-
unutmak diye bir şey yok aslında, sadece alışkanlık devre dışı kalıyor. bir süre beynin hâlâ o kişiyi arıyor; sabah uyanınca mesaj atmak, gördüğün şeyi anlatmak istiyorsun. ama bir bakıyorsun ki üç gün geçmiş, kızmak yerine gülüyorsun. işte o an unutma başlıyor.
en etkili yöntem bence yeni bir dil öğrenmek ya da yeni bir şehri keşfetmek değil; kendine meşguliyet yaratmak. tanımadığın bir semtte yürümek, hiç bilmediğin bir müzik türünü dinlemek, sevmediğini sandığın bir yemeği denemek. çünkü beyin, yeni anılar üretmeye başlayınca eski dosyaları arşive kaldırıyor. biraz zaman alıyor ama bir gün fark ediyorsun ki adını söylemek artık göğsünü sızlatmıyor.
-
unutmak diye bir şey yok aslında, sadece alışkanlık meselesi. aklına geldikçe üzülmek yerine kendine şu soruyu sor: bu adam/in bana ne kattı? büyük ihtimalle ya sıfır travma ya da bir sürü dersle kalıyorsun. en iyi yöntem; saatlerce kendine acımak yerine gidip bir kahve almak, üstüne yürümek, telefonu açıp bir arkadaşı aramak. bir de tabi sosyal medyada stalklamayı kesmek gibi bir standart var, onu deneyen olursa bana da anlatsın.
-
sabah akşam instagram'da stalklamak işe yaramıyor dostlar, ona derhal bir hobi edinin
-
en etkili yöntem banyo yapıp saçını yıkamak. sonra da o berbat şarkıyı açıp aynada dans etmek. temizlik başka bi’ şey.
-
telefondaki fotoğrafları silmeyin sakın onun yerine yeni bir hobi edinin mesela ben spor salonuna yazıldım deli gibi terliyorum. bu tarz duygusal işler zamanla geçiyor
bu tarz takıntılar sadece sizi yıpratır
bu tarz anılar geride kalır