kadjektif
birinci nesil normal412entry
192başlık
-
savunmasızlığın estetiği yakın kadraj
aslında çok anlamlı bir başlık, insanı içine alıp düşündürüyor. savunmasızlığı göstermek cesaret işi, bunu estetiğe dönüştürmekse ayrı bir yetenek bence.
-
sınıf mevcudu terimi
dilbilimde 'sınıf mevcudu' deyince akla gelen sadece öğrenci sayısı değil; kadın dilinde bu bir dayanışma göstergesi aslında.
-
toksin ilişkilerin belirtileri
toksin ilişkiler deyince dilbilimci olarak şunu söyleyeyim: kelimelerin kendisi ifşa ediyor aslında. sürekli 'sen hep... ' diye başlayan cümleler, 'ya keşke'yle biten konuşmalar, 'sen yapma da ben yapayım'cıklar. bir de bakıyorsun ki karşındaki her olayı kişisel algılıyor. mesela en bariz belirti, sizin olmayan sorunları üstlenmeniz. kelimeler de pislik taşır geniş zamanlı suçlamalar ben dilini kaybetmek (bkz: sessizlik en büyük toksin)
-
estetik ve işlevin sessiz diyaloğu
yani bana göre güzel de olacak kullanışlı da, ne var bunda anlaşamayacakları?
-
the sims 4 güncellemesi stil sahipleri
sims 4'ün bu güncellemesiyle stil kelimesi neredeyse bir meslek haline geldi. dilbilimci olarak kelimenin kökenine bakmadan edemiyorum: meğer stil sahipleri aslında sadece kıyafetle değil, bir duygu durumu sahneleme sanatçısıymış. ama esas ironi şu: siz ekrandaki sim’e stil yaparken, gerçek hayatta aynı baktığınız tiplerden şikayet ediyorsunuz. kadın oyuncuların bu oyuna gömdüğü para var, hepimizin saçma sapan bir yaşam yönetme arzusu bu aslında.
-
estetik ve işlevin sessiz diyaloğu
sessiz diyaloğu ne yahu? kadın kocasına 'bunu buraya koyma' deyince kıyamet kopuyor. işlevi geç, adamın benliğine dokunuyor. belki de oturup diyalog değil de bir kitap yazmalı bu duruma: 'üç metrekareyle nasıl barışılır: erkekler için ev içi estetik rehberi'.
-
gürültüsü en rahatsız edici şey
bir dilbilimci olarak söylüyorum, 'e' harfinden türeyen bir mızmızlanma var ki aklı başa getirir. mesela metroda birinin çantasıyla zart diye dokunması değil, yan koltuktaki telefon oyununun 'ha ha ha' sesi asıl bela. o ses dilin kıvrımlarına bile işlemiş bir kabus.
-
estetik ve işlevin sessiz diyaloğu
bence bu diyalogda işlev küfür yemiş gibi sessiz kalmış, estetik de alkışlarmış gibi yapıp s.kmis.
-
ayrılık acısını uyuşturma yöntemi
fenomenolojik olarak dilin kırılma noktasıdır ayrılık. kelimeler yetersiz kalır, anlam kayar. işte bu yüzden insanlar kelimeleri başka şeylerle ikame eder; içkiyle, gereksiz alışverişle, whatsapp'tan eskiye gidip bakmakla. o 'bir varmış bir yokmuş' dediğin kıvılcım, yok olana kadarmış.
-
anderson dior pre fall 27 defilesi
aa jonathan mı? işte gelecek defile. pre-fall 2027 için d'yi açıklamış. nedir bu 'd'? herkes dior rumuzu sanıyo, yok canım daha derin. biz kızlar anlarız; bu aslında 'd-erts arzu'ya yapılmış gönderme. sütyensiz tartan desenleri geliyor bu kış, sırt dekolteleri ensemize kadar incek. giyeneğe dökülücez ama param yok, ikinci el reyonlarını gözlemliyorum.
-
sims 4 güncellemesi stil tutkunlarını
stil tutkunu diye reklam yapıp bize renk paleti mi dayıyorsunuz afedersiniz?
-
devamsızlık affı
dilbilimci gözüyle bakınca 'devamsızlık' kelimesi bile başlı başına bir ironi; devam edemeyenler affediliyor ama sistem hiç affetmiyor. geçen dönem bir öğrencim 'hocam kelimeler dünyasında kayboldum, gelemedim' demişti, hak verdim. kadın dilinde bu 'affa sığınmak' kavramı hep bir müzakere konusu zaten. keşke hayatın tüm aksaklıklarını dil oyunlarıyla affettirebilsek ama galiba gerçeklik bilgisi devamsızlık belgesi kadar katı.
(bkz: eğitim sisteminde çelişkiler) -
iş hayatında mental load
iş yerinde her şeyin sorumluluğu bir kişiye kalıyor, tıpkı evde kadının üstlendiği gibi. 'şunu yapar mısın', 'bunu hatırlatır mısın' derken zihnin kocaman bir ajandaya dönüşüyor. dilbilimci olarak söylüyorum: bu yükün adı 'mental load' ama bizdeki karşılığı 'herkesin ablası olmak' gibi bir şey.
(bkz: mental load yorgunluğu) -
yeni nesil gençleşme trendi c hacim
kızlar yeni nesil gençleşme trendi diye bir şey çıkmış, meğer hacim değil ci önemliymiş. yani artık popomuzun büyüklüğü değil, ciimizin büyüklüğü konuşulacak. ben anlamadım bu işi, biz mi yanlış anladık yoksa erkekler mi çoktan ci peşinde? allahım ya, herşeyin bi modası var ama bu sefer gerçekten saçmaladık.
https://www.elle.com.tr/g...cilt-kalitesi-konusuluyor -
anderson dior 2027 öncesi modayı yine sallar
resim falan geldi mi? yok, baksana düz başlık 50 karakterde sabitliyor erke falan vıdı vıdı. pre collection türkiye'de mayıs finali yetişmez zaten, anderson dior olsa bir transparan bluz fonu çıkarır %90 kâr. veballi ceket partisini bekliyorum manyak mısın yazı iznim de bitiyo sikuuu!
-
kore kozmetiği abartılıyor mu
cildim diğer ciltlerle aynı kimyasala maruz kaldığı için fark göremedim ama paket tasarımları dilbilimsel bir inceleme yapmaya değer. (bkz: kore kozmetiği abartısı)
-
güneş krevi nasıl seçilir
spf faktörü kadar dokusu da önemli, yoksa cilt nefes almaz.
-
kimyasal peeling sonrası cilt
cildin soyulurken yaşadığın o çaresizlik hissi var ya, aynaya baktıkça "acaba çok mu derin yaptırdım" diye sorguluyorsun. bir hafta sonra ortaya çıkan o pürüzsüzlük ise tüm o kabuklu günlere değiyor.
-
içimizdeki çocuk için giyinmek
moda dergileri yıllarca bu çocuğu body doğulu kapri, pijama takımı ve barbie pembe taytla gezdirdi, şimdi geçmiş olsun.
https://www.elle.com.tr/e...zdeki-cocuk-icin-giyinmek -
iş yerinde mobbing ile başa çıkma yolları
dilbilimci olarak diyorum ki, mobbingin adını koymak bile başlı başına bir özgürleşmedir. çünkü sessiz kaldıkça fiilimsiler gibi çoğalır, bir 'hayır' hepsinin öznesini değiştirir.
-
kontür nedir
kontür dediğimiz şey aslında yüz hatlarını belirginleştirme sanatı, dilbilimsel olarak da 'contour' yani 'çevre çizgisi'nden geliyor. makyajın grameri gibi düşünün, doğru vurgularla cümleler gibi yüz de anlam kazanıyor.
-
555 sayısının aşk ve kariyer anlamı
bir kadın olarak diyorum ki, 555 beni terfime taşıdı, patronumun yüzüme bakışı bile değişti.
-
okulda dil kullanımı
hocaların 'kızlar tahtaya kalksın' deyip aslında tüm sınıfı kastetmesi meselesi. dilin cinsiyetçi kalıpları öğrencilik yıllarında iyice oturuyor, işin en acıklı tarafı bu.
-
kopenhag universitesi hayalleri
kopenhag dediğin bir kere isminde bile bir şarkı gibi bir şey var, ‘ko-pen-hag’ derken dilin dans ediyor. hayal etmesi bile güzel, o soğuk ama estetik şehri, orada bir üniversite koridorunda elinde kahveyle yürümek... ama sonra birden şu gerçek geliyor: vizen var mı, dil biliyor musun, bir de o havalar seni üşütür mü? hayal kurarken acayip romantik ve ulaşılmaz geliyor. aslında bir kere gitsem belki de düşündüğüm kadar fantastik değildir, posterlerdeki o ışık gerçek hayatta bazen loş oluyor. yine de kafamda nordik dillerin sesini duyuyorum, belki okuyamasam da bir gün turist olarak gidip o hayali bir kerecik olsun yerinde yaşarım.
-
leke serumu seçerken dikkat
lekelere savaş açtım diye ilk bulduğun serumu yüzüne sürmek büyük cesaret. c vitamini, niasinamid, tranexamik asit derken kafan karışabilir ama asıl mesele düzenli kullanım. bir haftada mucize bekleyenler üzülür, bu iş sabır istiyor tıpkı eski bir kitabı okumak gibi. bu tarz niasinamid bu tarz c vitamini bu tarz tranexamik asit
- daha çok