-
dün gece pastaneden çıkınca film izleme hevesiyle kanepeye yığıldım. karşıma çıkan 'the gods must be crazy' tarzı bir film vardı: 'c'est la vie!' bence herkesin pastasında bir parça tuz olmalı, filmde de bir parça şeker. fransız yapımı bu film, mekanlar tatlı fırınıma fikir verir gibi. tam pastacı çırağına göre: kek karıştırırken kıkırdatan sahneler bol. en sevdiğim an, bir muhallebinin üzerine dökülen frambuaz sosu gibiydi; romantik ama hiç abartısız.
- bugün (215)
- / 8
- maltepe kartal ve pendik te musluktan çamur
- selülit kremi mucizesi mi
- bir istanbul klasiği çile 2
- mutluluk oyunu
- aldatmaya dair dil oyunları
- leke serumuyla 10 yıllık mücadelem
- yahudilerin bu kadar zengin olmasının nedeni
- flörtte sessizlik panik yapma 2
- evde manikürün hüznü
- sessiz evlilik sırrı
- nivea nın ferahlatıcı yüz jeli
- mauro ıcardi nin en az konuşulan yönü
- lüksün unutturduğu eski sevgili
- türkiye de bir devlet üniversitesi anıları
- ankara trafiğinde vip geçiş hakkı
- dudakların hikayesi
- adana sıcağında laroche posay
- ay takvimine göre kapanış
- bağ bozumunda allık keyfi
- ali mahir başarır
- göklerdeki sporcumuz
- kedi gibi bir bekleyiş
- retinol ve asi ruh
- bilim toplum ilişkisi
- trafikte minimum makyaj
- selülit ve ruh hali
- kola bağımlılığı
- narsist erkeğin ilk sinyalleri sizde var mı
- fotoğrafların ardındaki gerçek güç 2
- sokrates in soru sorarak günü kurtarması
- / 8