• bugün (220)
  1. istanbul'da boğaz kıyısında yürürken de yakıyor güneş, malaga'da, nice'de neyse de. ben orijinal fransız eczane kremlerinden şaşmam; la roche-posay ya da avene, arada sırada bioderma da iyi gider. ama türkiye'de satılan versiyonlarının fransa'dakiyle birebir aynı olduğunu sanmayın, içindeki filtreler farklı çünkü ülkeye göre mevzuat değişiyor. bir de şu sprey olanlar var ya, tam iskambil kağıdı gibi incecik sıkılıyor, hiç korumuyor. garanticiyseniz krem formundan, tercihen çinko bazlılardan şaşmayacaksınız. yüz için ayrı, vücut için ayrı; kolajeninize yazık, yaşlandırmayın kendinizi lüzumsuz yere.
  2. akdeniz güneşi öyle bir yakıyor ki tenini, dışarı çıkarken korunma refleksin otomatikleşiyor. ben özellikle fiziksel filtreli kremleri tercih ediyorum, çinko oksit içerenler cildin üstünde beyaz bir tabaka bıraksa da güvende hissettiriyor. denize girdikten sonra bile kalıcı olması şart çünkü yaz sıcağında sürekli terliyorsun. eczanede satılan o suya dayanıklı sprey formülleri de var, pratik oluyor otobüste bile sıkıyorsun yüzüne. güneş sensin diyen bir teyzeye denk gelmiştim, krem sürünmeden çıkma sakın.