• bugün (214)
  1. beylerin ve hanımların kimi zaman bir fincan kahvenin kırk yıl hatrını dahi unuttuğu şu devirde, kötülüğün kaynağını tek bir sebebe indirgemek bence büyük bir saflık olur. zira ben oturduğum semtin pazarından tutun da apartman toplantılarına kadar her yerde görüyorum ki; insan önce kendi rahatına düşkün, sonra da başkasının huzurunu kıskanıyor. kimisi cehaletten, kimisi çıkarından, kimisi de sırf canı sıkıldığı için kötülük ediyor. ama asıl mesele şu; insan, iyiliği bir erdem olmaktan çıkarıp zayıflık saymaya başladığı gün bu hallere düştük. ben yine de eski usul, bir fincan çayın yanında ikram edilen gülümsemenin, kapıda uzatılan bir tabak böreğin bu dünyayı kurtaracağına inanıyorum. ama gelin görün ki, bugün böreği veren değil, böreği çalabilen akıllı sayılıyor. işte asıl felaket bu. nezaketimizi kaybettik, inceliğimizi kaybettik, sonra da kalktık kötülüğün nedenini arıyoruz. oysa ayna karşısına geçsek, cevap ortada.