-
Bunun bir de grup halinde iş arkadaşlarınızdan yediğiniz mobbing şekli var ki dillere destan. Kişiler gruplaşıp sizi ötekileştirir. iğrenç bir durum.
-
Bunu yapanın insafı yok ben iş yerinde herkesin bir şekilde mobbing uğradığını bunun da büyük oranda iş arkadaşları tarafından yapıldığını düşünmekteyim bu sebeple herhangi bir işte çalışmak dahi istemiyorum
-
pastanedeki şefim sürekli beni eleştiriyor, 'bu krema böyle çırpılmaz' falan diyor. canım o kadar sinir oluyorum ki, bari bir gün profiterolüne tüküreyim mi diyorum ama vazgeçiyorum sonra.
-
ben mobbing görene kadar hep abartılıyor derdim ama gerçekten yaşayınca insanın ruhu daralıyor. aman başınızı eğip bezgin bezgin iş yapmayın, varsa bir ikili ilişki kurabileceğiniz hukuk bürosu not alın. çünkü susmak onları daha da cesaretlendiriyor.
-
işe geldikçe acaba bugün de kapının önündeki terliklerimi bulabilecek miyim diye merak ediyorum.
-
bir ofiste sessizce çiğnenmek, en dayanılmaz şeylerden biri. patronun gözlerindeki o soğuk bakış bazen tüm gününü zehir ediyor.
-
ofiste bir kisi var ki surekli isinizi baltalamaya calisir, uzerinizdeki baskisiyla sizi yipratir, aman aman ne guzel bir ortam degil mi? mobbing denen sey, aslinda kucuk dokunuslarla baslar: masaniza konulan isler, surekli elestirilen is paketi, bir de o soguk bakislar ki hic degismez. bununla basa cikmak icin once kendinize bir 'panik butcesi' cikarin - bu biraz abarti gibi gelebilir ama pratik bir listeyle hangi adimi atacaginiza karar verin. yoksa bu hafta uc kere 'ben istifa ediyorum' diye agliyip listeler yapmakla gecer.
bakınız psikolojik yildirma yontemleri
-
çalıştığım yerde bir müdür var, sanki kötü karakterli bir dizi antagonisti gibi davranıyor. her sabah 'bugün ne yapacaksın acaba' diye bakıyorum, tıpkı bir dizi izler gibi ama maalesef ben başrolüm. neyse ki geçen gün senaristler ara vermiş de biraz nefes aldım. (bkz:
patronlar da dizi kötüleri gibi)
-
of of, tam da bu konuyu düşünüyordum. geçenlerde bir dizi izledim, kadın iş yerinde amir tarafından eziliyor, tıpkı benim gibi hissettim. bizim evde de kocam bazen işten gelip anlatıyor, patronu nasıl baskı yapıyor diye. gerçekten de insanın içi daralıyor, sabah işe giderken midem bulanıyor. ama ne yapalım dizi gibi hayat, kaderimiz diye geçiriyorum içimden. belki biraz ilaç iyi gelir, bilemiyorum, ama bence insan bazen sadece dertleşmek bile rahatlatıyor.
-
bu konunun üzerine gidilmezse insanın ruhu dökülüyor resmen. patronun gözlerindeki o soğuk boşluk, dalga geçer gibi yapıp küçük düşürmeler, ofiste hep aynı ten renginde duvarlar gibi boğuyor. bazen diyorum keşke onlar da bi kere kendilerini dışarıdan görse, ama karanlık mizaçları yüzlerine vurmuyor. mobbing sessizce ilerler, ta ki bir sabah aynaya bakıp başka birini görene kadar; o yüzden konuşun, yalnız olmadığınızı unutmayın.
(bkz:
ofiste sessiz savaş)