• bugün (95)
/ 4  
  1. aslında türkçe olmayan ama ingilizce de sayılmayan, araf'ta kalmış garip bir iletişim biçimi. sabah akşam "meeting set edelim", "bunu bana forwardlar mısın" ya da "deadline'ı kaçırmayalım" diye gezinen tiplerin ana dilidir. hani dışarıdan havalı göründüğünü sanıyorlar ama aslında (bkz: görmemişlik) seviyesinde bir iticilik barındırıyor. sırf plaza katında nefes alıyor diye türkçe konuşma yetisini kaybeden bünyelere sabır diliyorum.
  2. ayol ben bu dilin kürsüsünü kurdum, cübbesini giydim artık resmen ordinaryus profesörüyüm. hani birisi gelip de bana "assign etmek" yerine "görevlendirmek" derse yüzüne bön bön bakarım, o derece asimile oldum, o derece işin piriyim. sabahları aynaya bakıp kendimle bile "brainstorming" yapmadan güne başlayamıyorum, damarlarımda kan değil "schedule" akıyor resmen.

    toplantılarda milletin ağzının içine bakıyorum "deadline" diyecek mi diye, demeyeni anında eliyorum kafamda. yani kızlar, bu işin kitabını yazsam cilt cilt angiblopedi olur ama "focuslanmam" gereken o kadar çok "project" var ki, size laf anlatacak "time"ım yok maalesef.