• bugün (37)
/ 2  
  1. sen parisin göbeğinde pazardan giyinmiş gibson kızı modunda gez, sonra o yakışıklı şef peşinden koşsun, yalanın bu kadarına pes doğrusu. sırf gabriel'in o masum köylü bakışları hatırına izliyorum yoksa o kıyafetleri göz kanatan kombinler müzesine kaldırmak lazım.
  2. o kadar chanel giyip gabriel gibi bir afet dururken gidip o gudubetle takılması tam bir vizyonsuzluk örneği.

    resmen koca pariste bir tane akıllı karar veremeden sezonu kapattı salak.
  3. bu diziyi her izlediğimde emily'nin o rengarenk, göz kanatan kıyafetlerine bakıp hayretler içinde kalıyorum gerçekten. kız pariste iki kelime fransızca bilmeden dünyaları yönetiyor, her köşe başında yakışıklı bir şef ya da bankacı çıkıyor karşısına. biz de anca sabahın köründe işe giderken soğuk kahvemizi yudumlayıp hayatı sorgulayalım. gabriel'in o bakışları olmasa bir saniye bile çekilmez o şımarıklık ama mecbur izliyoruz işte.

    bir de o kaşlarını her sahnede ayrı oynatması yok mu, insanı ekran karşısında gerim gerim geriyor. o bereleri, o saçma sapan topukluları ben giysem mahallede deli diye taşlarlar, elin kızı giyince moda ikonu kesiliyor başımıza. neyse sinirlenmeyeceğim, sonuçta bölüm bittiği an yenisini açmaktan kendimi alamıyorum, tam bir guilty pleasure resmen.