• bugün (35)
/ 2  
  • 85 entry
  • 60 başlık

korsankedi

birinci nesil normal 13 ocak 2026
  • love bombing
    ilk hafta seni dünyanın merkezi sanmana sebep olup, ikinci hafta mesajına görüldü atınca acaba nerede yanlış yaptım diye ağlatan modern zaman manipülasyonu. adamdaki o ilgi, alaka, o hediyeler falan sanıyorsun ki beyaz atlı prens navigasyonu şaşırıp senin konuma gelmiş. halbuki herif sadece avlanma güdüsüyle hareket eden bir şovmen.

    sakın ola o süslü laflara, ani tatil planlarına kanıp hemen gardınızı düşürmeyin kızlar. o ilk baştaki yoğun ilgi tamamen bir illüzyon, sonrası ise tam bir hayal kırıklığı ve antidepresan reçetesi. adam resmen duygusal yatırım yapıp karı alınca borsadan çekiliyor. yemeyin bu numaraları.
  • yağlı cilde nemlendirici sürme çilesi
    mat bitişli diye sattıkları o dünyanın parası kremleri sürdükten tam on dakika sonra suratım yine kızartma tavasına dönüyor, hani nerede o vaat ettiğiniz kadifemsi his? disko topu gibi parlayarak gezmekten ciğerim soldu, resmen cildim kendi yağında kavruluyor. her sabah mat başlayıp öğlene doğru paratonere dönüşmekten bıktım, pudraya abanmaktan yakında geyşa gibi dolaşacağım ortalıkta.
  • tırnak bakım yağı bağımlılığı
    akşamları dizi izlerken ellerimi vıcık vıcık yapıp sonra "aman dur şu mesaja bakayım" gafletiyle telefon ekranını hayalet avcılarındaki slimera çevirdiğim aktivite. o minicik şişelere dünyanın parasını verip içindeki üç gramlık sıvıyı altın suyuymuş gibi damla damla kullanıyoruz, sırf tırnak etlerimiz azıcık insana benzesin diye. evde ne kadar jojoba, badem, lavanta varsa karıştırıp simyacı gibi dolaşıyorum ortalıkta ama sonuç yine hüsran, yine soyulan manikür.

    sürdükten sonra o ellerin hiçbir şeye değmemesi gereken on dakikalık süreçte gelen o ani tuvalet ihtiyacı ya da kaşınma hissi de işin bonusu. hani böyle eller havada beklersin ya, sanırsın birazdan açık kalp ameliyatına gireceksin, öyle bir sterilize, öyle bir ciddiyet. iki gün sürmeyince tırnakların yine kurumuş dal parçasına dönmesi ise evrene mesaj sanırım.

    (bkz: limonlu zeytinyağı mucizesi yalanı)
  • mauro icardi nin wanda nara takıntısı
    gerçekten inanılır gibi değil, adamın gözü karısından başkasını görmüyor resmen büyülenmiş gibi dolanıyor ortalıkta. hani tamam aşk güzel şey de bu kadar toksik bir ilişkiyi nasıl bu kadar büyük bir tutkuyla yaşayabiliyor aklım almıyor. o kadar parası pulu var, kariyeri zirvede, istese dünyaları serer önüne ama hala o kadının peşinde perişan oluyor, biz de burada vizyonsuz sevgililerimize laf anlatmaya çalışalım.

    valla bravo diyorum başka da bir şey demiyorum. bu seviye bir sadakati hak edecek ne yaptı bu kadın çok merak ediyorum, gidip kursunu falan alalım bari. adam saha içinde aslan kesiliyor, evde kedi gibi, manipülasyonun böylesine de şapka çıkartılır. allahım bize de şöyle gözü bizden başkasını görmeyen, kaostan beslenen birini nasip et desem mi bilemedim şimdi, bünye kaldırmaz mazallah.
  • asla işe yaramayan pahalı göz altı kremleri
    kızlar allah aşkına cidden o minnacık kavanozlara maaşın yarısını gömüp mucize bekleyen tek saf ben miyim? hayır yani o paraya botoks yaptırsam en azından bi gerginlik olurdu, suratımda bir ifade değişikliği olurdu. her gece pıt pıt parmak ucuyla masaj yapa yapa sürdüm, sonuç yine uykusuzluktan ölmüş zombi bakışları, yine kapatıcıya muhtaç bünyeler. o influencer tayfası filtreli suratlarıyla kameraya geçip "aa bakın nasıl aydınlandı" diye bas bas bağırırken biz de sazan gibi atlıyoruz, resmen enayilik.

    işin komik tarafı da sürdükten sonra psikolojik olarak "ay sanki biraz açıldı rengi" diye kendimizi kandırmamız. oysa o morluklar oraya kamp kurmuş, gitmeye hiç niyetleri yok. bol su içsem geçer diyorlar ama okyanusu da içsem benim göz altlarım isyanda. boşuna o paraları dökmeyin, gidin adam akıllı bir kapatıcı alın en azından neye para verdiğinizi bilirsiniz, vallahi şiştim artık bu yalan dolan vaatlerden.
  • parsons school of design
    babadan kalma holding hisseleriyle new york sokaklarında "ben sanatçıyım" diye gezinen kızlarımızın favori mekanı. o kadar parayı bana verseler yemin ederim moda haftasını değil modanın tarihini baştan yazarım ama vizyon meselesi tabi.

    gerçi mezun olduktan sonra o diplomayla ne yapıyorlar çok merak ediyorum, sanırım sadece zengin koca bulma cv'sine ekleniyor.
  • mutlu evliliğin sırrı
    valla hiç kendinizi paralayıp romantik komedi filmlerindeki sahneleri aramayın, bu işin tek olayı beklentiyi yerin yedi kat altına indirmekten geçiyor. adamı evdeki bozuk bir beyaz eşya ya da eğitilmesi zor bir evcil hayvan gibi kabullendiğiniz an nirvanaya ulaşıyorsunuz. çorabını kirli sepetinin içine değil de yanına bıraktı diye sevinç çığlıkları atacak kıvama gelirseniz tamamdır bu iş, formülü çözdünüz demektir.

    ha bir de o kaynananızın her lafına he deyip arkasından kendi bildiğinizi okuma sanatını icra edemiyorsanız şimdiden geçmiş olsun. en büyük sır kocayı değil anasını yönetmekten geçiyor, bunu çözdüğümden beri evde huzur var, kafamda kuşlar ötüyor resmen.
  • situationship
    sabah günaydın mesajı atar, akşam n'apıyorsun diye darlar, hafta sonu plan yapar ama konuyu ne zaman ciddiyete getirseniz "ya biz böyle iyiyiz, akışına bırakalım, etiketlere ne gerek var" moduna giren o vizyonsuzun size yaşattığı modern zaman işkencesidir. kızlar kendinizi kandırmayın, bu adam size bayılmıyor sadece canı sıkıldığında ya da o dm attığı diğer kız cevap vermediğinde ilginize muhtaç kalıyor.

    bunun sonu genelde sizin salya sümük ağlayarak her yerden engellemeniz, onun da üç gün sonra hiçbir şey olmamış gibi yüzsüzce "nbr?" yazmasıyla biter. o yüzden bu flörtöz sürüncemeyi gördüğünüz yerde topuklayın, yoksa üç kuruşluk adamlar yüzünden ruh sağlığınızdan olursunuz benden söylemesi.
  • 365 gün
    massimo torricelli beni kaçırıp o odaya hapsedecekse vallahi gıkımı çıkarmam, polise gidip şikayetçi olanın da alnını karışlarım.

    filmin konusu falan zerre umurumda değil, o bakışlar ve kaslar varken senaryo aramaya ne gerek var allasen.
  • pick me girl
    sürekli "ben diğer kızlar gibi değilim, dram sevmem, hamburger yerim" diye gezinip erkek kankalarının onayına muhtaç yaşayan o tipler. ya tamam en doğal sensin, en iyi pes oynayan sensin, anladık. sırf dikkat çekmek için girdiği erkek fatma görünümlü ilgi budalası hallerine kendisi bile inanmıyordur eminim ama neyse, biz yemiyoruz canım.
  • spekulum
    doktorun sadece biraz baskı hissedeceksin yalanına inanıp o masaya yattığında, maruz kaldığın o buz gibi metal hissiyle ruhunu teslim etmene ramak kalıyor. bence orta çağ işkence aletleri müzesinden yanlışlıkla hastaneye getirilmiş olması çok muhtemel.
  • at kılı fırçasıyla bacak zımparalamak
    o kadar hırsla fırçaladım ki yakında kemiğe ulaşacağım ama o batıklar hala bana mısın demiyor. lazere dünya para döküp yine de cımbızla operasyon yapacaksam ne anladım ben bu pürüzsüzlük sevdasından.
  • bir erkeğin aldattığını ele veren detaylar
    kızlar boşuna ajanlık yapıp kendinizi yormayın, mevzu aslında çok basit. eğer adam durduk yere kendine bakmaya, o göbeği içeri çekmeye başladıysa ve telefon tuvalete bile onunla giriyorsa geçmiş olsun. hele o telefon masada sürekli ters duruyorsa ve gece yarısı gelen bildirime "spam mesajdır ya" deyip bakmıyorsa o gemi limandan çoktan kalkmıştır.

    içinize o kurt düştüyse, o mide bulantısı başladıysa kesin bir haltlar karıştırıyordur, bizim hislerimiz şaşmaz. "kuruntu yapıyorum" diye kendinizi kandırmayı bırakın, o "toplantı uzadı" yalanlarını yesinler. direkt kapının önüne koyun valizini, gitsin kiminle "toplantı" yapıyorsa onda kalsın.

    (bkz: whatsapp bildirimlerini kapatan erkek)
  • düzenli kaş serumu kullanma işkencesi
    üç gün sürüp dördüncü gün sıkılıp bıraktığım, sonra aynaya bakıp bunlar niye hala ip gibi diye ağladığım kozmetik fiyaskosu. hani o instagram’daki kızlarınki gibi orman gibi olacak sandım ama sonuç hüsran, sadece cüzdanım hafifledi o kadar. bir de yanlışlıkla alnıma taşırdım, yakında orada yeni bir ekosistem oluşacak diye korkuyorum.
  • la roche posay cicaplast baume b5
    suratıma boca ettiğimde kendimi hayalet casper gibi hissetsem de sabaha bebek poposu gibi uyanıyorum resmen. kireç gibi gezmeye razı edecek kadar ne koydularsa içine helal olsun valla.
  • tarkan ın baba olduktan sonraki inanılmaz değişimi
    adam resmen evinin erkeği çocuklarının babası moduna o kadar kaptırdı ki kendini, yakında bim'den ucuza bebek bezi kovalarken göreceğiz diye korkuyorum. o sahneleri yıkan megastar gitti yerine pazar sabahı fırına ekmek almaya giden göbekli enişte modu geldi sanki. yine de o gümüş rengi parlak taytları giyip kıvırdığı günleri özlemedim desem yalan olur vallahi.
  • flörtün story beğenmesine anlam yüklemek
    hemen nikah tarihi almak moduna girmeden önce bi derin nefes alıp o telefonu yavaşça yere bırakın kızlar. o like butonuna basarken herifin aklından geçen tek şey muhtemelen baş parmağını esnetmek falandır, o kadar düz mantık çalışıyorlar çünkü. siz burada kırk takla atıp senaryo yazarken o çoktan başka daldaki kuşlar ile ilgilenmeye başlamıştır bile, yapmayın etmeyin.
  • sadece kadınların olduğu platformlar
    valla sonunda nefes aldığım, erkek sinek bile uçmayan o kutsal mekanı buldum. kadınlarsözlük sayesinde dm kutusuna kamp kuran dayılar ve her konuda fikri olan her boku bilen eril tayfa olmadan iki kelam edebiliyoruz. resmen sanal detoks gibi geldi, içerisi mis gibi östrojen kokuyor kızlar toplanın.
  • retinol kullanıp yılana dönüşmek
    güzelleşelim derken suratımın pul pul dökülmesiyle beni resmen deri değiştiren bir kobra yılanına çevirmiş mucizevi içerik. o soyulma evresinde evdekiler korkudan yüzüme bakamadı ama sabrettim, şimdi cildim o kadar parlıyor ki yansımasından saçımı tarıyorum. çektiğimiz onca acı, yanma ve gerginlik meğer bu cam gibi surat içinmiş.
  • fosforlu kalem
    sırf notların altını çizerken oluşan o mükemmel renk uyumunu görebilmek için ders çalışıyormuş gibi yaptığım minnoş kırtasiye ürünüdür. pembe ile turuncunun yan yana gelişi beni benden alıyor, dersi falan unutup renk skalasına dalıyorum.

    hayır o değil de, bu kadar para verip aldığım setin kapağını açık unutan o arkadaşımla hala konuşmuyorum, affedemem.
  • mauro icardi
    kızlar adam o kadar tatlı manipüle ediyor ki wanda'nın yerinde olsam ben de her gün kavga edip barışırdım. sırf o gülüşü görmek için bütün mal varlığımı üstüne yapabilirim, ciddiyim.
  • panda gibi gezmekten kurtaran kremler
    o kadar parayı bu minnacık tüplere gömdüğüme inanamıyorum gerçekten. hani sürünce anında aydınlanacaktı, hani sabahları zombi gibi uyanmayacaktım? hepsi koca bir yalan, resmen o minik kutulara servet ödüyoruz ama sonuç yine hüsran yine hüsran. yok kafeinmiş yok c vitaminiymiş derken evin banyosu kimya laboratuvarına döndü ama o morluklar bana mısın demiyor, inatla orada duruyorlar.

    günde üç litre su içsem de on saat uyusam da genetik denen o illeti yenemiyorum maalesef. mucize bekleyip o beş bin liralık kremlere kanmayın, gidin düzgün bir kapatıcı alın ve hayatınıza devam edin. çünkü o kremler sadece cüzdanınızı hafifletmeye yarıyor, morlukları değil.
  • yüzü yağla yıkayıp sonra jelle temizlemek
    önce o vıcık vıcık yağı sürerken kendimi kızartmalık patlıcan gibi hissediyorum yalan yok.

    ama sonra jelle üstünden geçince o gözeneklerin nefes aldığını duymayan bizden değildir kızlar. cildimdeki bütün günahlar arınıyor resmen, kore kozmetiği bataklığına düştük bir kere geçmiş olsun.
  • demet akalın ın aşırı logolu gucci eşofmanı
    kızlar gerçekten gözlerim kanadı o ne rüküşlük, o ne marka sevdasıdır anlamadım gitti. yani tamam paran var, en pahalı markaları giyiyorsun ama insan o logoların içinde kaybolur mu yahu? yemin ederim bizim sitenin altındaki sosyete pazarında satılan çakma ürünler bile kombinde daha asil duruyor, o kadar para harcayıp da bu kadar uyumsuz olmayı nasıl başarıyor gerçekten tez konusu olmalı.

    kocası da bir şey demiyor mu acaba evden çıkarken, hayatım bu ne hal, yürüyen reklam panosuna dönmüşsün diye uyarmıyor mu? hayır biz giysek mahallede millet arkamızdan teneke çalar, bu kadın giyince kendini moda ikonu sanıyor. neyse yine de şarkılarını gizli gizli dinleyip gaza gelmeye devam edeceğim ama o güneş gözlükleri ve eşofman takımını lütfen acilen yakalım, retina sağlığımız için çok riskli.
  • selülit kremine servet dökmek
    valla kızlar kendimizi kandırmayalım, o pahalı markaların janjanlı kutularına kaç maaş bıraktım ben bilirim. sürüyorsun böyle ferah ferah, yandıra yandıra bir his veriyor sanıyorsun ki yağlar eriyor foşur foşur. alakası yok, sadece cüzdanınız eriyor haberiniz olsun. o kremleri sürünce bacaklar pürüzsüzleşmiyor, sadece nane kokulu portakal kabuğu oluyorsunuz o kadar.

    işin acı gerçeği şu ki, o popoyu kaldırmadan, o bacakları cayır cayır yakmadan gitmiyor o nalet şeyler. mucize bekleyip kozmetik reyonlarında ömür çürütmeyin. bol su, temiz beslenme ve lanet olası squat dışında gerisi tamamen kozmetik sektörünün bize kilitlediği süslü yalanlardan ibaret. üzgünüm ama durum bu.
  • daha çok