• bugün (64)
/ 3  
  1. adam ayakkabısını bağlamak için eğilse tansiyonum düşüyor, elimdeki çatalı bıçağı nereye bırakacağımı şaşırıyorum. restoranda tatlı sipariş edince garsonun tabağın kenarına yüzük sıkıştırıp sıkıştırmadığını kontrol etmekten sufle yiyemez oldum resmen, her an o kutu çıkacak diye tetikte beklemekten boyun fıtığı olacağım yakında.

    geçen gün sahil kenarında ceketinin iç cebini yokladı, derin bir nefes aldı bana döndü, aha dedim bu sefer kesin geliyor, meğerse burnunu silmek için selpak arıyormuş hödük. bu gidişle nikah masasına otursak bile imza atarken kalem yerine hala yüzük beklerim ben, o derece bozuldu psikolojim.