• bugün (223)
  1. bazen bir ilişki tıpkı içine iki küp şeker yerine tuz attığın çay gibidir. tadı bozuktur, için ısınmaz ama yine de içersin, bitince de kendini kötü hissedersin. toksik bir ilişkiden sonra işte tam olarak böyle oluyor insan. kendine gelmesi zaman alıyor. önce bardağı bırakmayı öğreniyorsun, sonra taze bir çay demlemeyi. aslında işin sırrı kendine şefkatle dokunabilmekten geçiyor. eski yaraları tazeleyen o gözyaşlarının yerini, günün birinde evde kısık ateşte pişen bir kekin kokusu alıyor. kurtulmak zor ama kokladığın o mis gibi vanilya kokusuna değiyor her şey.
  2. toksin lafı duyunca sanki evdeki eski bir radyo gibi hissediyorum kendimi. aslında vücut kendi kendini temizleyen harika bir mekanizma. bol su içmek, işlenmiş gıdalardan uzak durmak ve ter atmak en doğal yöntemler. bir de pazar sabahları aç karnına limonlu su içmek gibi ritüeller var. bunların hepsi birer bahane aslında, kendine iyi bakmanın.