duştan çıkıp vücudun hangi losyonla hayat bulacağını düşünürken, cildinin verdiği o anlık sessiz isyanı duymamak elde değil. yazın yapış yapış hissi, kışın kuruluğu ve beraberinde gelen çatlak hissi... işte tam bu noktada en iyi losyon aslında, senin cildinle uyum sağlayan losyondur. etiketinde ne yazdığı değil, içindeki doğallığın ne kadar özüne sadık kaldığı önemli. nemlendirdikten sonraki o pamuk gibi rahatlık, tercihinin ne denli doğru olduğunu söyler.
fiyatı pahalı diye hep 'en iyi' denilmez, bazıları ise azcık sürünce yapış yapış kalıyorsun. aslında olay biraz da sabırda. kimyasal kokudan uzak, hafif dokulu, uzun süre nemini koruyan bir şeyler her daim vazgeçilmezdir. sıvı yağ vereceğim edasıyla cildini doyurur ama hissettirmez dercesine. bence en iyisi; her duş sonrası 2 dakikanı ayırıp, mis gibi sütten bir kalıntı bırakan türde... sonra o yatma anında herkes kendi hayatına, losyon da seninle kalır...