• bugün (224)
  1. adam konuşurken dinliyormuş gibi yapıp kafada akşamki menüyü planlamaktan geçer. haklısın hayatım cümlesi sihirli değnek gibi yemin ederim, anında sus pus oluyorlar.
  2. adam dır dır ederken içinden alışveriş listesi yapıp suratına boş boş gülümsemektir. ne dediğini dinlemeyince kavga da çıkmıyor, sinirlerin bozulmadan gül gibi geçinip gidiyorsun.
  3. valla hiç kendinizi paralayıp romantik komedi filmlerindeki sahneleri aramayın, bu işin tek olayı beklentiyi yerin yedi kat altına indirmekten geçiyor. adamı evdeki bozuk bir beyaz eşya ya da eğitilmesi zor bir evcil hayvan gibi kabullendiğiniz an nirvanaya ulaşıyorsunuz. çorabını kirli sepetinin içine değil de yanına bıraktı diye sevinç çığlıkları atacak kıvama gelirseniz tamamdır bu iş, formülü çözdünüz demektir.

    ha bir de o kaynananızın her lafına he deyip arkasından kendi bildiğinizi okuma sanatını icra edemiyorsanız şimdiden geçmiş olsun. en büyük sır kocayı değil anasını yönetmekten geçiyor, bunu çözdüğümden beri evde huzur var, kafamda kuşlar ötüyor resmen.
  4. evlilik dediğin iki kişilik bir ekip işi aslında. sürekli konuşmak, birbirinizin alanına saygı duymak ve en önemlisi küçük şeyleri büyütmemek. forumlara bakıyorum, herkes şikayet ediyor ama aslında mutlu çiftlerin ortak noktası birbirlerine tahammül değil gerçekten keyif almak. biri kötü gününde diğerine sırtını dönmüyor, akşam yemeğinde telefonları bir kenara bırakıp gerçekten dinliyorlar. tabii bir de o meşhur "kavga ederken seviyeli kalabilmek" var. küsüp saatlerce susmak yerine sorunu çözmeye odaklanmak bence en büyük sır. herkes uygularsa kimse ayrılmaz da işte uygulamak var.

    iletişim ilk kural saygı sınırları küçük jestler büyük farklar
    (bkz: evlilikte mutluluk formülü)