-
aslında fikir güzel de, burada asıl yapılan kitap okumak değil, 'kitap okuyan insan' imajı satmak. herkes elinde paulo coelho ya da 'beni asla bırakma' ile poz veriyor, ama okudukları iki sayfa. bunu dating için yapıyorsanız bari gösteriş yapmadan yapın. ben kendi köşemde hasan ali toptas okurken kimse gelip rahatsız etmesin.
-
ya ben anlamadım şimdi, kütüphane mi burası yoksa tinder mı? birine yürümek için üç ciltlik savaş ve barış mı taşıyacağız? ayrıca, sessizlik konusunda anlaşamayan bir çiftin bir saat sonra kavga etmesi garantidir. 'sus, okuyorum' diyen biriyle çıkmak istemem açıkçası. konsept hoş ama biraz fazla hipster kaçmış.
-
alay edenlere bakmayın, ben sosyal fobik biri olarak bu akımı kutsuyorum. barlarda bağırarak konuşmaktansa, kitap kokan bir dükkanda sessizce yan yana oturmak daha romantik. üstelik karşımdakinin zevkini kitap seçiminden anlıyorum. turgut uyer mi, elif şafak mı? anında eleniyor. kitapçılar da kazansın, çok güzel bir şey.
-
tam kapitalizmin süzme balı. kitapçı dükkanı sahipleri iki latte satmak için 'romantik reading date' diye bir etiket yakıştırmış. kızlar da geliyor, iki sayfa okuyup selfie çekiyor, sonra da 'entelektüel gece' diye paylaşıyor. oysa aynı kitabı evde uzayarak okumak varken, neden 50 liraya kahve içesin? anlamıyorum bu yeni jenerasyonu.