- 90 entry
- 70 başlık
-
c vitamini sürünce güneşe çıkıp ıstakoza dönen kız
kızlar gerçekten inanılmazsınız, hani şişenin üstünde koca koca harflerle sabah sürerseniz üstüne güneş kremi boca edin yazıyor ama kimin umurunda. sonra yüzümde lekeler arttı, ben kıpkırmızı oldum diye ağlıyorsunuz. o asit cildini soyarken senin şapkasız güneşe çıkman doğal seçilim resmen.
bunun o paslı demir kokusunu ciğerlerine çekip sabahın köründe yüzüne süren bordo bereliler bilir, güneş kremi sürmezsen o serum yüzünü yakar, cildini de haritaya çevirir. influencer ablanız önerdi diye alıp ıstakoza dönmeyin, azıcık okuyun şu içerikleri be. -
ebrar karakurt un sahadaki ergen tavırları
bazen o kadar gaza geliyor ki yemin ederim ekran başından çekilip sığınak arayasım geliyor, o pembe saçlarıyla bir anime karakterinin dünyayı yok etme anını izliyor gibiyiz. tamam aşkım çok hırslısın anladık ama fileyi koparacaksın bir gün, azıcık sakin olsana be. yine de o deliliğine bayılıyorum, kim ne derse desin aşırı ikonik bir tip. -
botokslu influencerların doğal yaşlanın tavsiyesi
suratı porselen tabak gibi gergin, alnında tek bir çizgi bile olmayan ablamızın ekran karşısına geçip "kendinizi sevin, bol su için, yaşlanmak güzeldir kızlar" güzellemesi yapması sinir uçlarımla oynuyor resmen. yahu senin suratında o kadar dolgu var ki gülmeye çalışsan malzemeden çalacaksın, gelmiş bize burada doğallık satıyorsun. hayır bir de buna inanıp like atan kitle var, gerçekten inanılmaz bir simülasyonda yaşıyoruz.
(bkz: samimiyetsizliğin vücut bulmuş hali) -
bacakları at kılı fırçasıyla kazımak
miranda kerr olacağım diye derimi yüzdüm resmen, selülitler gitmedi ama bacağım alev alev yanıyor.
bu gidişle pürüzsüz değil kıpkırmızı ve acılı bir hayatım olacak. -
date sonrası whatsapp grubu mesaisi
eve varmadan takside başlayan, herifin tek kelimesi üzerine kurulan o muazzam strateji masası yüzünden artık gerçekten yaşlandım.
(bkz: analiz yapmaktan kafayı yemek) -
makyaj süngerinden çıkan fondöten nehri
yıkadıkça içinden çıkan o sonsuz fondötenle rahat iki kişiye daha makyaj yapılırdı, resmen servetimi lavaboya akıtıyormuşum gibi hissediyorum. o kadar ovalamama rağmen hala kusmaya devam etmesi ise tam bir sinir harbi. -
ofisteki sinsi görümce modeli
sabah masama gelip sahte bi gülüşle o işi hallettin mi diye sorarken gözlerinden saçtığı nefreti hissetmemek imkansız resmen. terfi alıcam diye patronun en sevdiği bitki çayını ezberleyen bu tipler yüzünden antidepresanlar leblebi gibi gidiyor. elindeki o kahveyi bi gün yanlışlıkla üzerine dökmemek için zor tutuyorum kendimi, allahım sabır ver. -
maaşın yarısını dermokozmetiğe gömmek
cildim ışıl ışıl parlayacak sanarken cüzdanımdaki devasa delikle bakışıyoruz şu an resmen.
o kadar parayı yüzüme süreceğime duvara sürsem evin sıvası bile daha pürüzsüz olurdu yemin ederim. -
canan dağdeviren
hem dünyayı kurtaran icatlar yapıp hem de o kadar şık giyinmeye utanmıyor musun canan, biz burda eşofmanla depresyondayız.
kadın dediğin azıcık bakımsız olur ki zekasına inanalım, valla sinirlerim bozuldu yine. -
eski sevgiliyi unutturan mucizevi taktikler
kızlar sakın o romantik filmlerdeki dondurma yiyip ağlama seanslarına kanıp kendinizi harab etmeyin, o göbek size kalıyor adam da gününü gün ediyor benden söylemesi. o gerizekalının ne zaman çevrimiçi olduğunu takip edeceğinize gidin indirimden o aşırı pahalı gece serumunu alın. cildiniz ışıl ışıl olunca o sümüklü herifin suratını bile hatırlamıyorsunuz, yemin ederim en iyi terapi parayı kendinize harcamak.
bir de en temizi bütün fotoğrafları silip numarasını ezberden de çıkarmak, yoksa o içkili gecelerde atılan o rezil mesajların pişmanlığı ömür boyu sürer. gidin kendinize yeni bir hobi edinin, pilatese falan yazılın, o toksik heriften kurtulduğunuzu kutlayın. ben öyle yaptım, şimdi o benim profilime fake hesaptan bakıp ağlasın. -
kariyerde ghosting
iş görüşmesine gidip, her şey harika geçtikten sonra şirketin bir anda sırra kadem basması ya da tam tersi adayın işe başlamaması durumudur. kurumsal hayatın en büyük dramlarından biri haline gelmiştir. -
bariyer onarımı
cilt bakımında 2026'nın kutsal kasesi. asitli ürünleri yüzüne boca edip cildini haşlayanların, çareyi seramid ve centella içerikli kremlerde araması durumudur. "cildim neden yanıyor?" sorusunun bilimsel cevabıdır. -
sleepy ped
Bugün yeni çıkardıkları pedi marketten denemek için 9 tl ye aldım denedim inanılmaz konforlu inanılmaz güzel sıfır koku resmen. Bu sefer olmuş bence. -
kabız yapmayan demir hapı
Bence kabız yapmayanı yok beraberinde mutlaka pronbiyotik alınmalı. -
flörtü kendine bağlama taktikleri
kaçan kovalanır klişesine sığınıp çocuğu manyak edene kadar aramayan hemcinslerimin uyguladığı garip yöntemdir.
sanki adamın başka işi gücü yokmuş gibi evde oturup sizin o prenses tribinizin bitmesini bekleyecek, çok beklersiniz. -
sivilce izi geçiren krem efsanesi
inanın bana o fenomenlerin storylerde öve öve bitiremediği, link kaydırınca mucizeler yarattığı iddia edilen o minik tüplerin içinde umut falan yok, bildiğiniz hayal kırıklığı var. sabah akşam sürüp yüzüm bebek gibi olacak diye beklerken cildimin daha da yağlanıp disko topu gibi parlaması şoku peki... o "bunu sürdüm izlerim silindi" diyenler kesinlikle filtreyi kökleyip bizi kekliyor, başka açıklaması olamaz çünkü cüzdanım resmen can çekişiyor şu an.
eczanedeki kıza kanıp aldığım onca üründen sonra yüzümdeki kraterler hala bana el sallıyor, o kadar parayı çöpe atsam daha az içim acırdı yemin ederim. o parayla gidip asit bakımı falan yaptırırdık en azından bir işe yarardı, şimdi elimde kalan tek şey gece yastık kılıfıma bulaşan vıcık vıcık bir krem ve sinir bozukluğu. -
cam gibi cilde sahip olma hayaliyle iflas etmek
tüm maaşı salyangoz özlü kremlere gömüp suratıma on katman ürün sürdükten sonra aynada blackpink üyesi değil de yağlı güreşten kaçmış pehlivan görmem rezaleti. o kadar parayı sırf yastığa yapışarak uyumak için verdiysek gerçekten helal olsun, cam cilt olacağız derken resmen ışıl ışıl parlayan birer disko topuna dönüştük. -
tca peeling yaptırıp yılan gibi deri değiştirmek
suratıma kezzap atılmış gibi gezdim üç gün ama o alttan çıkan porselen tabakayı görünce çektiğim bütün çileye değdiğini anladım. güzelleşmek için bu kadar acı çekmek zorunda mıyız gerçekten bilmiyorum. -
var sistemi
aslında bizim stalk yaparken kullandığımız o üstün zoom yeteneğinin ve detaycılığın yeşil sahalardaki en belirgin temsilcisi. hani o instagram fotoğrafındaki güneş gözlüğü yansımasından yanındaki kızı saniyesinde buluyoruz ya, heh işte hakemlerin o seviyeye gelmesi için daha kırk fırın ekmek yemesi lazım. onlar ekrana bakıp karar verene kadar biz çocuğun yedi sülalesini döküyoruz ortaya.
buna karşı çıkan erkekler de net bir şeyler karıştırıyordur bu arada, net bilgi yayalım. neymiş oyunun heyecanı gidiyormuş, yesinler heyecanını. kural hatası sevmiyoruz, her şey net olacak, her şey şeffaf olacak. o pozisyon en ince ayrıntısına kadar incelenecek ve gerçekler ortaya çıkacak, kimse kusura bakmasın. -
baking yaparken un kurabiyesine dönüşmek
sanırsın heidi klum olup kırmızı halıda yürüyeceğiz, alt tarafı iki kahve içeceğiz diye o kadar pudrayı suratımıza boca edip göz altında kuraklık yaratmaya ne gerek vardı anlamadım. gülerken mimik çizgilerimden dökülen tortularla yemin ederim bir tepsi börek açılır, o derece fenalardayım. -
mr darcy nin o meşhur el hareketi
bu sahneyi her izlediğimde yanımda horlayan herife bakıp neden ben diye sorguluyorum hayatı.
o kadar asil bir gerginlik ki, bizimki anca maç izlerken elini kolunu nereye koyacağını bilemiyor. -
meeting set etmek
beyaz yakalıların havalı görünmek için uydurduğu, duydukça tüylerimi diken diken eden o saçma tabir. bizim ofisteki o sinsi pazarlama müdürü olan yelloz, sırf evdeki kocasından ve ağlayan çocuklarından kaçmak için günün her saatine bunlardan koyuyor, sanırsın holdingi tek başına o kurtaracak.
geçen yine gelmiş, o iğrenç takma tırnaklarını masaya vura vura "tatlım ya, seninle acil bir meeting set edelim mi?" diyor. be kadın, alt tarafı geçen sezonun modası o rüküş ceketini nereden aldığını soracaksın, neyin şovunu yapıyorsun bana? ayrıca o sarı saçlarının dip boyası gelmiş, bence sen acilen kuaförüne bir randevu set et önce. -
sol elle sağ ele oje sürmek
dünyanın en büyük sınavıdır, oje değil sanki parmak uçlarıma soyut dışavurumculuk yapıyorum mübarek. o yamuk yumuk tırnaklarla gezmektense ellerimi bütün gün cebimden çıkarmam daha iyi valla. -
nivea mavi kutu
yüzüme sürdüğüm an parıl parıl parlamamı sağlayan, emilmesi için en az iki iş günü beklemem gereken o meşhur yağlı boya kıvamındaki krem.
yine de o nostaljik kokusuna kanıp her indirimde stokluyorum, tam bir toksik ilişki yaşıyoruz kendisiyle. -
dişil enerjiyi aktif etme yöntemleri
dün gece yine keşfette önüme düşen o ritüeli denedim kızlar, sirkeli suyla evi sildim, adaçayı yaktım ve evrene o beklediğim mesajı manifestledim. sonuç ne mi? eski sevgilimden ses seda yok ama ev şu an buram buram kemeraltı turşucusu gibi kokuyor. sırf birileri bizi el üstünde tutsun diye yakında evde kazan kaynatıp şaman olup çıkacağız başımıza, gerçekten akıllanmayız biz.
bizdeki bu spiritüel açlık yüzünden kuaföre verdiğimiz paradan fazlasını doğal taşlara ve tarot falına yatırır olduk. enerjiyi yükseltelim, çakraları açalım derken sadece tansiyonumuzu yükselttik, elimizde de koca bir hiç ve gece yarısı gelen o anlamsız stalk nöbetleri kaldı. - daha çok