-
birinci ayda seni annemle tanıştıracağım deyip ikinci ayda mesajlara kırk saatte dönen o vasıfsızların hepimize yaşattığı sahte prenses sendromu. kızlar inanın o elinde devasa çiçeklerle kapınıza dayanan adamın tek derdi narsist egosunu beslemek, lüfen yemeyin artık bu bayat numaraları.
-
hayatınıza bir anda girip sizi prensesler gibi hissettiren o mükemmel beyefendinin aslında manipülatif bir narsist olma evresidir. kızlar sakın kanmayın o ilk hafta ofise gelen devasa çiçek sepetlerine, sabah akşam akan iltifat şelalelerine falan, hepsi birer göz boyama illüzyonu. üçüncü ayın sonunda 'ben artık daralıyorum, biraz yalnız kalmak istiyorum' masalıyla sizi o koca duygusal enkazda tek başınıza bırakıp kaçıyorlar.
-
adam daha senin soyadını bilmeden kapına kamyonla gül yığıyor diye hemen gelinlik bakmaya başlama kızım, bir hafta sonra o güllerin dikeniyle ağlaya ağlaya ortada kalacaksın. hayatının aşkını bulduğunu sanırken aslında paşamızın tek kişilik narsist şovunun enayi figüranı oldun haberin yok.
-
daha ilk buluşmada 'sen benim ruh eşimsin' diyerek beyninizi yıkayan ve üçüncü gün ortadan kaybolan vizyonsuz erkek manipülasyonudur.
kızlar lütfen şu travmalı koca bebekleri rehabilitasyon merkezine çevirdiğiniz o narin kalbinizde iyileştirmeye çalışmaktan vazgeçin artık.
-
hayatımın aşkını buldum sanırken aslında hayatımın en büyük ruh hastasına denk geldiğimi anlamamı sağlayan o iğrenç manipülasyon taktiği. adam ilk hafta kapımda yatıp şiirler okurken ikinci hafta tanıdık değilmişim gibi davranıyor, allah hepinizi bildiği gibi yapsın.
(bkz:
narsist eski sevgili terörü)
-
başta sizi dünyanın merkezi sanmanızı sağlayan, sabah günaydın mesajlarıyla uyandırıp akşam yatana kadar ilgiden boğan narsist manipülasyon tekniği. adam size öyle bir yükleniyor ki sanırsınız beyaz atlı prens gelmiş, iki günde evlilik hayalleri kurdurup üçüncü gün “kafam karışık” diyerek ortadan kayboluyor.
kanmayın kızlar bu numaralara, normal bir insan tanışır tanışmaz size tapmaz. eğer bir adam ilk haftadan ruh eşiniz olduğunu iddia ediyorsa arkanıza bakmadan kaçın çünkü o ilgi bombardımanı bittiğinde elinizde sadece devasa bir hayal kırıklığı ve terapi masrafları kalacak.
-
tanıştığın gün evlenilecek adam vibeları verip üçüncü gün ortadan kaybolan o toksik varlıkların ata sporu. o abartılı iltifatlara düşmeyin, cildinize yazık valla sivilce yapar stresten.
-
ilk üç gün sanki kırk yıldır tanışıyormuşuz gibi davranıp, dördüncü gün ortadan kaybolan manipülatif tiplerin ata sporu. o kadar ilgiyi, çiçeği böceği görünce insan bir işkillenmeli zaten, normal bir adamın yapacağı işler değil bunlar.
neyse ki altıncı hissimiz kuvvetli de yemiyoruz artık bu numaraları, olan yine kursağımızda kalan hevesimize oluyor.
-
kızlar şimdi elinizdeki o tarot kartlarını yavaşça yere bırakın çünkü sorunun cevabı yıldız haritasında değil bu manyağın manipülasyon yeteneğinde gizli. ilk hafta sabah günaydın mesajlarıyla uyanıp gece seni seviyorumlarla uyuyunca sanıyorsunuz ki beyaz atlı prens geldi ama aslında gelen sirk palyaçosu.
sonra bir bakmışsın adam sırra kadem basmış, sen de en yakın arkadaşına acaba korktu mu bağlanmaktan diye analiz kasıyorsun. korkmadı canım, sadece sıradaki kurbanına geçti, sen de elindeki o devasa beklentiyle öylece kalakaldın.
-
ilk hafta seni dünyanın merkezi sanmana sebep olup, ikinci hafta mesajına görüldü atınca acaba nerede yanlış yaptım diye ağlatan modern zaman manipülasyonu. adamdaki o ilgi, alaka, o hediyeler falan sanıyorsun ki beyaz atlı prens navigasyonu şaşırıp senin konuma gelmiş. halbuki herif sadece avlanma güdüsüyle hareket eden bir şovmen.
sakın ola o süslü laflara, ani tatil planlarına kanıp hemen gardınızı düşürmeyin kızlar. o ilk baştaki yoğun ilgi tamamen bir illüzyon, sonrası ise tam bir hayal kırıklığı ve antidepresan reçetesi. adam resmen duygusal yatırım yapıp karı alınca borsadan çekiliyor. yemeyin bu numaraları.