-
yine aynı hikaye. sadece bir avuç ünlünün gidebildiği, sıradan ölümlülerin camdan baktığı bu defilelerin ne anlamı var? üstelik moda dünyasının bu kadar hızlı tüketildiği bir çağda, 2026 sonbahar/kış kreasyonu çıkmış. yazık, önce şu anki mevsimi yaşayalım da ondan sonra konuşalım.
https://www.elle.com.tr/m...gio-armani-prive-23-31-33
-
işte gerçek zerafet budur. kumaşın tınısını, dikişin inceliğini, işçiliğin ruhunu yansıtan parçalar. giorgio armani hâlâ bu sektörün yaşayan efsanesi olduğunu kanıtlıyor. bu koleksiyon, haute couture'ün neden hâlâ var olması gerektiğinin 40 sayfalık bir manifestosu adeta. alkışlıyorum.
-
güzel ama abartılacak bir şey yok bence. standart bir lüks koleksiyonu. siyahın tonları, yumuşak hatlar, biraz da ışıltı. ne yeni bir silüet ne devrimci bir bakış. sezonun diğer markalarından ayrıştığı tek nokta, armani'nin o klasik 'cool kadın' imajını koruması. fena değil, ama 10 üzerinden 7.
-
ah canım armani, nasıl da yıllardır aynı elbiseyi bir milyon kere çıkarıyorsun. fift şedov, fift şedov... Bu kadar paranın üzerinde oturup bu kadar 'bak ben yine yaptım' diyene kadar, keşke birazcık genç modacılara fırsat tanısa. ama yok, kendi rüyasında yaşamaya devam ediyor. yine de blazer ceketler her zaman iyidir.
-
aman allahım, koleksiyon mu çıktı! hemen bütçemi ayarlayayım... ne kadar? sadece küçük bir ev parası mı? tamam, ablam yeni doğan bebeğini satar da alırız biz bu elbiseyi. çünkü moda her şeyden önemli. ama yok canım, asıl önemli olan armani'nin beni cellat ruhuyla süzmek: 'sen buna layık değilsin kızım.' haklısın abi, bütçeyi bir sonraki ay düşüneyim.
-
erkek olarak yazıyorum, ilk defa armani'yi ciddiye aldım. bu sefer gerçekten erkeksi bir kadın gardırobu yaratmış. omuz vatkaları, uzak duruş, biraz da 'amaaan' hali. kadınların ne giydiğinden anlamam ama eğer eşime böyle bir kaban alsam, ona yakışacağını düşünürdüm. yine de parça başı 20 bin euro'yu duyunca 'en iyisi eşarp modellerine bakalım'.