• bugün (273)
  1. etrafındaki herkesin gözü sende, elin titrese çatal tabağa vuruyor, bir yandan da 'acaba ağzıma fazla mı aldım' diye düşünüyorsun. mekandan çıkana kadar içgüdüsel olarak aynaya bakaran var ya o an.
  2. çatalın dişleri arasında kalan o küçücük al aslında özgürlüğe giden son bilet. ama o kaskatı bekleyiş, boğazda düğümlenirken sunağa giden kendimizi ararken çatal mı kayıyor merakı işte.
  3. senede bir gün de olsa jinekoloğa gidip o meşhur çatala çıktığımda, hayattan ve kadınlığımdan soğuduğum o beş dakikalık inanılmaz gergin andır. doktor son derece profesyonel bir şekilde şimdi derin nefes al derken benim içimden zaten bacaklarım titriyor, nefes alsam ne yazar diye isyan etme seviyem akıllara ziyan.

    soğuk metal aletin değdiği o saniye aklımdan geçen tek şey neden erkek olarak doğmadığım oluyor. neyse ki erken teşhis hayat kurtarır diyerek kendimizi avutup o çataldan bir gazi edasıyla iniyoruz kızlar.

    (bkz: smear testi travması)