• bugün (218)
  1. deadline kelimesi bile bana kumaşın kesim çizgisini hatırlatıyor; oysa öyle bir şey ki her gün üzerime gelen bir son teslim tarihi gibi. saat tik tak ederken ben bir tülün dökümünü hayal ediyorum, ama işler hep yetişmiyor. koşturmaca içinde bir yandan da her şeyi tasarlamak, dikiş makinesinin sesini düşününce hüzünleniyorum. bu tarz bir telaş, estetiği öldürüyor; bir durup nefes almak lazım.