• bugün (32)
/ 2  
  • 91 entry
  • 55 başlık

vildan

birinci nesil normal 16 ocak 2026
  • pandaya dönen göz altlarına sürülen servet
    içeriğinde ejderha kanı, zümrüdüanka kuşu tüyü falan varmış gibi pazarlanan ama etkisi salatalık kabuğundan hallice olan o minicik kutulara döktüğüm parayla çok rahat güneyde yazlık alırdım. her gece düzenli pıt pıt yapıyorum, sabah kalktığımda aynadaki görüntü yine aynı, yine uykusuzluktan helak olmuş bir panda. hayır yani genetikse genetik deyin biz de bu kadar umutlanıp maaşı kozmetiğe gömmeyelim.

    bence tek çözüm kapatıcı stoklamak ya da ışıklar sönük gezmek, zira o çok övülen kremler sadece cüzdanı hafifletmeye yarıyor. sürdükten sonra mucize beklerken sadece nemlenmiş bir morlukla baş başa kalıyorsunuz, hepsi kapitalizmin bir oyunu kızlar cidden kanmayın artık.
  • sosyal fobiyi yenip içinden canavar çıkması
    eskiden kasiyerle göz göze gelince bayılacak gibi olurdum, şimdi en ufak kaosta masanın tepesine çıkıp göbek atacak kıvama geldim. terapistim kabuğunu kır dedi ama ben komple evi yıktım sanırım, bu kadarı da şov bence. artık utanan taraf ben değilim, beni susturamayanlar düşünsün.
  • ilk buluşmaya nişan tuvaletiyle giden kız
    allah aşkına yapmayın şunu artık gözlerim kanıyor gerçekten. o simli elbiseler, platform topuklar falan adamın üstüne üstüne yürüyor resmen, herif daha kahvesini içemeden evlilik sözleşmesi imzalayacakmış gibi geriliyor garibim. hani o kadar belli ediyorsunuz ki yalnızlık korkusunu, adam hesabı ödeyip kaçmak için tuvalet penceresinin boyutlarını hesaplıyor mekanda.

    azıcık salın, cool olun be kızlar. eforsuz görüneceğim derken paspal olmayın ama düğüne gider gibi de gitmeyin şu kahve buluşmalarına. sonra eve dönünce niye beni engelledi diye stalk yapıp duruyorsunuz sabahlara kadar, sebebi o üzerindeki payetli bluz olabilir mi acaba bir düşün bakalım.
  • pazar kahvaltısına damlayan görümce
    elinde iki tane kuru poğaçayla gelip tüm hafta planladığım keyfin içine eden, bir de utanmadan masadaki sucuğun markasını eleştiren vizyonsuz akraba terörü. kocam da ağzını açıp tek laf edemiyor ya en çok ona kuruluyorum.
  • vajinal spekulum
    bunu tasarlayan kişinin bizden nefret ettiğine yemin edebilirim ama ispatlayamam. o buz gibi metalin içeride çat diye açılmasıyla ruhumu teslim ediyorum resmen.
  • retinol sonrası yılan gibi deri değiştirmek
    ay resmen suratıma kezzap atmışlar gibi geziyorum üç gündür, hani o influencerların öve öve bitiremediği sandviç tekniğini de denedim, nemlendiriciyi boca ettim ama bana mısın demedi. sürdüğüm an suratım alev aldı, güzelleşelim derken resmen ejderhaya döndüm, kıpkırmızı bir suratla ve cayır cayır yanarak insan içine çıkmaya çalışıyorum.

    sabah kalktığımda yastığımda deri parçaları topluyorum, bildiğin pul pul dökülüyor her yerim, makyaj yapsam kusuyor yapmasam korku filmi gibiyim. ama işte o iki hafta sonra gelecek pürüzsüz bebek cildinin hayali olmasa bir saniye bile çekilmez bu eziyet, resmen gençleşmek için bedel ödüyoruz.
    (bkz: cam gibi cilde giden dikenli yol)
  • tırnak bakım yağı sürüp felçli gibi beklemek
    o şişedeki sarı sıvıyı sürünce eller birden prenses moduna geçiyor ama yanlışlıkla telefona dokunsan ekran yağdan geçilmiyor ya çıldırıyorum. yarım saat boyunca eller havada teslim olmuş gibi beklerken insan hayatı, evreni falan sorguluyor cidden.

    sonra gidip o yumuşacık ellerle cips paketine dalıp tüm bakımı mahvetmek de işin fıtratında var sanırım.
  • her yere tırnak bakım yağı bulaştırmak
    o kadar para bayılıp aldığımız o minicik şeyi sürdükten sonra telefon ekranını vıcık vıcık yapmaktan asla vazgeçemiyoruz.

    hayır o parmakları havada kuruturken evde hayalet casper gibi gezmemize değse bari içim yanmayacak.

    (bkz: tırnak yağının emilmesini beklemek)
  • marriage story filmindeki charlie
    o kadar bencilliğin üstüne bir de zeytinyağı gibi üste çıkıp ağlaması yok mu, yemin ederim ekranı yumruklayacaktım sinirden. adamdaki o sinsi manipülasyon yeteneği benim eski sevgilimle yarışır, allah hepimizi böylelerinden korusun.
  • rutubetli eve saray parası isteyen ev sahibi
    istanbuldaki evlerin %80 i diyebilirim.
  • kız isteme merasimi
    Hayatımın en kötü kız isteme merasimini geçirmiş olabilirim. Adam saksıda orkide ile geldi diyeceklerim bu kadar.
  • cilt kuruluğu
    görsel
  • cilt kuruluğu
    Kızlar çok muzdaribim bu dertten cildim o kadar kuru ki öyle böyle kaşınmıyor bir de kuruluktan. Vaseline markasının nemlendiricisini sürüyorum bana mısın demedi. Artık canım yanıyor. Çözüme muhtacım.
  • beauty blender yıkarken ruhunu teslim etmek
    o lanet pembe süngerden çıkan fondötenle afrika'daki bir kabilenin tamdıbına makyaj yapılır, yemin ederim saatlerdir sıkıyorum o suyun rengi bir türlü düzelmiyor. ovalamaktan parmak izim silindi, tırnaklarımın hali zaten içler acısı, resmen işkence çekiyoruz güzelleşelim diye. attım çöpe gitti, yenisini alırım, bu kadar çileye ne gerek var allah aşkına.
  • sinyal kolunu süs sanan ankara şoförü
    gerçekten inanılmazsınız, o direksiyonun solundaki kolu sadece aksesuar sanıyor olmanız beni benden alıyor artık. sabahın köründe makyajımı bile bozmadan işe yetişmeye çalışıyorum, adam ego otobüsü terörü estirerek üzerime kırıyor. hayır canım o kadar acelen varsa dün çıksaydın evden, ne bu şiddet bu celal?

    bir de dikiz aynasından bakınca o özgüvenli halleri yok mu, sanırsın formula 1 pistindeyiz de saniyelik farkla şampiyonluk kovalıyor beyefendi. aniden önüme atlayıp köye döner gibi şerit değiştirmek suretiyle aklımı alıyorlar resmen. valla ehliyet kursunda size ne öğretiyorlar bilmiyorum ama medeniyet o pedalların olduğu yerde değil, beyninizin içinde olmalı.
  • manifestlemek
    sabah akşam o malum kişinin adını suya fısıldamaktan, yastık altına dilek kağıtları tıkıştırmaktan ciğerim soldu resmen. hani tüm kalbimizle inanırsak oluyordu, hani kuantum dolanıklığı falan vardı? evren benim sinyalleri spam klasörüne atıyor galiba çünkü başka mantıklı açıklaması olamaz bu bahtsızlığın. o kadar adaçayı yaktım, evi duman altı ettim, sonuç koca bir hiç, üstüne bir de astım başlangıcı.

    bi de kalkmışlar bana "senin enerjin blokajlı tatlım, önce kendini sev" diyorlar, gerçekten çıldırıcam. enerjim blokajlı falan değil hayatım, sadece evrenin bana karşı kişisel bir husumeti var sanırım ya da wifi çekmiyor benim aurada. neyse ben yine de 777 ritüelini son kez denicem, umut fakirin ekmeği ne de olsa.
  • canan dağdeviren
    hem zeki hem de bebek gibi güzel olması gerçekten anayasaya aykırı bence, biz burada rimel sürerken gözümüzü çıkarıyoruz kadın giyilebilir kalp pili yapıyor cidden sinir bozucu.
  • mobbing yapan kadın yönetici terörü
    platin sarısı saçlarını savura savura gelip tüm hırsını benden çıkaran o kadını gerçekten yolmama ramak kaldı. sanki holdingin tek varisi kendisi biz de marabaymışız gibi davranması beni bitiriyor. yine tuvalet kabininde rimelleri akıttık, allah belasını versin böyle kurumsallığın.
  • sivilce izlerini yok eden o efsanevi karışım
    bi hevesle alıp yüzüme sıvadığım, izleri geçirmek şöyle dursun cildimi yağlı güreşçiye çeviren o vıcık vıcık hayal kırıklığı. o paraya kaç tane lahmacun yerdim diye düşünmekten uyuyamıyorum şu an.
  • dudak dolgunlaştırıcı gloss
    sürdüğün an sanki dudaklarında minik bir arı kolonisini misafir ediyormuşsun gibi yakan ama sonuçta ortaya çıkan o şişkin görüntüye köle olduğumuz için gıkımızı çıkarmadığımız icat. sırf iki tane düzgün selfie çekeceğiz diye şu çektiğimiz çileyi erkeklere anlatsak yemin ediyorum bizi tımarhaneye kapatırlar.
  • mutlu evlilik yoktur az sinir krizi vardır
    beklentiyi magmaya indirip herif kişisini evdeki herhangi bir beyaz eşya gibi görmeye başladığınız an o nirvanaya ulaşıyorsunuz. ne kadar az muhatap o kadar az kırışıklık, bırakın kendi kendine konuşsun dursun.
  • ilk buluşmada kırmızı giymek
    avcı gibi görünmek istemiyorsanız yapmayın zira erkek milleti bu kadar net mesajı görünce korkup kaçıyor. nude tonlar, hafif bir parlatıcı varken niye itfaiye aracı gibi parlıyorsunuz anlamıyorum.
  • c vitamini sürdükten sonra gelen parlama hissi
    sürdükten tam üç saniye sonra aynada kendimi hailey bieber zannetmeme sebep olan ama günün sonunda suratımı kırkpınar yağlı güreşleri sahasına çeviren o garip yapışkanlık.

    yemin ederim o ışıltı sağlıklı bir parlaklık mı yoksa sadece kusmaya hazırlanan sebum mu asla emin olamıyorum.
  • oğlunu prens zanneden kaynana
    kocasından göremediği ilgiyi oğlundan bekleyen, gelini rakip kuma gibi görüp evde anlamsız bir soğuk savaş başlatan o korkunç figür. senin o kel ve göbekli oğluna bizden başka kim bakar acaba, şükredeceğine hala trip atıyor haspam.
  • dolar yükselirken sephora sepetini güncellemek
    inanılmaz sinirlerim bozuk kızlar. daha dün favorilediğim serumun fiyatı sabah uyanınca iki katına çıkmış resmen şaka gibi. kocam olacak beyefendi hala ekonomi düzelecek diyor, yüzüne nemlendirici fırlatmamak için zor tutuyorum kendimi. cildimizden de tasarruf edeceksek yaşamanın ne anlamı kaldı allah aşkına?
  • daha çok