• bugün (252)
  1. annemlerin neslinden bize miras kalan, asla giymeyeceğimiz o fırfırlı ve saten gecelik takımlarını sanki her gece saray balosuna katılıyormuşuz gibi sandığa istifleme takıntımızdır. yahu ben kışın polar pijamayla, yazın yırtık tişörtle uyuyan kadınım, o dantelli gecelik beni uykumda boğar diyorum, dinletemiyorum.

    işin komik tarafı evlenince o gecelikler bir kez bile poşetinden çıkmıyor, sonra dolabın en arka köşesinde rutubet kokarak kendi kendini imha etmesini bekliyoruz. kızlar bu çeyiz meselesi gerçekten büyük bir illüzyon.

    (bkz: çeyiz sandığında çürüyen umutlar)
  2. bu gelenektir, kız evi elinde naylon poşetlerle hediye dolaplarını süslüyor. o gecelikler ki sadece gelinin ev kiralarken yatak göstermeye üşendiği fotoğraflarda görülür. gazetelerin ustalıkla ütülediği başka bir saten katman, yıllar sonra annen onları çekmeceden çıkarıp
  3. her annenin elinde üç sıra fırfırlı, naylonumsu bir gecelik bulunur. onu giymek için illa ki evlenmek lazım sanmıştım, meğer hiç giyilmiyor da çeyiz sandığında nemleniyormuş.