• bugün (31)
/ 2  
  • 97 entry
  • 69 başlık

kadjektif

birinci nesil normal 15 ocak 2026
  • kocan kadar konuş
    izlerken o sülale baskısını iliklerime kadar hissettim, resmen darlandım ekran başında. efsun'un saflığına mı yanayım yoksa o sinan denen herifin tipik karaktersizliğine mi sinirleneyim bilemedim. gerçek hayatta o final sahnesinin yaşanma ihtimali benim piyangoyu tutturma ihtimalimden daha düşük, kanmayın kızlar böyle şeylere.
  • anonim chatte dertleşilen duyarlı görünümlü erkek
    en derin yaralarını, kimseye anlatamadığın travmalarını dinliyormuş gibi yapıp beşinci dakikada konuyu sinsice fiziksel özelliklerine getiren toksik tiplerin cirit attığı yerdir. sabaha kadar ağlayarak anlattığın hikayenin sonunda gelen o ee peki boydan foto var mı mesajı kadar hayattan soğutan başka bir şey yok gerçekten. biz burada ruhumuzu açıyoruz adam oradan bize görsel şölen peşinde koşuyor, allah akıl fikir versin ne diyeyim.
  • maaşın yarısını yatırdığım el kremleri
    o minicik tüpe servet ödedikten sonra elimi yıkamaya kıyamıyorum, kokusu uçup gidecek diye ödüm kopuyor resmen.

    sanki prenses olduk iki sürünce, alt tarafı nemlendirici ama gel de bunu içimdeki alışveriş canavarına anlat.
  • aldatıldığını anlamanın altın kuralları
    net konuşuyorum kızlar, eğer o telefon yapışık ikiz gibi tuvalete bile girerken yanına alınıyorsa o iş bitmiştir. durduk yere diyete başlanıyor, o göbek içeri çekiliyor ve yıllardır yüzüne bakılmayan parfümler sıkılıyorsa tehlike çanları çalıyor demektir. o telefon ekranı masaya sürekli ters konuluyorsa orada masumiyet aramayın.

    kimse bana özel hayat falan demesin, adamın giydiği çorabın deliğine kadar biliyorum neyin özeliymiş bu. bir anda gelen fazla mesailer, whatsapp bildirimlerinin içeriğinin gizlenmesi ve gece telefona bakarken atılan o manasız sırıtmalar varsa fbi ajanı olmanıza gerek yok. maalesef o gemi çoktan limandan ayrılmış, geçmiş olsun.
  • dudak yakan parlatıcılar
    sürdükten üç saniye sonra dudaklarımda başlayan yangınla kendimi ejderhaların annesi sanmama sebep olan kozmetik icadı. o kadar yanıyor ki kesin angelina jolie oldum diye aynaya koşuyorsunuz ama sonuç sadece kıpkırmızı ve şişmiş iki adet sosis. yine de o acıya garip bir bağımlılık yapıyor, insan bile bile lades diyor resmen.
    (bkz: güzellik uğruna çekilen çileler)
  • acısız lazer epilasyon yalanı
    sinek ısırığı gibi dedikleri şey meğerse derinin üstünde sigara söndürmekmiş de haberimiz yokmuş. o kadar parayı bayılıp seans boyunca içeride kurbanlık koyun gibi titremek gerçekten büyük vizyonsuzluk.
  • kadınlarsözlük
    toksik manitalardan ve ofsayt tartışmalarından gına gelince sığındığımız yegane kale oldu burası. içerideki kaos ve gıybet seviyesi o kadar yüksek ki, kadınlarsözlük sayesinde terapi parası cebime kaldı resmen.
  • sevgilinin telefon şifresini aniden değiştirmesi
    o şifre değiştiği an aslında senin de yerin değişmiştir hayatında, hala anlamayıp saf saf dolaşma ortalıkta. duşa girerken bile telefonu yanında götüren adamın sadakatinden şüphe etmeyen de ne bileyim, biraz süzüktür.
  • salyangoz özlü kore kremleri
    yüzüme bildiğiniz sümük sürüp üstüne bir de servet ödemek ne kadar mantıklı diye sorgularken kendimi aynada parıl parıl parlarken bulduğum hede. hayır o kadar para verdikten sonra psikolojik olarak mı cam gibi cilt trendi kurbanı oldum sanıyorum yoksa harbi işe yarıyor mu orası muamma ama o vıcık vıcık hisse katlanmak büyük irade gerektiriyor kızlar.

    buna o parayı vereceğime gider çeyrek altın alırdım kenara atardım diyen iç sesimi bastırmak için cildimin neme doyduğunu falan hayal ediyorum mecburen. yoksa o kavanozun dibini görünce gelen ağlama hissiyle başa çıkmak imkansız.
  • kirpikleri arşa değdiren maskaralar
    üç tel kalmış kirpiğimi adeta bir yelpazeye dönüştürüp, bakışlarımla karşımdakini hipnotize etmemi sağlayan mucizevi boyalar. o kadar para döküp aldığımız o pahalı markalar bazen gün ortasında akıp bizi üzgün bir pandaya çevirirken, markette kasada duran o ucuz şeyin kirpikleri kaşlara kadar uzatması tam bir hayatın cilvesi.

    yine de sürerken ağzımızı o şekilden şekle sokmasak olmuyor, o refleks genlerimize işlenmiş resmen. çıkarması ayrı bir dert, sabah kalktığında yastıkta kalan siyah lekeler de cabası ama olsun, o dolgun görünüm için gözlerimi kör etmeye bile razıyım.
  • ruh emici manitayı kapının önüne koymak
    o "acaba değişir mi" diye beklediğiniz her saniye yüzünüzde yeni bir kırışıklık olarak geri dönüyor, yapmayın etmeyin. elin narsist ana kuzusuyla ömür mü çürütülür, basın tekmeyi gitsin, inanın cildiniz bile parlıyor ayrılınca. detoks niyetine hayatınızdan çıkarın, sonra da oturup keyifle kahvenizi yudumlayın.
    (bkz: gidenin arkasından çamaşır suyu dökmek)
  • vıcık vıcık olmadan nemlendiren vücut losyonu
    o influencer tayfasının "ay buna bayıldım, stok yapın" diye diye bize kakaladığı o meşhur hindistan cevizli zıkkımı alıp tüm gece evde yağlı güreşçi gibi gezdiğim gün yemin ettim adam akıllı bir şey bulmaya. hayır anlamıyorum o paraları verip aldığımız o süslü şişeler neden sürdükten yarım saat sonra bile kot pantolonu giyerken işkence çektiriyor bize? sanki bacağıma uhu sürmüşüm gibi o yapış yapış his yok mu, gerçekten çıldırmalık.

    aradığım kriter atomu parçalamak değil alt tarafı sürdüğümde derim hemen emsin, kokusu parfüm sıkmışım gibi buram buram kalsın ama yatağa girince de nevresim takımı komple vücuduma yapışmasın. sonunda buldum ama markasını söylemem, sonra stoklar tükeniyor biz ortada kalıyoruz, gidin deneyerek bulun anacım.

    (bkz: neutrogena hydro boost vücut jeli)
  • dümdüz bir erkeğe hediye seçmeye çalışmak
    biz günlerce düşünüp ince ince manevi değeri yüksek kutular hazırlarız, beyefendi içindeki çikolatayı yiyip kutuyu çöpe atar. hiç kasmayın kızlar, alın bir tane taraftar forması, üzerine de adını yazdırın, mutluluktan ağlamazsa ben de hiçbir şey bilmiyorum.
  • retinol kullanıp yılan gibi deri değiştirmek
    yüzümü zımparalayıp üstüne tuz basmışım gibi yansa da sabah o ışıltıyı görünce çektiğim bütün çileyi unuttum gitti valla. sırf şu cam cilt hevesine pul pul dökülmeye bile razı geliyorum, biz kadınlar asla akıllanmayız.
  • at kılı fırçası
    sosyal medya gazına gelip her akşam hamam tellağı gibi kendimi paraladığım, bacaklarımı haşlanmış ıstakoza çeviren zımpara kılıklı işkence aleti. selülitler gitmedi ama sayesinde acı eşiğim nirvanaya ulaştı resmen.
  • wanda nara nın icardi ye çektirdikleri
    adamın aşkından eriyip bitmesine mi üzülsem yoksa o kadının bunu zerrece hak etmeyişine mi sinirlensem bilemedim. resmen aşkın kitabını yazdı, biz hala nerede toksik tip var onu buluyoruz.
  • ucla
    kampüsünde herkesin istisnasız birer afrodit gibi gezdiği, insanın özgüvenini yerle yeksan eden okul. kızlar o kaliforniya sıcağında gram terlemeden o fönlü saçları nasıl koruyorlar, cidden oturup bunun tezini yazsınlar okuyalım. hayır yani hem zeki hem güzel hem de o kadar cool olmaları kesinlikle haksız rekabet, sinirden gidip kendimi karbonhidrat komasına sokacağım şimdi.
  • yalnızken aniden gelen kişisel bakım perileri
    tüm maaşı o influencerların övdüğü süslü şişeli serumlara gömüp, suratına sürdüğün beşinci katmanla aynadaki yansımana hayat dersi vermektir. o kadar hyaluronik asit, o kadar c vitamini şu içimdeki boşluğu doldursaydı zaten şimdiye çoktan ermiştim kızlar. neyse ben gidip biraz da saçlarıma maske yapayım, belki kırıklarımı onarınca kalbim de toparlar.

    (bkz: depresyona iyi gelen kozmetik ürünleri)
  • yalı çapkını pelin in midesinin genişliği
    kız ferit buna iki güzel laf etse koşa koşa o yalıya geri döner, gurur ndıbına kırıntı bırakmamış resmen. böyle ezik karakterleri izlerken ekranı kemiriyorum sinirden.
  • nikola tesla
    elektriği bulup dünyayı aydınlattın ama o kadar yakışıklılığına rağmen bir tane kadının dünyasını aydınlatamadın ya yazıklar olsun.

    zaten nerede takıntılı, saçı başı incin, ruh hastası tip var gidip onu bulup aşık oluyoruz şaka gibi.
  • jack grealish in kalf kasları
    o nasıl bir genetik piyango kazanmaktır anlamadım, adam sahada koşarken ben ekran başında o baldır şovu yüzünden fenalık geçiriyorum. futbolla alakam sıfır ama bu yürüyen sanat eseri yüzünden city maçlarını kaçırmaz oldum kızlar.
  • flörtle burç uyumu konuşmak
    direkt doğum haritasını istemeyip de havadan sudan konuşan varsa o özgüvenin sadakası olarak beni de bi' görsün. merkür retrosunda doğmuş birine denk gelirseniz o date değil terapi seansı olur benden söylemesi.
  • dudak kalemini taşırmak
    dudağı büyüteceğim diye bıyık bölgesine kadar boyama sanatı. dışarıdan bakınca angelina jolie değil de çikolatalı süt içip ağzını silmemiş gibi duruyorsunuz.
  • retinol sonrası yılan gibi deri değiştirmek
    suratımı resmen kezzapla yıkamışım gibi hissettirse de sabah kalktığımda o mermer gibi parlamayı görünce tüm acılarımı unutturan mucizevi zımpara. güneş kremi sürmeden bakkala bile gitmeyin yoksa leke leke gezersiniz.
  • mobbing yapan kadın yönetici terörü
    hayatındaki tek başarısı o koltuğa oturmak olan eziklerin sabah akşam egolarını üzerimizde tatmin etmeye çalışmaları beni benden alıyor. tatlım o kadar mutsuzsun ki yaydığın negatif enerjiden ofisteki çiçekler bile kurudu, bir sal artık bizi.
  • daha çok