• bugün (55)
/ 2  
  1. bütün maaşı kozmetik mağazasına gömüp eve gelince o buz gibi kağıt maskeyi suratına yapıştırınca geçen his bu. sanıyorsun ki hayatındaki o devasa boşluk o hyaluronik asit ile dolacak, ruhundaki çatlaklar onarılacak. hayır tatlım, dolmuyor ama en azından salya sümük ağlarken cildin ışıl ışıl parlıyor, fena mı?

    bir de o maske suratındayken aynaya bakıp 'ben buna layığım, ben bir kraliçeyim' triplerine giriyorsun ya hani, işte o an kapı çalsa kargocu gelse korkudan dilini yutarsın. neyse, nemli ve dolgun yanaklarımla mutfağa gidip bir paket cipsi gömeceğim şimdi, yalnızlık falan hikaye, asıl mesele gözenekler.