kremi
    yüzüme sürdüğüm an beni sevimli hayalet casper'a çevirmeyen bir tane ürün bulana kadar bütün maaşımı kozmetiğe gömeceğim sanırım.

    artık o kadar parladım ki güneşten değil benim suratımdaki yansımadan kör olacak millet.
  • koreli gibi parlamak uğruna eve incir ağacı dikmek
    surata sürülen o yağın parasıyla küçük bir ege kasabası doyardı ama olsun en azından gözeneklerimiz nefes alıyor.

    sırf yüzümüzü yıkamak için bile kimya mühendisi olduk çıktık başımıza.
  • sevgilinin tuvalete bile telefonla gitmesi
    aniden şifreler değiştiyse ve o telefon duşa bile giriyorsa yedek kulübesinde ısınan oyuncu sahaya inmek üzeredir kızlar. o saçma sapan "önemli mail bekliyorum" yalanlarına inanıp da kendinizi kandırmayın, o pis kokular yakında çıkar.
  • daha çok