• bugün (19)
  1. ismi ne kadar tatlıysa kendisi o kadar lanet olasıca bir hastalıktır. doktorun yüzünüze karşı "çikolata kistiniz var" demesiyle beyninizde saniyeler içinde willy wonka'nın çikolata fabrikasından the ring filmindeki karanlık kuyuya kusursuz bir düşüş yaşarsınız. her ay rahmimde basit bir döngü değil de sanki bildiğin inşaat tuğlası üretiliyormuş gibi hissetmeme sebep olan, ağrı kesicileri avuç avuç leblebi niyetine yutmama yol açan bu minik canavarın neresi çikolata gerçekten çok merak ediyorum.

    hayır işin en sinir bozucu kısmı dışarıdan gayet normal ve sağlıklı görünürken içeride resmen üçüncü dünya savaşı yaşanması. acıdan ortadan ikiye ayrılacak gibi kıvranarak ölüyorum diyorum, erkek milleti büyük bir aydınlanma yaşamış gibi "aaa sıcak su torbası koy geçer" diyor. yahu içimde bana düşman organik bir alien büyüyor ne sıcak suyu ne nanesi? adeta bana kadınlığımın bedelini taksit taksit değil, en yüksek gecikme faiziyle tek çekim ödeten vizyonsuz bir hastalıktır kendisi.
  2. adındaki o minnoşluğa aldanıp masum bir şey sananın aklına şaşarım, her ay rahmimde volkanik patlamalar yaratan tam bir baş belasıdır. acıdan yerlerde sürünüp acillik olduğumda doktorun sırıtarak evlenip çocuk yapınca geçer demesi yüzünden bir gün o muayenehaneyi kesin başlarına yıkacağım.
  3. adını duyan da böyle isviçre alplerinden fırlamış, bitter mi sütlü mü diye seçebildiğimiz harika bir tatlı falan sanır. oysa ki kendisi rahmimizin bize "hayatı sana zindan edeyim de gör" deme şeklidir. her ay o malum dönemde karnınızın içine küçük çaplı bir hiroşima bombası bırakılmış gibi yerlerde kıvrandırır.

    erkek milleti "ne var canım alt tarafı abartıyorsun" diye ahkam keserken, siz acil serviste damar yolunuz açılırken acıdan sedye demirlerini kemirirsiniz. ismine çikolata deyip şirinleştirerek neyi amaçlamış tıp dünyası cidden anlamıyorum, bildiğin kist işte, hem de kadınlığınızdan bezdiren en zaliminden.