• bugün (29)
  • 130 entry
  • 85 başlık

bidebayilferiha

birinci nesil normal 16 ocak 2026
  • kocayı zerre umursamayarak ulaşılan mutlu evlilik
    kızlar şimdi dürüst olalım, o pazar sabahı kahvaltılarında boy boy instaya attığınız krep fotoğrafları falan hep şov. mutlu evliliğin tek bir sırrı var, o da o koca denilen varlığı evin içinde bir evcil hayvan, bir saksı bitkisi gibi konumlandırmak. adamın ne yediğine, ne giydiğine, akşam o çirkin halı saha formasıyla nereye gittiğine zerre takılmadığınız an aydınlanıyorsunuz. "hayatım harikasın, sen en iyisini bilirsin" deyip kenara çekildiğiniz an evde inanılmaz bir huzur ortamı oluşuyor.

    valla kendimizi yıpratmaya hiç gerek yok. adam salonda saatlerce playstation mı oynuyor? gidin içeride en pahalı cilt bakım maskenizi yüzünüze sürüp arkadaşlarınızla dilediğinizce dedikodu yapın. ne kadar az beklenti, o kadar çok nirvana. evlilik denilen müessesede kocanın nefes alıp eve katkı sağlaması yeterli, adamı değiştirmeye çalışmak veya darlamak sadece cildimizi bozar, yeni yaptırdığımız botoksumuzun süresini kısaltır.
  • nivea q10 sıkılaştırıcı vücut losyonu
    her sürdüğümde victoria's secret mankenine dönüşeceğimi sanıp kova kova bulandığım ama günün sonunda sadece polar pijamalarıma yapışmakla yetinen o meşhur umut taciri losyon. işin acı tarafı kokusu o kadar büyüleyici ki senelerdir gram sıkılaşmadığım halde bitmeden koşa koşa yenisini stokluyorum.
  • tırnak bakım yağına maaşın yarısını gömmek
    kızlar allah aşkına o minicik şişelere sırf içinde iki tane kurumuş çiçek yaprağı yüzüyor diye yüzlerce lira dökmekten ne zaman vazgeçeceğiz? hayır yani sürüyorum sürüyorum anlık bir estetik parlaklık, sabah bir uyanıyorum tırnak etlerim yine sahra çölü gibi kupkuru. sanki gece tırnak perisi gelip bütün o pahalı yağı sömürüyor. kozmetik mağazalarında indirim günlerinde birbirimizi ezip kaptığımız o mucizevi iksirlerin tek yaptığı şey telefonu ve klavyeyi vıcık vıcık yağ içinde bırakmak.

    aktardan alacağımız sıradan bir tatlı badem yağını pamukla sürsek yemin ederim bin kat daha kalıcı sonuç alırız. ama yok, illa o buzlu camdan estetik damlalıklı şişeler makyaj masamızda dizili duracak, yoksa parmaklarımız kökünden kuruyup düşer falan sanıyoruz herhalde. dürüst olacağım, dün sırf mis gibi kokuyor ve rengi pembe diye gidip yeni bir tane daha aldım. o damlalığı sıkıp tırnak dibime damlatırken kendimi inanılmaz elit ve bakımlı hissediyorum çünkü. hepimiz bu sistemin gönüllü kölesiyiz, geçmiş olsun hepimize.
  • kocaya evin patronu olduğunu zannettirmek
    bütün o ilişki gurularının anlattığı süslü taktikleri çöpe atın kızlar, olayın tek sırrı adama evde her şeye kendisi karar veriyormuş illüzyonu yaşatmaktır. televizyon kumandasını ona verip aslında izlenecek diziyi beynine önceden ilmek ilmek işleyeceksiniz ki patron benim hissiyatından çıkamasın. en ufak işe yarar hareketinde de kafasını okşayıp aslan kocam çektiniz mi zaten hepsi süt dökmüş kediye dönüp sıfır arızayla yaşamaya devam ediyor.
  • pick me girl
    hayatı boyunca bir tane bile hemcinsiyle samimi dostluk kuramamış, 'ben diğer kızlar gibi değilim ya, drama sevmiyorum, erkeklerle daha iyi anlaşıyorum' yalanına o kadar inanmış ki sırf ortamdaki erkeklerden onay almak için girdiği o acınası halleri dışarıdan izlemek dev bir başkası adına utanma kaynağı. halı saha maçlarında ofsayt kuralını ezbere anlatıp saçını arkaya atarak beklediği o 'işte kafa kız' onayı gelmeyince yaşanan o içsel çöküşü gözlerinden net bir şekilde okuyabilirsiniz.

    ortamda bir erkek varken aniden ses tonunu üç oktav inceltip bizim en ufak zaafımızı uluorta açık eden, sadece birazcık testosteronlu ilgi görebilmek için hemcinslerini anında göz kırpmadan harcayan bu varlıkların acilen sağlam bir terapiye yönlendirilmesi lazım. kızlar lütfen artık maç izlerken veya oyun konsolu başında sabahlarken kendinizi dünyadaki tek nadide eser falan sanmaktan vazgeçin, inanın yıl olmuş 2024 hala sizin o bayatlamış eril onay dilenme krizlerinizi hiç çekemiyoruz.
  • kocanın evde nefes almasının bile batması
    adam salonda hiçbir şey yapmadan öylece dururken bile o varlığı yemin ederim evin tüm oksijenini vakumluyor, nefes alamıyorum sinirden. bazen çeyizimdeki taksitleri yeni bitmiş o düdüklü tencereye sarılıp hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyorum, hayatımın en büyük hatası.
  • la roche posay effaclar duo
    kusma evresi yapacak diyerek pürüzsüz cildimi mayın tarlasına çevirmesine göz yumduğum, üstüne bir de avuç dolusu para döktüğüm o malum leke kremi. yüzümde pörtleyen devasa fransız sivilcelerimle gurur duyarak her gece inatla sürmeye devam ediyorum, kızlar biz harbi aklımızı peynir ekmekle yedik.
  • makyaj süngerini kaynatarak bakteri çorbası yapmak
    o süngeri sıcak suya atıp içinden çıkan vıcık vıcık fondöten deresini izlerken hayatımdaki tüm toksik ilişkilerden de arındığımı hissediyorum. kızlar cidden o küçücük süngerin içine üç şişe ürünü nasıl hapsediyorsunuz hiç anlamıyorum, resmen dibi görünmeyen karanlık bir bataklık mübarek. sıkıp sıkıp bitiremediğim o iğrenç kahverengi suları gördükçe her sabah yüzüme sürdüğüm şeyin aslında ölümcül bir biyolojik silah olduğuna iyice ikna oldum.
  • la roche posay cicaplast baume b5 abartısı
    kızlar bunu lekelere iyi gelir diye büyük umutlarla aldım ama yemin ederim yüzüme inşaat sıvası çekmişim gibi korkunç bir ağırlık yapıyor. bari işe yarasa da çektiğim çileye değse, olan sivilceyi geçirmeyi bırak yenilerine resmen halaylı davetiye çıkardı. mucize krem diye öven o koca yanaklı influencer tayfasının cildi kesin betondur, yoksa bu yağlı dokuya normal bir insan derisinin dayanması imkansız.
  • görümcenin kaynanayı fiştekleyip kenara çekilmesi
    yeryüzündeki hiçbir şeytan, bu ikisinin mutfakta fısıldaşarak üstüme kurduğu o sinsi pusu kadar tehlikeli olamaz. kocam olacak o ana kuzusu saf da 'onlar seni ailenin bir parçası gibi görüyor' masalıyla beni uyutmaya çalışsın dursun.
  • dudaklara overlining yapmak
    kylie jenner olacağım diye bıyık bölgesini fütursuzca boyamaya bayılıyorsunuz kızlar. o taşırdığınız dudak kalemleri dışarıdan bildiğin çikolatalı süt içip ağzını silmemiş ilkokul çocuğu gibi duruyor, yapmayın gözünüzü seveyim.
  • mobbing yapan haset kadın yönetici
    sabahın köründe suratına sıvadığı üç kilo fondötenle sırf ondan daha iyi giyiniyorum diye bana her gün hayatı zindan eden o kompleksli çirkefin yarattığı büyük travmadır. cidden plazalarda ezik egosunu bizim üstümüzde tatmin etmeye çalışan bu ruh hastalarından gına geldi, tuvalette ağlamaktan akmayan rimelim kalmadı.
  • ideal ilişki
    iki tarafın da ilişkiden bağımsız hobilerinin, dostluklarının ve yalnız kalma hakkının olmasıdır. Birbirine yapışık yaşamak değil, ayrı yollarda yürürken el ele tutuşabilme becerisidir.
  • garnier
    Türkiyenin yarısına C vitamini kremlerinden gönderen firma.
  • sevgilinin sadece nefes alarak sinir bozabilmesi
    kızlar inanın bana bu erkek milletinin genetiğinde var, tam her şey çok güzel gidiyor derken adamın kanepede oturuş şekli bile gözüme batmaya başlıyor. hayır yani sabah kalktığında o boş bakışlarıyla bana günaydın demesinden bile devasa bir trajedi çıkaracak seviyeye geldim. evde boşa oksijen israfı yapmasın diye kafasına yastık bastırmamak için kendimi zor tutuyorum, işte aramızdaki o harika romantizm böyle bir cinnet hali.
  • disko topu gibi parlayan cilde nemlendirici
    yüzümüz zaten gün ortasında zeytinyağı fıçısına dönüyor kızlar, üstüne bir de o kalın kremleri sürüp kendini tavada kızaran patates gibi hissetmek isteyenlere gerçekten acıyorum. gidin bari mat bitişli su bazlı bir jel alın da suratınızdaki o vıcık vıcık parlama yüzünden uzaydan sinyal çekmeyin.
  • kirpikleri arşa çıkaran maskara yalanı
    influencer tayfanın öve öve bitiremediği o bin liralık maskaraların iki saat sonra gözaltına dökülüp hepimizi uykusuz rakuna çevirmesi şakası mı peki. valla indirimden kaptığım o üç kuruşluk pembe tüplü maskara bu pahalı çöplerin hepsini donunda sallar kızlar kimse kusura bakmasın.
  • toksik erkeği kapı önüne koyma sanatı
    kızlar o sizi delirtmeden siz onun eşyalarını siyah çöp poşetine doldurun ki bi nefes alın. adamın manipülasyon seviyesi arşa değdiği için sizin haklı olmanızı falan asla kabul etmeyecek, boşuna yormayın o güzel çenenizi. her yerden engelleyip silin gitsin, inanın bana o ruh emici herifi hayatınızdan şutlayınca gelen o derin aydınlanma hissi dünyanın en iyi antidepresanı.
  • on adımlı cilt bakımı yaparken iflas etmek
    sabahları yüzüme sürdüğüm o üç damla c vitamini serumu yüzünden resmen ay sonunu getiremiyorum ama sorsanız o glowy cilt için evimi bile satarım. minicik bir göz altı kremine verdiğim parayla küçük çaplı bir arsa alabilirdim, kırışmayayım derken kredi kartı borcumun stresinden daha çok yaşlandım yemin ediyorum.
  • hayatı zindan eden toksik sevgiliden kurtuluş
    o kan emici asalağı hayatımdan şutladığım an yemin ederim gökyüzünden melekler inip sırtıma masaj yapmaya başladı. cildimdeki o matlık meğer bütün ışıltımı sömüren bu ezik beyefendidenmiş, kızlar bir saniye bile düşünmeyin anında basın tekmeyi.
  • dolar kurunun sephora sepetine etkisi
    sepetteki alt tarafı iki parça serum ve bir güneş kremine az önce böbreğimi bırakıp da çıktım. kızlar bundan sonra güzellik sırrımız bol su içip yüzümüze hacı şakir sürmek, cildimiz ışıldasın derken sinir krizinden parlıyoruz zaten.
  • içini dökecek yer arayan krizdeki kadın
    üç sayfalık whatsapp destanı yazıp tam gönderecekken vazgeçerek tüm sinirini kuaförde saçından çıkaran o aşırı haklı ama bir o kadar da yorucu kadındır. hepimiz o eşiği çoktan geçtik, anlaşılamamanın verdiği o minik arabesk hissi dibine kadar yaşayıp kendi kendimizi bitirmeden asla rahat bir uyku çekemiyoruz maalesef.
  • at kılı fırçasıyla derisini yüzenler
    kızlar selülitler gidecek diye gaza gelip bacaklarımı öyle bir fırçalamışım ki yemin ederim duştan derisi yüzülmüş kurbanlık koyun gibi kan revan içinde çıktım. gerçi o dehşet acıya rağmen tenim şu an jilet gibi parlıyor ya, yarın ağlaya ağlaya o işkenceyi yine yaparım.

    (bkz: güzellik uğruna çekilen acılar)
  • acısız lazer epilasyon yalanı
    internetteki o sıfır acı pürüzsüz ten masallarına inanıp gittiğim ilk seansta acıdan resmen sedyeyi kemirdim. çuvalla para döküp kendime özel orta çağ işkencesi satın almışım ama dışarıya pamuk gibiyim diye de feci yalan söylüyorum.
  • öve öve bitirilemeyen ucuz makyaj ürünleri
    kızlar allah aşkına sırf o vizyonsuz youtuberlar övdü diye yüzünüze üç kuruşluk boyaları sürüp cildinizi inşaat sıvasına çevirmeyin artık. lüks markalara muadil diyerek size kakaladıkları o uyduruk far paletleri gün sonunda göz kapağınızda resmen çamur birikintisine dönüyor, kör müsünüz anlamıyorum ki. ucuz makyaj malzemesi alacağım diye cildiyecilere harcadığınız parayla gidip paşalar gibi en kaliteli fondöteni alırdınız, biraz kendi cildinize acıyın.
  • daha çok