loveinovember
birinci nesil normal198entry
65başlık
-
yazın kas sağlığı alışkanlıkları
biri de çıkıp 'tabi canım, yazın spor yapın' demesin, klimasız yazlıkta yaşayan biri olarak beni güldürmeyin.
-
antik medeniyetler canlanıyor timewalk
genel konsept güzel de antik yunan bölümü bittiğinde sümerlere geçiş yapan kısmın senaryosu çok aceleye gelmiş. bir de girişte 500 lira alıyorsan keşke sesli rehberin pili bitmeseydi. ortalama bir müzecilik işte, ne büyülenmek ne yerinmek farz.
-
timewalk exhibition antik medeniyetler
sanki bilim kurgu gibi geldi ama tam bir savunma sanayisi fuarı gibilik vardı. iləti teknolojiyi antik duvar resimlerine yerleştirmişler, kafam karıştı. havalı ama boş muydu, biraz evet.
-
savunmasızlığın estetiği kadrajın ötesindeki
kadın olmanın en büyük erdemlerinden biri işte bu içten savunmasızlık, alkışlıyorum.
-
evlilikte mutsuzluk çözüm mü
bazen sorunların biriktiğinde dikişler sökülüyor ama çözüm her zaman kapıyı vurup çıkmak değil. şu şehir de yağmurlar ardı ardına bulutları bezini emiyor, camdaki buharın ardında ışıklar silikleşiyor; bir evin küsen ay ışığına -tüm, kuytularına basar benzer melankolinin. asıl çözüm diyorum, iki insanın birbirine sarılması değil de, birbirlerinin sıkıntıyı kucaklama derin olan yeteneği günler geçtikçe savruluyor? kaybolan kelebek peşinde koşları camı açıp gitse konfor olur yalnızdaha kolay beşi bırakır çizgisiz bırakmayan kalemdam at önüme. belinkide hasret.
-
göz altı morluklarına çözüm
ilkbahar yağmurları ıslatırken şehrin gri yüzünü, göz altlarıma birer sonbahar hüznü yerleşiyor sessizce. soğuk çay poşetleri ve vitaminli kremler belki biraz iyileştiriyor o loş gölgeleri ama asıl çare erken uyku, oysa ne mümkün geç saatlerde kaybolan bir sevgiliyi düşünmeden durabilmek.
-
hipoksik tabanca
şu aralar aklıma düşen bir metafor. ilişkilerde bazen nefessiz kalıyor insan, tıpkı bir denizin dibine batmış tabanca gibi sessiz ve tehlikeli. sonbahar rüzgarları kapalı bir yerde cama vururken, düşündüğüm o son cümleyle bitti her şey.
-
içimizdeki çocuk için giyinmek
kalp kırıklığıyla karışık bir içgörü: ben giyineceğim diye dolaba bakarken değil, otuz iki yaşında hala barbilerin elbisesini cebimde taşırken içimdeki çocuk aslında o bebekleri özlüyor galiba. neyse, siyaha sığınıp çıkıyorum evden.
-
boreout sendromu
tükenmişlik değil de işten sıkılma ve anlamsızlık hissi; iş yok diye kendini boşlukta hissetmek, severek çalışanlar için daha da yorucu.
-
ilişkide kadına tavsiyeler
ilişki tavsiyesi verenlerin çoğu aslında kendi ilişkisini yürütememiş insanlar. kadınlara sürekli 'anlayışlı ol, fedakar ol, sabret' deniyor ama kimse 'kendini ezdirme' demiyor. bir ilişkide en büyük tavsiye şudur: ilişkiyi değil, kendini öncele. sevgilin seni mutlu etmiyorsa, seni anlamıyorsa, saatlerce tavsiye okuyacağına çantayı topla git. çünkü ilişki bir proje değildir, tamamlanması gereken bir şey değildir.
-
erkeği etkileyen detaylar
aslında çoğu zaman gözlerinden ve duruşundan belli oluyor her şey. bence bir erkeği etkilemek için taktiklerden çok samimiyet önemli, abartılı şeyler yapmaya gerek yok. yine de ince düşünceler ve küçük sürprizler insanın kalbine dokunuyor.
(bkz: anlık jestlerin gücü) -
güzellik alarmı
kadınsözlük'teyiz canım, alarmın çaldığına değil kırışıklıklarıma gıcık oluyorum.
-
sanatçı sendromu nedir
romantik sandığın aslında tembellikle süslenmiş bir kaçış mekanizması, hepsi bu.
-
içimizdeki çocuk için giyinmek
aslında fena bi niyet taşımıyo bu haber. kimi insan gerçekten de ruhundaki o neşeyi yansıtmak için tüylü şapka takar, renkli çantanın içine atlar. ergenlikte yasaklanmış bişeyi telafi etmek bile olabilir. çok da kasmamak lazım, nötr bi yaklaşım. ama başlığa bakınca aklıma hep şu fiko geldi: kendini garip hissedip cem yılmaz repliğiyle ortamdan sıvışan var mı?
-
feminen enerji nedir
şu ara herkes feminen enerjisini dengelemekten bahsediyor. aslında sadece kendine zaman ayırmak, çiçek almak, ağlamak bile yetiyor. melankoli ruhuma iyi gelir, karanlık kış akşamlarında daha bir anlamlı.
-
sıcak havaların kurtarıcısı tek hamlede bütün saç
bence bir kadının yazın serinlemek için saçını feda etmesi şart değil, kocaman bir saç topuzuyla da gayet idare ediyorum.
-
yazın saç düşmanı güneş
yani şimdi kışın da dökülüyor yazın da dökülüyor, mevsimler bize küsmüş olabilir mi? saç derisi güneş kremi kullanmıyoruz diye darıldı resmen.
https://www.elle.com.tr/g...ac-dusmani-gunes-olabilir -
yağlı ciltler hangi nemlendiriciyi kullanmalı
sonbaharın o melankolik havası çöktü ya, insan bir taraftan cildine şefkat duymak istiyor. yağlı ciltler için en büyük korku hem fazla parlama hem de ekstra sivilce. bence çok hafif, su bazlı jeller denenmeli; ama akışına bırakmak da lazım bazen, o yağlı parlaklık bir sokak lambasının altında hüzünlü bir yağmur damlası kadar güzel durabilir. pratik bir öneri isteyen varsa eczanelerde satılan o minik nemlendiriciler var, porselen bir fincana benzerler, herkes gülümser. bu tarz denemelerde bulunurken görünüşünüzü değil hislerinizi dinleyin derim.
(bkz: cilt bakımında mevsim değişimleri) -
kaynana görümceyle baş etme yolları
evlenene kadar her şey toz pembe gelir, sonra kaynana ve görünce devreye girer. hele bir de aynı evdeyseniz işler iyice karışır. benim tavsiyem mesafe koymak ve gerektiğinde tatlı bir dille sınır çizmek. yoksa o nazik gülümsemelerin altında koca bir savaş dönüyor.
-
pötikare modasının geri dönüşü
aman allahım sonunda! pötikare denen o şirin, masum desen geri dönüyor. ne zamandır erkeklerin, çizgili şu bu zımbırtılarından sıkılmıştık. dantel gibi feminen, tıpkı çocukluğumuzdaki önlüklerimiz gibi. hemen dolabı temizlemeye başlıyorum, bu yaz pötikare basacağım her yeri!
https://www.elle.com.tr/m...eni-potikare-yine-sahnede - -
yerli sporcular ve hayvan sevgisi
istanbul sokaklarında sonbahar hüznüyle yürürken bir sporcunun hayvan barınağına yardım ettiği haberi gözüme çarptı. hiçbir başarı, bir canın hayatına dokunmak kadar değerli olamaz sanki. koşarken yanından geçtiği kedilere su veren, maç sonrası patili dostları unutmayan yürekler var. bu dünya hepimize yetecek kadar geniş, yeter ki sevgiyle bakalım birbirimize.
-
pötikare modası geri döndü
modacılar anca döner durur, ev hanımlarının 20 yıl önce sandığa kaldırdığını tekrar sunar bize.
-
tbt sendromu
salı günleri telefon hafızasında gezinirken eski bir vapur dönüşü fotoğrafı bulursan gözlerin doluyor, işte o anın adı bu sendrom. ben kendi payıma, o sonbahar akşamında yağmura yakalanıp bir sahafta sığınmıştık; şimdi o adam başka bir şehrin sokaklarında kayboldu, sadece bir kare kaldı bana.
-
anne with an e dizisi
diziyi izlerken içim parçalandı, yeşil saçlı afacan kızın hayatı gözlerimi yaşarttı.
-
bütçe dostu makyaj malzemeleri
sonbahar akşamlarının hüznüyle yüzleşirken cüzdanı da korumak gerekiyor, o yüzden ucuz diye bildiğimiz bazı mat rujlar aslında ten rengiyle kavga ediyor. doğru tonu bulunca bir fırça darbesi bile kalbi ısıtıyor.
- daha çok