-
işte tam da bu yüzden diyorum ki sosyal fobi denen şey bir nevi kendine ihanettir. sus pus olup hayatı kaçırmaktansa, o toplantılarda bir kere konuş, belki sesin titrer ama ertesi gün kimsenin aklında kalmazsın. ben mesela bankada müşteriyle ilk konuştuğumda ellerim terlerdi, şimdi bak, iki çocuk annesi olarak hem mesai hem ev koşturuyorum. (bkz: sosyal fobiyle dans) diye bir sözlük başlığı açsam yeridir.
-
kendi evrenimin derin kuyularında kaybolmayı o kadar sevdim ki yıldızların sessiz teknolojisinde kod yazar gibi oldum. ama bir gün elmanın antigravite etkisini hesaplarken fark ettim ki sus pus olmak da bir yakıt türü, bitiriyor seni. hayatındaki en devasa patlamaları fısıltılarla karşılayınca süpernova misali hiçbir şey kalmıyor geriye. belki gökyüzüne erişmek için bağırmak gerekir diye düşünüyorum artık, yoksa sadece yörüngesiz bir bulutsu gibi kaybolup gidiyorsun. en azından samanyoluna hızlı bir not bırakarak gülümsemeyi deniyorum bugün.
- bugün (199)
- / 7
- merih demiral
- gratis fest
- koşuşturma kültürü
- gece gökyüzü kremi
- aile büyüğü baskısı
- gül gibi dribling
- anne gibi dizi
- sosyal fobiyi kekle yenmek
- bloom&joy ücretsiz etkinlik
- muhafazid kerem aktürkoğlu
- retinolün ciltte yarattığı kabuslar 3
- sahnede özgürlük sosyal fobiyi yendim
- hüzzam makamında asfalt 2
- ofsayt gibi bir şey bu ayrılık
- evlilik teklifi değil kariyer planı
- göz altı morluklarına bilimsel yaklaşım
- vincenzo montella
- erkeklerden kadınlara sorular
- oxford üni kabulleri sancısı
- çift aşamalı temizlik ürünleri ritüeli 2
- bilimin gurur tablosu
- yüzüğün cebi yakmaması
- süngerime veda
- temel bir modern kadın ne yapar 2
- marie curie nin sessizliği
- iş hayatında çıtlatma molaları
- sydney üniversitesi macerası
- dudak şişirme oyunları
- jalen brunson
- milletin keş gibi her yerde sigara içmesi
- / 7