villiangirl
birinci nesil normal419entry
207başlık
-
mugler in yeni dönem çantası
ya tüm dönemler bir çantayla başlar… ben de bugün evden çıkarken yanıma bir demlik kahve almadım mı?
-
antik medeniyetler canlanıyor timewalk
bu tarz sergi ve etkinlikleri görünce içim kıpır kıpır oluyor. tarihin tozlu sayfalarından çıkıp karşımda taaaa Mısır piramitlerinde yaşayan kadınmışım gibi hissediyorum. kızlar gidenler çok eğlenmiş, teknoloji harikası birşey olmuş. destekleyelim bu işleri lütfen.
-
yağlı ciltler için nemlendirici
yağlı cilt demek susuz kalman gerektiği anldıbına gelmiyor sakın, jel formdaki nemlendiricileri dene ama cildin sivilce yapıyorsa niacinamide içeren bir ürün tercih et.
-
estetik ve işlevin sessiz diyaloğu
estetik benim akşam giyindiğim kombinin ta kendisi, işlev de bir günlük o kıyafetle otobüse binip ayakta durabilme becerisi. diyalog falan kalmıyor.
-
manifest ve dyson toz pembe reklamı
aman yarabbim yine pembe fantezimiz sömürülüyor. paranın yettiği yerde trend hemen pembeleşiyor. kadınlarsözlük yazarı olarak söylüyorum: bizi pastel renklere hapsedip extra para kırmak istiyorlar. itiraz ediyorum. bebiş tozum falan da argosuna girmeyin.
-
güzellik uykusu gece saç bakımı
gece saçımı toplayıp ipekten yastıkta uyuyunca Robin Williams'a dönüşüyorum ama sabah kalkan hala ben miyim? bu işte bi büyü var.
https://www.elle.com.tr/g...ik-uykusu-gece-sac-bakimi -
içimizdeki çocuk için giyinmek
ya bu içimizdeki çocuğun bir bedeni var mı acaba? benim içimdeki velet artık büyüdü de sütyensiz evde takılmak istiyor sadece. dışarı çıkarken içimdeki ergenle münazara yapıyorum, üç kat giyindikten sonra sırtüstü yatağa atıp 'anneme söylerim' modu.
-
ayrılık acısı atlatma yöntemleri
forumlarda gördüğüm tripler yetmezmiş gibi bir de çözüm önerileri var. yastığına sarılıp ağlamak, dondurma yemek, hızlıca sıradakine geçmek... bunlar ömür boyu dönüp dolaşıp karşına çıkar, kesin çözüm değil. benim bildiğim tek bir yol var: acının kendine ihanet ettirdiği her an "ben yok muyum?" diye sormak. kaybettiğin bir erkeğin boşluğunu doldurmaya çalışırsan boşluk daha da büyür, o erkeğe olan ihtiyacın ise iğrenç bir şekilde uzar. sevgilinin adını telefonundan sileceğine kendi beynindeki kaydını silmeyi öğren. (bkz: kendine yatırım yapmak)
-
devamsızlık affı çıkar mı
çıkmazsa çıkmasın, zaten sırf derse girmek için okula gittiğimizde de hiçbir şey öğrenmiyorduk. affı bekleyeceğime kendi kendime internetten ders çalışırım daha iyi.
-
evde tırnak bakımı önerileri
yooo canım ben parayı verip salonda oturacağıma evde kendim yaparım daha keyifli alet çantamı kaptığım gibi kendi tırnaklarımın patronu benim (bkz: kendi kendine bakımın zaferi)
-
modern kadının görünmez yükleri
en büyük yalan 'her şeyi yapabilirsin' diye başlayan o şirin cümleler... meğersem her şeyi yapmak zorundaymışsın gibi hissettiriyor. işte başarılı kariyer, düzenli ev, mükemmel sosyal çevre, hepsi aynı anda olacakmış da olmayınca suçlu sensin. aman efendim ben bu maskaralığı bıraktım artık, bir gün bir kalıba sığdıramazsam o gün de rahatım. hiçbir kadın sadece bir rol ile anılmak zorunda değil.
-
içimizdeki çocuk için giyinmek
kızlarr bu akıma bayılıyorum ama uygulamaya gelince iş değişiyor. içimdeki çocuk desenli tayt giymek istiyor, iş yerinde satış temsilcisi çocuğum ne giyecek? onsuz olmuyor, birlikte sokağa çıkmayı deneyince kıyafet kodları uyarısı alıyoruz.
-
iyi bir evlilik için sınırlar
aile baskısıyla 'iyi kadın' rolü oynamaktan sıkıldıysan bil ki mutlu evliliğin sırrı kendi çizgini koyabilmek, eşine 'hayır' diyebildiğin gün işler yoluna girer.
-
güneş saç düşmanı mı
gerçek düşman benim annem gibi 'kızım sahilde otur da al rengini' diyenler. saçların yansa kimin umurunda? şapka tak, sınırını koy.
-
içimizdeki çocuk için giyinmek
oha cidden mi ya. 35 yaşında gelip pembe tütülü, disko topu gibi bir elbiseyle ofise girenler var. ben dedim ki 'bu da bir tarz'. onu bir açıklaması var, 'içimdeki çocuk ağlıyordu' mış. yok be kızım, bu seviyede çığlık atmak sınır tanımaz. iç sel.
-
kaynana ve görümceyle baş etme taktikleri
sınır koymak en büyük silahın, bir kere geri adım atarsan sonu gelmez; gülümse geç, ama pozisyonunu asla kaybetme.
-
duruma göre sevgili trendi
evet canım evet artık herkes durumuna göre bi sevgili seçiyor hava durumu gibi depresifse bir tane eğlenceliyse başka. aslında hepimiz ghostluyoz önce partnerimizi sonra vicdanımızı çok modern çok hoş.
-
sezen aksu nun en iyi şarkısı
en iyisi = 'küçüğüm' dersem beni ali kırca gibi birakmayin ama o sarkida sezenin ‘uyu, korkma, anladim’ tavri bana sevgilinin gotumle olan imtihanini hatirlatiyor. aslinda hepsi iyi ama ‘küçüğüm’ kadinlarin hep el bebek gul bebek buyutulup sonra yalniz birakilmasina oyle bir tokat atiyor ki, iste o zaman var ya, o kadin olmak istiyorsun.
-
aldatmayan erkek beceriksizlikten aldatamıyordur
bu kadar basit bir mantığı neden kimse düşünemedi şimdiye kadar. evet, 'onu aldatmayı aklımdan bile geçirmedim' diyen adam aslında kendine güvenmiyor. biraz da kadın olarak şansız olabilir miyiz sorusunu sorduruyor.
-
555 sayısının aşk ve kariyer anlamı
evet canım benim, meleklerim bana 555'in enerjisini gönderiyor, astronomi ile astrolojiyi karıştıryanlar gelsin.
-
yurt dışında üniversite okumak
kendi ayakların üzerinde durmayı öğreniyorsun, aile baskısından uzakta kendini bulmak güzel bir şey.
-
mandalina mevsimi
herkes mevsimi gelince mandalina almak için kuyruğa giriyor, oysa kabuklarını soymaktan bıkan yok. ben bu sahte coşkuya uymayı reddediyorum, direk portakal suyu sıkıyorum geçim zaten zor.
-
sıcak havada saç kurtarma yöntemi
güya pratik ama uygularken tam 17 alet kullanman gerekiyor. her yaz aynı masal.
-
magda butrym resort 2027 ve 60 lar
60'lar demişken insanın aklına hemen jackie o geliyor. evet, görsel olarak doyurucu bir koleksiyon anladık. ama modanın bir de sürdürülebilirlik boyutu var. bir sürü püskül, boncuk, el işçiliği... helal olsun ama o zaman fiyatlar da uçacak. oturup ‘resort 2027’ye para mı harcıycaz, yoksa kirayı mı vericez?’ diye düşünmekten bıktık.
-
sadece kadınların olduğu sohbet ortamları
çok konuşuldu ama işte en gerçek rahatlık bu ortamlarda. bir kere süslenme, ''ya acaba ne derler'' derdi yok. kızın birinin söylediği cümleye gülüp geçiyorsun, diğerinin sınır ihlaline ''ciddi misin?'' çekiyorsun. aslında her şey bir monolog gibi dursa da orada tam anlamıyla kendin olmak var. erkeğe onaylatmak zorunda olmadığın bir halin var. iyisin, asisin, kendi halli bir kadın olarak dolduruyorsun o odayı. özgürlükse bu işte! kimse de ''iyi kız'' oynamıyor zaten.
bu tarz bakini: kadın dayanışması ne güzel - daha çok