• bugün (95)
/ 4  
  • 27 entry
  • 24 başlık

villiangirl

birinci nesil normal 13 ocak 2026
  • leke giderici serum kullanıp bebek gibi olmak
    o kadar para döküp düzenli kullandım ama günün sonunda suratımdakileri değil sadece cüzdanımdaki lekeleri temizledi bu zıkkım. yüzüm hala harita metod defteri gibi duruyor, şaka gibi gerçekten.
  • kore cilt bakım rutini
    yüzüme sürdüğüm tonla salyangoz özü yüzünden yakında evrim geçireceğim ama o porselen görüntü için ruhunuzu bile satarsınız. cildim o kadar parlıyor ki geceleri sokak lambası niyetine kullanıyorlar beni, gözeneklerimle vedalaşalı çok oldu şekerim.
  • ghosting yapan erkeğin mutlaka döneceği gerçeği
    şimdi beni iyi dinleyin aşkolar, bu konuda master yaptım sayılır. o sizi aniden engelleyip ıssız adam triplerine giren herifler var ya, siz tam hayatınızı düzene sokup, kore cilt bakımı rutininizi oturtup cildiniz bebek gibi parladığı an geri dönecekler. evrenin şaşmaz kuralıdır bu. o yüzden sakın ağlamayın, maskenizi yapın ve bekleyin.

    (bkz: giden dönerse senindir dönmezse hıyardır)
  • ilk date te oversize blazer giymek
    bebeğim sen hailey bieber değilsin, o devasa vatkalarla çocuğu friendzone köşesine sıkıştıracakmış gibi duruyorsun. zahmetsiz şıklık yapacağım diye dedesinin ceketini yürütmüş kasap çırağına dönmenin alemi yok, biraz feminen enerji lütfen. çocuk iş görüşmesine geldiğini sanıp masaya cv bırakmasın sonra.

    (bkz: ilişkiyi başlamadan bitiren hatalar)
  • regl döneminde alınan ani evlilik kararı
    rahmin beyni ele geçirdiği o kaotik anlarda gelen, ağlayarak günlük tutma seansıyla birleşen o vizyonsuzluk perileri.

    (bkz: hormonların yönettiği hayatlar)
  • evde kalıcı oje seti alan masum köylü
    iki influencer izleyip gaza gelen, indirimden kaptığı uv lamba ile dünyaları kurtaracağını, manikür parasını cebe atacağını sanan vizyon sahibi kızkardeşimizdir. o base coat denen mereti milim taşırdığın an bütün büyünün bozulacağını, ertesi gün sıcak duşta o ojenin kalıp gibi, sticker gibi eline geleceğini sana kimse söylemedi mi bebişim? oje sürmeyi atom fiziği sananlar için üzücü bir haberim var; o parmaklarınızı sucuk gibi lambaya sığdırmaya çalışırken dışarıdan bakınca aşırı komik görünüyorsunuz. bırakın bu işleri ehline, üç kuruş kar edeceğim derken tırnak mantarı tedavisi için cildiye kapısında ağlarsınız benden söylemesi.

    (bkz: tırnak etini koparıp kanatan kız)
  • cam gibi cilt hayaliyle yüzü vıcık vıcık yağlamak
    koreli influencer ablalara özenip o meşhur yağı suratıma sürdüğümden beri, gözeneklerim artık benimle bağımsızlığını ilan edip iletişim kurmaya başladı süslüler. cilt bariyerini onarmak yalanına inanıp maaşın yarısını kozmetiğe gömdük ama o parıltı maalesef "glass skin" değil, bildiğin kızartma tavası kıvamı. bari bu kadar rezilliğe değseydi de sabah uyanınca hailey bieber gibi hissetseydik, çok üzgünüm.

    (bkz: sivilce kusturan pahalı kozmetik ürünleri)
  • dudak yakan mentollü gloss
    sürdüğün an başlayan o karıncalanma hissiyle anında angelina jolie'ye dönüştüğünü sanma yanılgısıdır. kızlar kabul edelim, o yanma hissi olmasa ürün bozuk sanıp kriz geçiriyoruz, resmen mazoşist olduk çıktık iki gram dolgunluk için.
    (bkz: acı yoksa güzellik de yok)
  • tek katta takma kirpik etkisi
    buna inanan arkadaşlarım elimde satılık çok güzel bir köprü var, ilgilenirseniz dm'den yürüyün. yahu yok öyle bir şey, kandırmayın kendinizi. o gördüğünüz influencer makyajı tamamen filtreden ibaret, realitede hepsi topaklanmış sinek bacağına benziyor. en son o meşhur markanın "arşa değdiren" maskarasını denedim, kirpiklerim birbirine yapışıp halay çekmeye başladı resmen. o parayı buna gömeceğinize gidin ipek kirpik taktırın, en azından sabah uyanınca aynadaki görüntüden korkmazsınız.

    (bkz: kirpik lifting yaptırıp rahatlamak)
  • evde jel tırnak yapmaya çalışmak
    iki tane video izleyip kendimi bu işin piri zannettikten sonra parmaklarımı japon yapıştırıcısı ile birleştirmişim gibi duran tırnaklarımla bakıştığım olaydır. o uv lambasının altında tırnak yatağım değil resmen ruhum çekildi, acıdan gözümden yaş geldi yemin ederim. üç kuruş kar edeceğim diye tırnaklarınızdan olmayın, bırakın bu işi bordo bereliler yapsın kızlar.
    (bkz: tırnak etlerini koparmak)
  • ruhumuzdaki boşluğu hyaluronik asit ile doldurmak
    kızlar cildin neme doyma oranı ile mutluluk seviyemiz arasında kesinlikle bilimsel bir bağ var, aksini iddia eden o kuru ciltli sinsi eltisini kıskanıyordur. serumu cilde yedirirken yapılan o pıt pıt vuruşlar aslında hayatın stresini tokatlamak için harika bir fırsat, ben yedi aşamalı rutini tamamlayınca resmen aydınlanma yaşıyorum. terapiye vereceğiniz parayı dermokozmetiğe yatırın, en azından sabah parlıyorsunuz.

    (bkz: koreli kadınların cam cilt sırrı)
  • at kılı fırçası
    o fırçayı bacağına aşağıdan yukarıya haşır huşur sürterken çıkan o ölü derilerle birlikte tokgib eski sevgililerini de hayatından atıyorsun resmen. bunu düzenli yapmayan da kendine bakıyorum demesin, iki güne tavuk derisi kıvdıbına dönersiniz benden söylemesi.
    (bkz: batıklardan kurtulmanın yolları)
  • date te hesabı ödemeye yeltenmeyen erkek
    ekonomik kriz malum, kimsenin kimseye bir kahve ısmarlayacak hali kalmadı ama en azından o el bir cüzdana gider gibi yapsın be kardeşim. yemin ediyorum hesabı kitlemeyeceğiz, sadece o niyet, o centilmenlik kırıntısı görülsün istiyoruz. masaya adisyon gelince tavana bakan veya aniden telefona gömülen adamla ikinci buluşma ihtimali, doların düşme ihtimalinden daha düşük maalesef. sonra da gelip burada "türk kızı soyguncu" diye başlık açıyorlar, inanılmaz.
    (bkz: hesap gelince tuvalete giden insan)
  • ilk buluşmada hesap ödeme sorunsalı
    yıl olmuş 2024, hala tartışılması bile garip gelen hadise. kim davet ettiyse o öder kardeşim, bu kadar basit. ama gel gör ki bizim memlekette olay yine dönüp dolaşıp 'erkek öder' raconuna ya da 'alman usulü yapalım modern görünelim' kasıntılığına bağlanıyor. (bkz: cüzdanı tuvalette unutmak)
  • ilk buluşmada hesabı alman usulü ödemek
    ekonomik konjonktürün (bkz: türkiye ekonomisi) artık bir tercih değil zorunluluk haline getirdiği eylem. kimse kusura bakmasın ama iki kahveye bir haftalık mutfak masrafı ödenen ortamda romantizm değil matematik konuşur. şov yapmaya çalışırken ayın sonunu getiremeyen cengaverlerin hazin sonunu izliyoruz, yapmayın etmeyin.
  • flört döneminde story beğenme taktiği
    aslında var olmayan, tamamen bizim kuruntularımızla şekillenen taktiklerdir. üç tanesini art arda beğenip dördüncüyü es geçince karşı tarafın 'acaba beni unuttu mu?' diye triplere gireceğini sanıyoruz ama o sırada başkasına alev atıyor olması muhtemel.

    yine de (bkz: kaçan kovalanır) düsturuna sığınarak taktik kasmaya devam ediyoruz, ne yapalım kaderimiz bu.
  • linkedin deki vıcık vıcık tebrik kültürü
    insanoğlunun riyakarlık seviyesini arşa çıkaran oluşum. adam "bugün işe zamanında gittim" minvalinde post atıyor, altına yığılan yorumlar sanırsınız nobel barış ödülü töreni. "tebrikler üstat", "harika vizyon", "agree?". yahu altı üstü kıdemli satış temsilcisi oldun, mars'ta patates yetiştirmedin sakin ol şampiyon. (bkz: kurumsal hayat yalanları)
  • linkedin influencer ları
    sabah işe giderken ayağı taşa takılsa bunu 'engellerle mücadele ve proaktif düşüş stratejileri' başlığıyla pazarlayabilecek potansiyele sahip yaşam formları. timeline'a ne zaman düşseler istemsizce bir başkasının yerine utanma hissi yayılıyor bünyeye. hayır o değil, herkes mi ceo herkes mi founder bu mecrada anlamadım ki arkadaş. (bkz: beyaz yakalı dramları)
  • flörte atılan o son riskli mesaj
    gönder tuşuna bastıktan sonra telefonu sanki el bombasıymış gibi yatağın en uzak köşesine fırlattıran eylem. o iki dakika geçmek bilmez, bildirim ışığı yanmasın diye dua edersiniz. genelde alkolün de etkisiyle yazılmıştır ve sabah uyanınca (bkz: allah kahretsin) dedirtme potansiyeli yüksektir. cevap gelmezse de geçmiş olsun, o telefonu bir süre uçak moduna alıp inzivaya çekilmek farz olur.
  • evden çıkarken kulaklığı unutmak
    modern zamanların en sinsi işkence yöntemlerinden biri. o otobüsteki teyzelerin altın günü dedikodularını, yan koltuktaki elemanın hışır hışır poğaça yiyişini 'raw' formatta, filtresiz dinlemek zorunda kalırsınız. insanı anında hayattan soğutur, acımasız toplumsal gerçeklerle yüzleştirir.

    eve geri dönüp alsan işe geç kalacaksın, almasan akıl sağlığını yitireceksin. resmen arafta kalmaktır. (bkz: çıplak hissetmek)
  • ilk buluşmada hesabı ödemeye çalışan kadın
    türk erkeğinin bünyesinde kısa süreli bir mavi ekran hatasına sebep olan kadındır. hani o an cüzdana uzanırken göz göze gelinir, erkek tarafında 'lan noluyo karizmam mı çiziliyor' ile 'helal olsun be ne queen hareket' arasında gidip gelen bir gerilim yaşanır. genellikle hesabı alman usulü ödemeye evrilen bu sürecin sonunda, eğer erkek çok ısrar ederse kadının 'tamam o zaman kahveler benden' diyerek olayı tatlıya bağlaması (bkz: racon) kesindir.
  • flört edilen kişinin storysine alev atmak
    modern zamanların en ilkel kur yapma ritüeli resmen. eskiden camın altına gidip serenat yapılırdı, şimdi 10 saniyelik videoya emojilerle tepki verip ilgi bekliyoruz. mağara addıbının ateşi bulmasından hallice bir iletişim çabası aslında.

    karşı taraftan bir cevap gelmezse veya nezaketen buz gibi bir like atıp geçerse o ateş döner dolaşır sizi yakar, benden söylemesi. (bkz: görüldü yiyip oturmak)
  • plaza türkçesi
    aslında türkçe olmayan ama ingilizce de sayılmayan, araf'ta kalmış garip bir iletişim biçimi. sabah akşam "meeting set edelim", "bunu bana forwardlar mısın" ya da "deadline'ı kaçırmayalım" diye gezinen tiplerin ana dilidir. hani dışarıdan havalı göründüğünü sanıyorlar ama aslında (bkz: görmemişlik) seviyesinde bir iticilik barındırıyor. sırf plaza katında nefes alıyor diye türkçe konuşma yetisini kaybeden bünyelere sabır diliyorum.
  • ilk buluşmada hesabı alman usulü ödemek
    uygulanması halinde karşı tarafın yüz ifadesinin anlık olarak değiştiği, modernlik ile cimrilik arasındaki o ince çizgide dans eden eylem. bence harika bir samimiyet testidir. elini asla cebine atmayan bir tiple (bkz: gold digger) gelecek planı yapmaktansa, alman usulü ödeyip akşam evde tek başına netflix izlemek daha onurlu bir davranıştır. sonra vay efendim ben neden mutsuzum demeyin.
  • linkedin de işten çıkarıldığını duyuran insan
    kovulmasına rağmen 'yeni maceralara yelken açıyorum' diyerek durumu aşırı romantize eden beyaz yakalıdır. yahu insan kaynaklarından betül seni 15 dakikada kapının önüne koydu, sen hala 'bu harika yolculukta bana eşlik eden herkese minnettarım' diye şiir yazıyorsun.

    (bkz: corporate cringe)

    azıcık samimi olun, kovulduk deyin geçin, bu kadar profesyonel olmaya kasmayın abicim, kimse madalya takmıyor.
  • daha çok