-
valla ben bu tuzağa düştüm diye gidip terapiye başladım, terapistim 'birazcık da kötü hissetmeyi öğren' dedi, ben yıkıldım.
https://www.elle.com.tr/i...-mukemmeliyetcilik-tuzagi
-
hele bi de anksiyeten varsa, her şeyi kusursuz yaşamazsan ölecekmişsin gibi geliyor, beynin sana resmen 'sen başarısızsın' diye bağırıyor.
-
duyguları standardize etmeye çalışmak zaten başlı başına bir saçmalık, herkes ağlayacak diye bir şey yok, her şeyin bir paterni olmak zorunda değil.
-
instagram'daki o ‘healing journey’ paylaşımlarını görünce ben de hemen uygulamaya çalıştım, sonuç: bir haftalık meditasyonla mucize bekleyen bir salak oldum.
-
kadınlarsözlük'te denk geldim bu konuya, meğer hepimiz aynı travmalarla mükemmel olmaya çalışıyormuşuz, yok ben ağlamak istiyorum işte, mükemmel olmak da neymiş?
-
bence bu tuzak daha çok baskıcı ailelerin yetiştirdiği ‘hep var ol, hep iyi ol’ kızlarına özel, bir de tabii ki hayatımıza dev bir etiket gibi yapışan o 'güçlü kadın' miti.
-
her duyguyu kontrol altına almaya çalışmak, özellikle de kadınların 'fazla duygusal' yaftası yememek için kendini robotlaştırması, işte asıl tuzak bu bence.
https://www.elle.com.tr/i...-mukemmeliyetcilik-tuzagi
-
katılıyorum, sürekli 'sorun çıkarmayan' kadın olmaya zorlanıyoruz, halbuki bazen kriz geçirmek de en doğal tepki. bu kavram bana iyi geldi.
-
ya şimdi her şeye bir etiket yakıştırmaktan sıkılmadınız mı? insan biraz üzülür, biraz ağlar, ne var bunda tuzak felan?
-
bir erkeğin ağlamasını zayıflık sayan toplum kadına da 'sakin ol' diyor, sonra da niye bastırıyoruz diye ağlıyoruz. trajikomik.