-
bu dizideki stil danışmanı kimse kesinlikle başrolden nefret ediyor olmalı. yani sabahın köründe o cart renkleri, tüyleri, payetleri üst üste geçirip ofise gitmek hangi evrende şıklık sayılıyor anlamadım. biz sabahları kahve makinesinin düğmesine basacak enerjiyi zor bulurken hatun podyuma çıkar gibi kruvasan almaya gidiyor, o arnavut kaldırımlı paris sokaklarında o iğne topuklularla nasıl bileğini kırmadan yürüyor o kısım zaten tam bilim kurgu.
işin aşk meşk kısmına gelirsek o gabriel denilen adam resmen yürüyen kırmızı bayrak ama sırf fransız ve şef diye peşinde koşuyorlar. alfie gibi ingiltere prensi kılıklı adam varken bu kararsız şefe takılıp kalması vizyonsuzluğun zirvesi. sinir krizleri geçirerek izliyorum ama yeni sezon gelse yine ilk gün bitiririm o ayrı.
- bugün (101)
/ 4
- kuaförde harcanan paranın verdiği huzur
- erkekleri etkilemenin en garanti yolu
- sorbonne üniversitesi
- dünyanın parasını verip sivilce çıkartan lüks krem
- leke giderici serum bağımlılığı
- vıcık vıcık yağlı cilde nemlendirici sürmek
- nivea blackberry shine
- dümdüz siyah tişörte sevinen erkek
- evliliğin üçüncü ayında gelen boşanma perileri
- çift aşamalı temizlik
- tırnak bakım yağıyla aşk nefret ilişkisi
- yalnızlık hissini yok eden en tokgib aktivite
- mauro icardi 2
- eski manitayı tarihe gömme sanatı
- situationship
- doların yine uçuşa geçmesi
- lana del rey in sürekli terk edilmiş gibi bakması
- kocasının nefes alışından gıcık kapmak
- kimyasal peeling faciası
- avon parfümdeodorant
- emily in paris
- batık bacak sorunsalı
- yeni bir şeye başlamak için pazartesiyi beklemek
- nikola tesla
- oda kokusu önerileri
- çilek bacak görünümünden kurtulma sanatı
- misafir gelmeden önce yapılan gereksiz temizlik
- kızılcık şerbeti fatih
- dışarıdan bakınca mutlu görünen yorulmuş insanlar
- duştan sonra sürmeye üşenilen vücut losyonu
- / 4