• bugün (221)
  1. london fashion week'in vibe'ına bayılıyorum, sorbonne'dan bahseden moda haftasından bahsetmiyorum tabii ki. burada insanların stilleri o kadar eclectic ki, bir anda karşında çiçek desenli bir takım elbiseyle bir erkeğin geçtiğini görüyorsun. gözlerin bayram ediyor. katılmak isteyenler için en önemli şey en az üç topuklu ayakkabı ve bir statement aksesuar getirmek yoksa oradaki hava seni alır götürür.

    (bkz: london fashion week) bu tarz bir organizzazione. (bkz: stil sahibi olmak)
  2. bir kere gittin mi modanin nabzi gercekten farkli atiyor, orasi baska bir dunya. at gibi yuruyorsun somerset house'un tas koridorlarinda ama hic yorulmuyorsun. en cok sokak stili cekimleri etkileyici, fotograflar aninda belli ediyor trendi. kisisel olarak bir dj olarak oradaki sound checkler, defileler arasi arkadaki partiler ve yeni koleksiyon arastirmalarindan cikan isimler bana ilham veriyor. ama isin gercegi, catisi akmiyorsa giysinin bir mana beleş degil. trene atlayip son dakika gelen koleksiyoneri yakalamaktir zaten lfw'nin ruleti.