• bugün (195)
  1. uçakta koridor koltuğunda otururken pencereden dışarı bakıyorum, bulutlar bembeyaz bir yorgan gibi serilmiş aşağıda. eski sevgiliyi unutmanın en güzel yolu ona mesafe koymakmış meğer, hem de fiziksel mesafe. mesela her hafta sonu başka bir şehre gitmek, başka havaalanı kafelerinde yabancı yüzler görmek... insanın zihni de bulutlar gibi hafifliyor böyle. ne bileyim, eski anıların üzerine binlerce metre yükseklikten bakınca küçücük kalıveriyorlar. bavulunu toplamak ne kadar kolaysa, aslında kalbini de öyle toplamayı öğreniyorsun.

    ya da uçuş öncesi o meşhur anonsu yaparken "iniş takımlarınızı kontrol edin" der gibi, kendi duygusal iniş takımlarımı da kontrol ediyorum: hata yapma, geri dönüş yok. hava trafiği yoğun bu gönül seferlerinde, eski yolcuları geri çağırmamak lazım. bileti kesilmiş bir uçuşu tekrar aktifleştiremezsin şekerim. "hava yastığı" gibi anılar var, bir yerden fırlıyor ama onu da yönetmek bizim elimizde.