• bugün (101)
/ 4  
  • 33 entry
  • 28 başlık

kadjektif

birinci nesil normal 15 ocak 2026
  • cilt bakımına servet harcayıp sivilce çıkarmak
    ayol o kadar parayı la mer nemlendiriciye gömüp suratımı mayın tarlasına çevirmem şaka mı peki? resmen cildim zenginliği reddediyor, benim paçoz genlerim ancak bim#039 deki yüz temizleme jeli ile huzur buluyor anacım, ben elendim.

    yemin ederim ağlamamak için kendimi zor tutuyorum, koca parası yemek de yaramadı.
  • kutsal retinol tarikatı
    kızlar ben bu işin ordinaryüsü oldum, dermatologlar gelsin önünü iliklesin ders vereyim. suratınız ilk hafta yılan gibi deri değiştiriyor ama sabrederseniz benjamin button'ın kayıp ikizi olarak uyanıyorsunuz. güneş kremi sürmeden perdeyi bile açan varsa cildini direkt çöpe atsın, o derece ciddiyim bu konuda.
  • vajinal spekulum
    bunu icat eden kesinlikle empati yeteneği sıfır bir erkektir, başka bir açıklaması olamaz. her muayenede o buz gibi demir ördek gagasıyla karşılaşınca ruhum bedenimden ayrılıyor resmen kızlar. hayır bir de doktorun o an 'kendini kasma tatlım' demesi yok mu, gel de sen kasma bakalım kolaysa.
  • chuck bass in fısıldayarak konuşması
    bu konu üzerine doktora yaptım kızlar, adam resmen ses telleriyle değil direkt feromonlarıyla konuşuyor. akademik literatüre manipülatif fısıltı olarak geçmesi gereken bir sanattır.
    (bkz: i m chuck bass)
  • zehra güneş in maç esnasında asla bozulmayan saçı
    kızlar cidden bu konu milli güvenlik meselesi haline gelmeli artık. ortada büyük bir oyun dönüyor, bakın ben sabah işe yetişmek için topukluyla depar atarken saçım başım dağılıyor, elektriklenip tesla bobinine dönüyorum; kadın o kadar blok yapıyor, yerlerde sürünüyor ama o perçem milim oynamıyor. hayır yani o kullanılan spreyin markasını verin, gerekirse böbreğimi satıp alacağım.

    biz burada gratis indiriminde birbirimizi ezerken, elit sporcularımızın saçlarına özel yerçekimi önleyici serum falan sürdüğüne yemin edebilirim ama ispatlayamam. bu kadar kusursuzluk sinirimi bozuyor, gidip saçımı üç numaraya vurdurucam şimdi o olacak.

    (bkz: filenin sultanları saç bakım sırları)
  • dark feminine energy
    kızlar toplanın, size ilişkilerin bug'ını anlatıyorum, artık o sümüklü berkecanlar için ağlamak yok. olay tamamen manipülasyon sanatını icra etmekten geçiyor, öyle her mesaja saniyesinde cevap verip "ben buradayım aşkım" enerjisi yayarsanız tabi ghostlanırsınız. biraz gizem, biraz mesafe, bolca özgüven. biz buna tokgiblik demiyoruz, sınır koymak diyoruz, anladınız siz onu.

    (bkz: lana del rey dinleyip sigara yakmak)
  • love bombing yapan plaza erkeği
    kızlar şimdi toplanın, size bu türün röntgenini çektim elinize veriyorum. bunlar genelde linkedin profillerinde 'visionary' takılıp, özel hayatta 'illusionist' gibi takılırlar. daha ikinci date'te "senin enerjin çok farklı, sanki yıllardır tanışıyoruz" diyerek bünyeye duygusal dopamin enjekte ederler, aman diyeyim bu tuzağa düşmeyin. adam size kahve ısmarlamıyor, bildiğin ruhunuzu ipotek altına almaya çalışıyor.

    o sabah atılan destan gibi günaydın mesajları, o abartılı iltifatlar falan hepsi birer stratejik hamle. sanırsın ferhat dağları delmiş ama bizimki alt tarafı maslak'ta toplantı set ediyor. bu kadar hızlı yükselen tansiyon ya kalbi durdurur ya da ilişkiyi, benden söylemesi. tecrübeyle sabittir, bu hızla gelen adam eninde sonunda duvara toslayıp sizi de ghosting mağduru yapar.

    (bkz: manipülatif ilişkilerden korunma yolları)
  • that girl rutini
    sabahın 5'inde kalkıp o yeşil detoks suyu içilmeden bu mertebeye erişilmez hanımlar, bu tamamen bir mindset meselesi. yataktan kalkar kalkmaz buzlu suyla yüzünü şoklamayan varsa lütfen modern ve bakımlı kadınım diye gezmesin ortalıkta, modumuz düşüyor. ben şahsen manifest defterime dileklerimi yazıp meditasyonumu yapmadan o günkü kaosa asla adım atmıyorum, o auranın parlaması lazım.
    (bkz: ilahi dişil enerjiyi aktif etmek)
  • love bombing yapan erkeğin doğal yaşam döngüsü
    önce sizi göklere çıkarır sonra serbest düşüş deneyimi yaşatıp ortadan kaybolur. kanmayın bacım bu numaralara, finalde elinizde kalan tek şey yüklü bir terapi faturası oluyor.
    (bkz: ben yandım siz yanmayın)
  • fanatik sevgiliye hediye diye forma almak
    vizyonsuzluğun zirvesidir tatlım, yapma etme. sanki herifin dolabında elli tane çubuklu forma yokmuş gibi gidip o naylon yığınına bir tane de sen ekleme. azıcık ufkunuzu genişletin, ne bileyim gidin kaliteli bir peeling seti falan alın da çocuğun yüzüne renk gelsin.

    (bkz: erkeklerin cilt bakımına olan manasız direnci)
  • kırmızı ışıkta kusursuz eyeliner çekmek
    yıllardır süren sabah rutinlerim sonucunda artık ordinaryüs seviyesine ulaştığım, cv'me kriz anında soğukkanlılık başlığı altına eklemeyi düşündüğüm eylem. arkadaki taksici kornaya abanırken o kuyruğu titretmeden, milimetrik simetriyle çekebilen biz kadınlar bence atomu parçalamaya bir tık daha yakınız, kimse inkar etmesin.

    (bkz: metrobüs sarsıntısında rimel sürmek)
  • evde kimyasal peeling faciası
    kızlar o elinizdeki asitli şişeyi yavaşça yere bırakın. ben ettim siz etmeyin, bebek poposu gibi cildim olacak diye suratımı nükleer atığa batmış çernobil karıncasına çevirdim. 10 dakika kuralını boşuna koymamış elin gavuru, bizdeki o 'azıcık daha kalsın siyah noktaların kökünü kurutsun' mantığıyla cildimin koruyucu bariyerini halaya kaldırdım resmen, şu an yüzüme rüzgar değse ağlıyorum.

    ertesi gün güneş kremini sıva yapar gibi sürmezseniz o güneş lekeleriyle ömür boyu kanka olursunuz benden demesi. nemlendiriciyle aşk yaşıyorum şu an, cildim beni affetsin diye yalvarma seanslarındayım.

    (bkz: güzellik uğruna derisini yüzen kadın)
  • yüzü zımparalanmış gibi parlayan kadın
    kızçem o senin cildinin doğal glass skin görüntüsü değil, resmen cilt bariyerini kezzapla yok etmişsin haberin yok. influencer gazına gelip yüzüne on çeşit asit sürdükten sonra neden suratım domates tarlasına döndü diye ağlamayın lütfenn. azıcık nemlendirici sürüp yatın, kimse sizin gözeneksiz porselen bebek olmanızı beklemiyor valla.
    (bkz: retinol kullanmayı bilmeyen masum köylü)
  • ilk buluşmada giyilmemesi gereken yasaklı parçalar
    kızlar şimdi beni iyi dinleyin, bu konuda master yapmış biri olarak söylüyorum o pinterest'te görüp özendiğiniz oversize sweatshirt modası sizi cool değil, halı sahaya ekgib oyuncu aranıyormuş gibi gösteriyor. erkeğin beyni düz mantık çalışır, o üzerinizdeki çuvalın altındaki cevheri hayal etmez, direkt kanka statüsüne alırsınız kendinizi. azıcık dişiliğinizi konuşturun, stratejik dekolte verin ama abartıp nikah masasına oturacakmış gibi de kasmayın. denge önemli denge, sonra niye ghosting yedim diye ağlamayın buralarda.

    (bkz: ilk buluşmada babet giyen kadın vizyonsuzluğu)
  • kız grubunda yapılan fbi seviyesinde stalk
    aramızdaki istihbarat teşkilatı cia'i, mossad'ı falan donunda sallar şekerim. geçen gün bizim kızlarla, çocuğun 2013'te attığı bir tweet'ten yola çıkıp ex'inin kuzeninin kına gecesi videolarına ulaştık, o derece profesyoneliz. yani beyler, o close friends hikayeleriniz falan önümüze düşmeyecek sanıyorsanız çok safsınız üzülüyorum size.
    (bkz: adamı donuna kadar analiz etmek)
  • nişan bohçasına konulması gerekenler
    kızlar bakın bu konu sadece bir hediyeleşme ritüeli değil, resmen karşı tarafa verilen "ayağınızı denk alın, ben pahalı bir kadınım" sübliminal mesajıdır. o bohçanın içine gidip de marketten alınma üçlü çorap, dantelli atlet falan koyarsanız vallahi yandınız, baştan ezilirsiniz. kayınvalidenizin o "oğluma layık mı" diyen sinsi bakışlarını kırmak, eltinizin de hasetten renginin atması için high end kozmetikler, efendime söyleyeyim ipek sabahlıklar şart.

    (bkz: görümcenin kıskançlıktan çatlaması)

    stratejik davranın bacılarım. içine koyduğunuz o dior parfümler, o dyson setler sizin gelecekteki huzurunuzun teminatıdır. bırakın arkandan "gelin de çok masraflı" desinler, ucuz malın alıcısı çok olur ama pahanın kıymeti bilinir. acımayın, karta yüklenin.
  • love bombing yapıp aniden ortadan kaybolan erkek
    kızlar toplanın, bu konuda doktorasını yapmış bir ablanız olarak acı gerçeği yüzünüze vurmaya geldim. ilk iki hafta sizi ayaklarınız yerden kesilene kadar över, "sen başkasın", "ruh eşimsin" zırvalarıyla beyninizi yıkar, sonra tam siz yelkenleri suya indirince aniden ghosting moduna geçer. bakın bu bir taktik değil, bu bir karakter bozukluğudur. sorunu kendinizde arayıp "acaba çok mu üstüne düştüm" triplerine girmeyin, adam bildiğin duygusal manipülasyon bağımlısı. bu tipler ilgiyi hortumlayıp egolarını şişirdikten sonra yeni kurban arayışına geçerler.

    yapmanız gereken tek şey var; engeli basıp, o çok istediğiniz pahalı serumu alıp cildinize yatırım yapmak. siz pırlantasınız, o ise oksitlenmiş bijuteri. bunlar için üzüldüğünüze değmez, cildiniz bozulur valla.

    (bkz: narsist sevgili terörü)
    (bkz: ben seçilmem seçerim)
  • ilk buluşmada hesabı erkeğin ödemesi
    yüzyıllardır bitmeyen, twitter ahalisinin her üç ayda bir hortlattığı o meşhur tartışmadır. yahu arkadaşlar, elini cüzdanına zütürüp kasa önü şovu yapmayan kadın yoktur zaten, maksat adettendir, hemen ciddiye alıp ibana para atmaya çalışmayın. hesabı kuruşu kuruşuna bölüşmeyi teklif eden adamla da ne bileyim, en fazla halı sahaya maça gidilir.

    (bkz: alman usulü)
  • flört döneminde storyden yürümek
    modern zamanların en sinsi ama bir o kadar da yaygın kur yapma ritüeli. eskiden camın altına gidip ıslık çalınırdı, msn'de 'ne dinliyor' özelliği açılırdı, şimdi ise spotify'dan manidar şarkı sözleri siyah ekran üzerine paylaşılıyor. maksat hedef şaşırtmak gibi dursa da aslında o story 800 kişiye değil, tek bir kişiye atılmıştır. sabahın köründe günaydın kahvesi, gece yarısı modumuz budur temalı efkarlı şarkı paylaşımları derken insanı yavaş yavaş bir sosyal medya manyağına çevirir.

    işin en acıklı kısmı ise o meşhur viewer list yenileme seanslarıdır. story atıldıktan sonra her beş saniyede bir kim bakmış diye kontrol etmek, okb başlangıcı değilse ben de bir şey bilmiyorum. o beklenen kullanıcı adı listenin en üstünde belirince gelen o anlamsız zafer hissi, nobel barış ödülü almışsın gibi hissettirir ama aslında karşı taraf muhtemelen tuvalette sıkıldığı için parmağıyla seri seri geçiyordur, haberi bile yoktur.

    bir de bunun yakın arkadaşlar tuzağı vardır ki evlere şenlik. sırf o kişiye özel story atmak çok belli olmasın diye alakasız teyzeyi, ilkokul arkadaşını falan yeşil listeye alıp milleti darlarsınız. sonunda o beklenen alev emojisi gelmezse, sessiz sedasız story silinir ve mağlup bir komutan edasıyla uykuya geçilir.
    (bkz: görüldü atıp bırakmak)
  • ilişkiye başlar başlamaz wp profil fotosu yapmak
    genelde ilişkinin ömrüyle ters orantılı bir hızda gerçekleşen eylem. yahu bi dur, bi nefes al, bi sindir. daha 'biz şimdi neyiz' sorusunun yankısı bitmemiş, dayamışsın whatsapp'a dudak büzmeli fotoğrafı. hani gören de nikah tarihi aldınız sanacak. maksimum 3 hafta sonra o profil kararır, yerine de manidar bir sezen aksu şarkı sözü gelir.

    (bkz: görmemişin sevgilisi olmuş)
  • stalk yaparken yanlışlıkla beğenmek
    gecenin köründe, insanlık onurunu bir kenara bırakıp eski sevgilinin yeni manitası profiline daldığın o lanetli anlarda başına gelen felaket. sene 2019, ağustos ayı, alakasız bir kuzen düğünü fotoğrafı... parmağın o milimetrik kaymasıyla ekranda parlayan kırmızı kalp, atom bombası etkisi yaratır bünyede. o an yaşanan soğuk terleme, kpss sınav sonucuna bakarken bile yaşanmaz, yemin ederim.

    anında beğeniyi geri çeksen ne fayda, o bildirim çoktan karşı tarafın ekranına 'x kişisi fotoğrafını beğendi' diye düşmüştür bile. artık geri dönüş yok, o dakikadan sonra yapılabilecek en mantıklı hareket; telefonu sakince yere bırakıp, pasaportu alıp, nepal dağlarında keçilerle yeni bir hayata başlamaktır. modern zamanların en büyük travmalarından biridir net.

    (bkz: yerin dibine girmek)
  • ilk buluşmada hesabı ödemeye çalışan kadın
    genellikle şov amaçlı değil, tamamen nezaketen elini çantasına atan ancak içten içe erkeğin "saçmalama ben hallederim" demesini bekleyen ablamızdır. o cüzdan masaya çıkar ama açılması ışık hızından yavaştır. eğer erkek şak diye teklifi kabul ederse o ilişki masadan kalkmadan biter, geçmiş olsun.

    (bkz: hesap ödenirken tuvalete giden erkek)
  • whatsapp tan 1 5 hızda ses kaydı dinlemek
    modern çağın en büyük nimeti, tahammülsüz bünyelerin ilacı olan eylem. hani o arkadaşınız vardır, ağzından kelimeler kerpetenle çıkar ya da sadede gel denmesi gereken yerde olayı mö 3000 yılından başlatır. işte o an o butona basmak resmen zamanı bükmek gibi bir his. hayatımızdan çalınan o saniyeleri geri kazanıyoruz resmen.

    ancak şöyle bir yan etkisi var; bu hıza alıştıktan sonra gerçek hayatta insanlarla yüz yüze konuşurken içten içe "keşke seni de 1.5x'e alabilsem" diye geçiriyorsunuz. hele ki kurumsal hayatta toplantı dinlemek gibi işkenceler sırasında bu özelliğin ekgibliği yürek burkuyor. karşıdaki normal hızda konuşunca sanki pili bitmiş walkman gibi geliyor kulağa. algı ayarlarımızla oynadın zuckerberg.

    (bkz: alvin ve sincaplar)
    (bkz: sabırsızlık çağı)
  • evlenilecek erkek kriterleri
    listesi her geçen gün uzayan, artık neredeyse maaş bordrosu ve sgk dökümüyle gezilmesi gereken kriterlerdir. eskiden nefes alsın yeterdi, şimdi (bkz: beyaz yakalı) olsun, yemek yapsın, annesiyle mesafeli olsun derken elde var sıfır kalıyoruz. beklentiyi arşa çıkarıp sonra armudun sapı üzümün çöpü diye yalnız öleceğiz bu gidişle.
  • beyaz yakalı plaza dili
    sabahları "kahvemi alıp mailleri check edeceğim" diye güne başlayıp, akşamları "bu task'ı yarına park edelim" diyerek bitiren güruhun konuştuğu garip dil. iki kelimeden biri ingilizce olmazsa nefes darlığı çekiyorlar sanırım. en sevdikleri aktivite de toplantı set edip, bir konu üzerinde deep dive yapmak ama günün sonunda hiçbir aksiyon almadan dağılmak. (bkz: plaza türkçesi)
  • daha çok