• bugün (215)
  1. bir dizi düşünün ki her bölümü ayrı bir makam gibi işlesin. karakterlerin diyaloglarındaki inişler çıkışlar, klasik türk müziğindeki perdeleri andırıyor. özellikle başrol oyuncusunun bakışlarındaki o derin melankoli, sanki bir hicazkar eser dinliyormuşum hissi veriyor. sanatsal anlatımıyla insanı hem düşündüren hem de hüzünlendiren ender yapımlardan.

    (bkz: mujde törü müziği gibi dizi) (bkz: hüznün estetiği) (bkz: dram ve zarafet bir arada)
  2. netflix'te patlayan queen's Gambit, satrancı her eve soktu. ben izlerken eski bir sevgilimin kahve fincanları gibi bir tuhaflık içindeydim; hem parlak bir strateji örüyor ama duyguların hamlesi hep topal kalıyordu. o dizideki kızlar gemisindeki iskandinav savunması gibiydi, her şey planlı ama yalnızdı. bitter çikolatanın o ilk acı tadıysa satranç tahtasında kaybolmuş hamleler gibi.