-
ilk üç gün seni hayatının merkezi yapıp dördüncü gün ortadan kaybolan o toksik beyefendilerin en sevdiği spor dalı. sırf elde edene kadar şair kesilip sonrasında ıssız adam moduna giriyorlar ya, yemin ederim oscar'lık performans harcıyorlar. kanmayın kızlar bu ucuz numaralara, o alınan çiçeklerin ömrü vazoda durduğu süreden bile kısa sürüyor.
-
başta insanın ayaklarını yerden kesen ama aslında tamamen psikolojik bir savaş ilanı olan o berbat manipülasyon tekniği. adam sabah akşam arıyor, hediyelere boğuyor, 'hayatımın aşkısın' yalanlarını peş peşe sıralıyor sanırsın ki dünyadaki son kadın biziz. halbuki beyefendinin tek derdi seni avucunun içine alana kadar o şişkin egosunu tatmin etmek, başka hiçbir olayı yok.
işin komik yanı biz de sazan gibi atlıyoruz hemen bu ilgiye, sonra adam iki gün mesaj atmasın diye krizlere giriyoruz. valla kızlar yemeyin bu numaraları, normal ve sağlıklı bir adamın durduk yere bu kadar efor sarf etmesi zaten doğasına aykırı. sonunda elinizde kırık bir kalp ve ödenmesi gereken yüklüce terapi faturaları kalıyor, benden söylemesi.
-
hayatının aşkını bulduğunu sanıp bulutların üzerindeyken bir anda beton zemine çakılmana sebep olan o psikolojik şiddet.
(bkz:
narsistlerin en sevdiği manipülasyon)
-
ilk haftadan evliliğin rengini, çocuğun ismini belirleyip seni bulutlara çıkaran, tam inandığın anda da halı gibi silkeleyip atan narsist heriflerin favori taktiği. yemeyin bu numaraları, o çiçekler böcekler hep vitrin süsü.
-
en başta sizi dünyanın merkezi yapıp iki gün sonra mesajınıza bile bakmayan o manipülatif heriflerin sinsi taktiği. kanmayın bu numaralara, o gelen güllerin faturası sonra size psikolojik enkaz olarak çıkıyor.
-
ilk haftadan evlilik hayalleri kurdurtan, sabah akşam sanki dünyada sizden başka kadın kalmamış gibi davranan o toksik tiplerin uyguladığı duygusal tacizdir aslında. adam öyle bir gelir ki hayatınıza, beyaz atlı prensin navigasyonu bozulmuş da sizin kapıya düşmüş sanırsınız. hediyeler, iltifatlar havada uçuşur, siz de sazan gibi bu peri masalına inanırsınız.
ama o maske düşünce altından çıkan o ilgisiz, kaba saba herifi görünce şok olursunuz tabi. sizi tavlayana kadar oscarlık performans sergileyen bu adamların pili bitince geriye sadece hayal kırıklığı ve boşa geçen zaman kalıyor. yemeyin bunları, gerçek aşk öyle aceleci değil, sindire sindire gelir.
-
ilk üç gün seni ayaklarını yerden kesecek kadar şımartıp dördüncü gün o yükseklikten betona çakan en sinsi manipülasyon taktiği. hala buna kanıp da hayatının aşkını bulduğunu sananları gördükçe gerçekten saçımı başımı yolasım geliyor.
-
üç gün içinde evlenme teklif edip dördüncü gün ortadan kaybolan tiplerin atasporudur. bu kadar yoğun ilgiye kanıp da kendinizi kaptırmayın, sonu genelde terapist koltuğunda bitiyor.
-
ilk hafta seni çiçek bahçesine çevirip ikinci hafta o bahçeyi üzerine yıkan manipülatif heriflerin ata sporu. bu numarayı yiyen varsa gitsin acilen bir kurşun döktürsün.
-
hayatımın aşkını buldum diye sevindiğin o herif aslında seni sadece yedekte tutmak için vitrine oynuyor kuzum.
o gelen güller kuruyana kadar engeli basmazsa gel yüzüme tükür.